Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
18 Aralık 2009

İSTANBUL – TÜPRAŞ-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş, Fuel Oil Dönüşüm Projesiyle ilgili İspanyol Tecnicas Reunidas firması ile yapılan görüşmelerin anlaşmayla sonuçlandığını bildirdi. TÜPRAŞ’tan Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderilen özel durum açıklamasında, şirketin İzmit Rafinerisinde gerçekleştirilecek Fuel Oil Dönüşüm Projesi (Residuum Upgrading Project) yatırımı için daha önce anlaşma görüşmelerine başlandığı belirtilen İspanyol Tecnicas Reunidas firması ile yapılan görüşmelerin tamamlandığı ve anlaşmaya varıldığı belirtildi.
Açıklamada, halihazırda lisansör seçimleri ve ana mühendislik paketleri temin edilmiş olan projenin bundan sonraki aşamalarında yapılacak olan detay mühendislik, satın alma, inşaat ve devreye alma çalışmalarının, anlaşma kapsamında, Tecnicas Reunidas firması tarafından yürütüleceği kaydedildi.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
17 Aralık 2009

TBMM – Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ”Türkiye bu krizi iyi yönettiği için, zamanında doğru tedbirler aldığı için, krizi mümkün olan en az hasarla atlattı, atlatıyor” dedi.
Babacan, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığına bağlı kuruluşların 2010 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, dünyanın, en derin krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Babacan, son aylarda dünya genelinde toparlanma sinyali alındığını, ancak bu toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağı konusunda geniş mutabakat olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin bu krizden sınırlı ölçüde etkilenen ülkelerden biri olduğunu belirten Babacan, krizin pek çok ülkede derin etkilerinin olduğunu, sadece ABD’de 158 bankanın iflas ettiğini kaydetti.
Babacan, Türkiye’nin bugüne kadar alınan tüm G-20 kararlarının oluşumuna etkin katkısı olduğunu söyledi.
G-20′de son alınan kararlara değinen Babacan, şöyle devam etti:
”G-20 ülkelerinde güçlü, sürdürülebilir ve dengeli küresel büyümenin tesis edilmesi kararı alındı. Krize karşı alınan olağanüstü tedbirlerin, koordineli şekilde ve iş birliği ile geri çekilmesi normalleşmesi kararı alındı. Uluslararası finansal düzenleme çerçevesinin güçlendirilmesi kararı alındı. Oluşturulan finansal istikrar kuruluna artık Türkiye de üye. Finansal kesimle alakalı kararlarda Türkiye’nin etkin rolü olacak. Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok ülkenin uluslararası kurullardaki söz hakkının artması ile ilgili kararlar alındı. Ticaret ve istihdamla ilgili önemli kararlar alındı.
G-20 zirvesinden hemen sonra İstanbul’da Dünya Bankası IMF Grubunun 2009 yıllık toplantıları yapıldı. Buraya 186 ülkeden Bakan ve Merkez Bankası seviyesinde katılım oldu. Yüzlerce sivil toplum kuruluşu bu toplantıları takip etti. Dünya ekonomi tarihine işlenecek derecede önemli kararlar kayda geçirildi.”
Bakan Babacan, Türkiye’nin sadece küresel krizin etkilerini en aza indirmek için çalışmadığını aynı zamanda küresel krize karşı küresel önlemlerin belirlenmesine de önemli katkı sağlayan ülke olduğunu söyledi.
2001 KRİZİ İLE ARADAKİ FARK
2001 krizinin Türkiye’ye özel bir kriz olduğunu belirten Bakan Babacan, ancak bu son krizde, Türkiye’nin finansal sistemini sağlam bir şekilde krizden geçirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin özellikle ticaret ve finansman kanalından etkilendiğini belirten Babacan, ”Yarıdan fazla ihracatımız AB ülkelerine… Bu ülkeler ciddi sıkıntıyla karşı karşıya. Bu ülkelere olan ihracatın azalmasının getirdiği üretim azalması milli gelirde daralma meydana getirdi. Finansman kanalları da normal dönemler gibi rahat çalışmadı” diye konuştu.
Türkiye’nin 2010 yılı için, dünya genelinde bu krizden en hızlı çıkacak ülkeler arasında olduğunu belirten Babacan, Avrupa’da ise Türkiye’nin bu konuda ilk sırada gösterildiğini ifade etti.
Enflasyonun son 40 yılın rekor seviyelerine indiğini kaydeden Babacan, bunun, Merkez Bankasının para politikaları için geniş hareket alanı sağladığını söyledi.
BÜTÇE AÇIĞI
Bütçe için yüzde 6,6 açık olduğunu anımsatan Babacan, şöyle devam etti:
”Ağırlıklı olarak ekonomideki yavaşlamayla beraber bütçe gelirlerinin azalması bu açığa sebep oldu. Bizim politika kararlarıyla bazı harcamalarda artışa gidişimiz, aslında bu bütçe açığının bu kadar artmasına sebep olacak büyüklükte rakamlar değil. Bu açığın önemli bir kısmı ekonomik daralmayla gelen bir açık. 2010 yılında hedeflediğimiz yüzde 4,9 açık, gayet gerçekçi bir rakamdır. Ekonomideki toparlanmayla beraber, ilave aldığımız ve alacağımız tedbirlerle beraber, gelecek yılki bütçe hedeflerimizi, ulaşılabilir gerçekçi hedefler olarak görüyoruz.”
Türkiye’nin bütçe açığının başka ülkelerle mukayese edildiğinde, onların bütçe açığının daha büyük olduğu belirten Babacan, gelecek yıl için beklenen açıkların, ABD için yüzde 10, İngiltere için yüzde 13 civarında olduğunu söyledi.
Türkiye için bu krizin diğer krizlerden en önemli farklarından birinin, faizler ve enflasyon olduğunu belirten Babacan, ”Türkiye’de, tarihi olarak krizler, faizlerdeki ve enflasyondaki yükselmelerle anılır. Oysa bu krizde tam tersine enflasyon ve faizde Türkiye’nin rekor düşük seviyelerini gördük. Türkiye bu krizi iyi yönettiği için, zamanında doğru tedbirler aldığı için bu krizi mümkün olan en az hasarla atlattı, atlatıyor” diye konuştu.
TEDBİRLER ALDIK
2004, 2005 ve 2006 yıllarında bazı tedbirler aldıklarını hatırlatan Babacan, bütçe açığının kontrol altına alınması, kamu borç stokunun düşmesi ve risklerden korunaklı hale gelmesinin önemli olduğunu söyledi. Babacan, yüzde 70-80 borç stoku ile bu krize girilseydi, krizin maliyetinin çok daha fazla olacağını söyledi.
Aynı dönemde bankalar üzerinde stres testleri yaptıklarını anımsatan Babacan, ekonominin en iyi olduğunu dönemlerde, kötü senaryoya karşı bankacılık sistemini hazırladıklarını ifade etti.
Babacan, kontrol altına alınmış bir bütçe açığı, düşük bir kamu borç stoku, güçlü finans sisteminin, Türkiye’nin krizden çıkış sürecinde en önemli dayanaklarından birisi olacağını kaydetti.
Orta Vadeli Programa değinen Bakan Babacan, dünyada çok az ülkenin krizden çıkış stratejisini açıkladığını dile getirdi.
KREDİ NOTU ARTIŞLARI
Bakan Babacan, kriz döneminde 13-14 ülkenin kredi notunun arttığını, 80′nin üzerinde kredi düşümü yapıldığını, ancak kredi notu iki kademe birden yükseltilen tek ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
16 Aralık 2009

İSTANBUL – Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, 2009 yılının kendileri için özel ve ilk etapta iş performanslarında ”U dönüşü” yaratma yılı olduğunu belirterek, ”Bundan sonraki süreçte U’nun giderek yukarı çıkmasını ve yükselen bir trendde olmasını hedefliyoruz” dedi.
Timuray, ”liderlik ekibi” olarak tanımladığı genel müdür yardımcılarını düzenlediği sohbet toplantısında gazetecilere tanıttı.
Burada soruları da yanıtlayan Timuray, 2010′a ilişkin sorular üzerine, Vodafone’da mali yılın Nisan ayında başlayıp Mart ayında sona erdiğini, dolayısıyla şu anda 2010 yılına ilişkin rakam vermelerinin mümkün olmadığını söyledi.
Vodafone Türkiye olarak uzun soluklu bir büyüme programına başladıklarını vurgulayan Timuray, şöyle konuştu:
”2009 yılı bizim için özel ve ilk etapta iş performansımızda U dönüşü yaratma yılıydı. Aldığımız sonuçların zamanlamasından da çok memnunuz. Bundan sonraki süreçte U’nun giderek yukarı doğru çıkmasını ve yükselen bir trendde olmasını hedefliyoruz. 2010′un pazar performansının sektör olarak da daha iyi olacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki yıl fiyat konusunda bir stabilizasyon beklentimiz var. Bu yılın Ocak-Eylül döneminde sektör yüzde 2 ciro artışı sağladı. 2010′da büyüme trendinin daha pozitif olmasını bekliyoruz.”
KARSIZLIK DAHA ÇOK DİĞER 2 OPERATÖRDE CİDDİ SORUN
GSM sektöründe fiyat açısından artan rekabete dikkati çeken Timuray, ”Bugün gelinen noktada tüm operatörlerin karlılığında bir azalma görüyoruz. Toplam EBITDA (faiz, amortisman ve vergi öncesi kar) pastasının yüzde 95 payını bir operatörün aldığını görüyoruz. Bu rekabet ortamını çok sağlıklı etkilemiyor. Karsızlık sorunu, daha çok diğer 2 operatörün ciddi bir sorunu olmakta. Bu 2 operatör de pazar payı kazanabilmek için fiyat rekabetinde öncü olmuşlardır. Bunun da önümüzdeki dönemde devam edebilmesi, sürekliliği için bu operatörlerin, özellikle Vodafone özelinde söyleyebilirim, ölçeğimizin artması lazım” şeklinde konuştu.
Cirosal anlamda 2009 yılını bir evvelki seneyle aynı seviyede bitirmeyi planladıklarını belirten Timuray, bunun da 2,7 milyar lira civarında bir ciro olacağını bildirdi.
FİYATLARDA STABİLİZASYON GEREKLİ
Sektörde ciddi yatırımların devam etmesinin beklendiğini, bunun için fiyatlarda stabilizasyonun gerekli olduğunu kaydeden Timuray, ”Fiyat rekabeti rasyonel olmalıdır. Şu anda sene başına göre daha stabil bir ortam içinde olduğumuzu düşünüyorum. Fiyat rekabeti olmalı. Ancak zararına satış haline gelmemelidir” dedi.
Serpil Timuray, mobil penetrasyona ilişkin ise 2009 yılındaki düşüşün tamamen SIM konsolidasyonundan kaynaklandığını belirterek, ancak mobil penetrasyonun 2010 ve 2011′de artacağını düşündüklerini, bu artışın daha çok data kullanımından gelecek SIM’lerde olmasını beklediklerini bildirdi.
HEDEFİMİZ MÜŞTERİSİNİ EN ÇOK MEMNUN EDEN İLETİŞİM ŞİRKETİ OLABİLMEK
Müşterilerinin günlük hayatlarını kolaylaştıran güvenilir bir iletişim ortağı olabilme misyonları bulunduğunu dile getiren Timuray, ”3 sene içinde sektörde en çok pazar payı kazanan ve müşterisini en çok memnun eden iletişim şirketi olabilmeyi hedefliyoruz” dedi.
Hazırladıkları stratejik programa değinen Timuray, programın, tüketici zihninde ve kalbinde güvenli marka olabilmek, aktif abone sayısını artırmak ve müşteri memnuniyetinde fark yaratabilmeyi amaçladığını ifade etti.
Serpil Timuray, bu programın ilk yılı olan 2009-2010 mali yılında operasyonlarını 1,3 milyar liralık yatırım bütçesiyle desteklediklerini bildirdi.
ABONELERİMİZİN YÜZDE 11′İ 3G ABONESİ OLDU
2G’de 11 bin baz istasyonuna ulaştıklarını, bunun nüfus kapsama oranı olarak bakıldığında Türkiye nüfusunun yüzde 98,2′sini kapsadığını ifade eden Timuray, Vodafone abonelerinin yüzde 11′inin 3G abonesi olduğunu, 2G ve 3G’de baz istasyonunda 13 bine ulaştıklarını, mali yılın son ayı olan Mart 2010 itibarıyla toplamda 15 bin baz istasyonunu aşmayı hedeflediklerini söyledi.
AYDA 7 MİLYON DAKİKA DİZİ İZLENİYOR
Timuray, Türkiye’de mobil internette ciddi bir açılım beklediklerine dikkati çekerek, şu anda cep telefonlarından ayda 7 milyon dakika dizi izlendiğini, en çok izlenen dizinin ise Kurtlar Vadisi olduğunu ifade etti.
3 MİLYONU AŞKIN ABONE NUMARASINI VODAFONE’A TAŞIDI
Numara taşımada numaranın taşınması ve çıkması şeklinde iki parametre bulunduğunun altını çizen Timuray, ”3 milyonun üzerindeki abone taşıması numarasını taşıyanlardır. Çıkışlarla beraber baktığımızda aşağı yukarı 660 bin net abone numara taşımada kazanılan sayıdır” şeklinde konuştu.
Timuray, numara taşınabilirliğin sektörde ciddi özgürlük yarattığını ifade ederek, ”Abonelerin numaralarına hapsolmadan istedikleri tercihleri daha rahat seçmelerini sağladı” dedi.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
15 Aralık 2009

ANKARA – Türkan Al – Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, ekonominin yaklaşık yüzde 32′sinin kayıt dışı olduğunu ve bu oranın yüzde 15 seviyesine çekilmesi gerektiğini söyledi.
Uysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kayıt dışılığın, Türk ekonomisinin yapısal sorunları arasında ön sıralarda yer aldığını belirtti. Kayıt dışılığın vergi gelirleri üzerinde tahribata yol açarken, vergi dışı alanlarda da çok yönlü olumsuz etkiler doğurduğunu kaydeden Uysal, bu nedenle kayıt dışılığın sadece vergi ve maliyenin sorunu olmadığını, haksız rekabet, sosyal güvenlik, tüketici hakları, fikri mülkiyet hakları, gıda güvenliği, ülke güvenliği, kurumsallaşma gibi bir çok alanı ilgilendirdiğini vurguladı.
Mustafa Uysal, kayıt dışılığın olduğu yerde, işletmelerin ölçek ekonomisi ve verimlilikten uzaklaştığını, işbirliklerinin zayıfladığını, finansal tabloların bozulduğunu, bunun da strateji oluşturma ve finans kaynaklarına erişimi zorlaştırdığını ve halka açılmayı imkansız hale getirdiğini ifade etti.
SORUNA DOĞRU TEŞHİS KONULMALI
Vergi Konseyi Başkanı Uysal, kayıt dışılık sorununun köklü çözümü için doğru teşhise ihtiyaç bulunduğuna da dikkat çekerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
”Türk ekonomisinin yaklaşık yüzde 32′si kayıt dışı. Bu oranın 3 yıl içinde AB ortalaması olan yüzde 15′e çekilmesi gerekiyor. Yapılan saha çalışmalarında ve araştırmalarımızda kayıt dışılığın sebepleri arasında vergilerin yerinde harcanmadığına ve oranların yüksek olduğuna dair bir tespit veya algı ortaya çıkıyor. Hele de geçmişte yaşanan yüksek enflasyon ortamlarında, son derecede adaletsiz vergilemelerle karşı karşıya kalınması ve toplanan vergilerin hizmet olarak vatandaşlarımıza yeterince dönmemesi, ayakta kalma adına mükelleflerimizi ve halkımızı kayıt dışı davranış alışkanlığına yöneltti.
Ancak enflasyon artık çok önemli ölçüde geriledi, yüksek olsa da enflasyon muhasebesi devrede. Bu arada vergi oranlarında önemli indirimler gerçekleştirildi. Vergilerin yerinde harcanmasına ise daha fazla dikkat edilmeye çalışılıyor. Bütün bunlara rağmen sorunlarımız ve eksikliklerimiz tabii ki var. Alışkanlıklar devam ediyor, davranış kalıpları değişmiyor. Bunların giderilmesi için herkes sosyal sorumluluk ve toplumsal dayanışma bilinciyle hareket etmeli. Halkımız, devlete okul bağışlamakta, yardım yapmakta yarışıyor ancak vergiye gelince duruyor.”
Davranış kalıplarını değiştirebilmenin toplumsal mutabakatla sağlanabileceğine de işaret eden Uysal, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye dönük önerilerini de şöyle sıraladı:
”Kayıt dışıyla mücadelede öncelikle süreç kurumsallaştırılmalı, çerçeve yasa çıkarılmalı, Kayıtlı Ekonomiyi Geliştirme Platformu kurulmalı, illerde, yerel yönetim, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerden oluşan izleme ve değerlendirme birimleri oluşturulmalı, sonuçlar faaliyet bazında her yıl düzenli olarak ölçülmeli ve kamuoyuyla paylaşılmalı. Bu süreç devlet politikası olarak platform temsilcileriyle birlikte kamuoyuna deklare edilmeli ve toplumsal mutabakat zaptı birlikte imzalanmalı.
Devlet, vatandaşı ikna etmek için kayıt dışının azaldığı ölçüde vergi oranlarının gereken alanlarda makul sınırlara kadar düşürüleceği ve toplanan vergilerin yerinde harcanacağına ilişkin şeffaf ve denetlenebilir bir ortam taahhüt etmeli.”
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
14 Aralık 2009

İSTANBUL – MNG Havayolları, Airbus tarafından üçüncü kez ”En İyi A300 Operatörü” ödülüne değer görüldü.
MNG Havayolları’ndan yapılan açıklamada, ”En İyi A300 Operatörü” ödülü geçtiğimiz kasım ayında Bangkok’ta düzenlenen törenle verildi.
Açıklamada, üçüncü kez alınan birincilik ödülünün, MNG Havayolları’nın uçuş operasyonlarındaki başarısını ve sürekliliğini bir kez daha gösterdiği vurgulanarak, ”MNG Havayolları, 2010 yılında filosuna dahil edeceği Airbus 330-200F ve Boeing 737 uçakları ile bölgesel havacılık endüstrisinden kıtalar arası havacılık endüstrisine geçmeyi ve Türkiye’nin bu sektörde merkez üs olmasını hedeflemektedir” ifadesine yer verildi.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
11 Aralık 2009

ANKARA – Turkcell ve İŞKUR, gençlerin istihdamı konusunda işbirliğine gitti. İşbirliği kapsamında bin 500 gence eğitim verilecek.
İŞKUR Genel Müdürü Namık Ata, Rixos Otel’de düzenlenen protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, işsizliğin günümüz dünyasının en önemli sorunları arasında olduğunu vurgulayarak, bu sorunla mücadele etmenin en etkili yollarından birinin iş gücüne nitelik kazandırmaktan geçtiğini söyledi.
Selen Kocabaş, proje hakkında bilgiler verdi.
Perakende ve çağrı merkezi sektöründe hizmet ve satış odaklı çalışabilecek insan kaynağı yetiştirilmesi amaçlanan işbirliği kapsamında bin 500 gence eğitim verileceğini bildiren Kocabaş, eğitimlere katılmak isteyen meslek yüksekokulu ya da 2 yıl satış tecrübesi olan lise mezunu 21-35 yaş arasındaki gençlerin, başvurularını İŞKUR’un internet sayfası üzerinden yapmaları gerektiğini söyledi.
Başvuru sahipleri arasından seçilecek 500 kişinin perakende, bin kişinin çağrı merkezi, pazarlama, hizmet, satış ve teknoloji alanlarında eğitim alacağını anlatan Kocabaş, gençlerin seçiminin İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum ve Diyarbakır’da yapılacağını belirtti.
Kocabaş, İstanbul, Ankara ve İzmir’de başvurular sonucu seçilecek 500 kişiye İstanbul ve Ege Üniversitesi ve Turkcell Akademi Eğitmenleri tarafından perakende, pazarlama, ve satış, hizmet ve teknoloji konularında; Erzurum ve Diyarbakır’daki adaylara ise çağrı merkezinde hizmet konusunda eğitimler verileceğini kaydetti.
Eğitimlerde başarılı olanlar arasından seçilecekler, ihtiyaca göre Turkcell bayi, satış kanalları ve çağrı merkezlerinde istihdam edilecek.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
10 Aralık 2009

İSTANBUL – Türk otomotiv sanayinin geçen ayki toplam üretimi 2008 yılının aynı ayına göre yüzde 29,8 oranında yükselerek, 59 bin 80 adetten, 76 bin 694 adede yükseldi.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, Kasım ayında otomobil üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,4 oranında artarak 31 bin 681 adetten, 41 bin 635 adede çıktı.
Yılın 11 aylık döneminde ise otomobil üretimi yüzde 23,1, toplam üretim yüzde 30 oranında geriledi. Bu dönemde 462 bin 14 adedi otomobil olmak üzere toplam 775 bin 834 adet araç üretildi.
OSD’nin değerlendirmesine göre, ÖTV indiriminin 30 Eylül 2009 tarihinde sona ermesiyle birlikte Ekim ayında tekrar daralmaya başlayan otomobil pazarı, Kasım ayında firmaların kendi olanakları ile yaptığı kampanyalara bağlı olarak Ekim ayına göre yüzde 29 arttı ve 18 bin adet düzeyinde gerçekleşti.
Bu yılın ilk aylarında olduğu gibi Ocak-Kasım döneminde de ticari araç üretimi, 5 yıl geriye giderek 2004 yılı Ocak-Kasım dönemi üretim değerlerinin altında gerçekleşti. Büyük kamyon üretimi 65 bin adet ile 2002 yılı düzeyinin de altında kaldı.
2009′un 11 aylık döneminde üretim, midibüste yüzde 78, kamyonette yüzde 34, küçük kamyonda yüzde 91, minibüste yüzde 49, otobüste 22 ve büyük kamyonda yüzde 76′ya düştü. Aynı dönemde traktör üretimi ise yüzde 45 azalarak 13 bin 238 adet oldu.
Geçen ay toplam üretim de yüzde 29 oranında artarak, 78 bin 156 adet olarak gerçekleşti.
AYLIK ÜRETİM ARTTI
OSD verilerine göre, Kasım ayında otomobil pazarı yüzde 3,4, toplam pazar yüzde 3,7 oranında büyüdü. Geçen ay toplam 29 bin 199 adet araç satıldı.
2008 yılının 11 aylık döneminde 482 bin 126 adet araç satılırken, bu yılın aynı döneminde pazar yüzde 0,5 oranında artarak, 484 bin 476 adede yükseldi.
Bu dönemde, otobüs pazarı yüzde 22, midibüs pazarı yüzde 78 oranında artarken, kamyon pazarı yüzde 76 oranında düştü. Traktör pazarındaki düşüş ise yüzde 45 düzeyinde oldu.
İHRACAT
OSD’nin değerlendirmesine göre, otomotiv sanayinin 2009 Kasım ayı üretim ve ihracatının 2008 Kasım ayına göre arttığı görüldü.
Üretim ve ihracat değerlerinde olduğu gibi 2009 yılı Kasım ayı otomobil ve toplam pazarının, 2008 yılı aynı ayına göre artışının, ”baz etkisi” göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu yıl Kasım ayında üretim ile birlikte ihracatın bir önceki yıla artmış gibi görünmesi, küresel krize bağlı olarak 2008 yılı Ekim ayında başlayan ve etkisi artarak devam eden üretim ve ihracattaki önemli düşüşlerden kaynaklanıyor.
Geçen ay toplam ihracat yüzde 22,4, otomobil ihracatı yüzde 15,1 oranında arttı. Kasım ayında 31 bin 531 adedi otomobil olmak üzere toplam 57 bin 180 adet araç ihraç edildi.
2009 yılı Ocak-Kasım döneminde ihracat 2008 yılı aynı dönemine göre yüzde yüzde 29,9 oranında düştü.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
9 Aralık 2009

ANKARA – Rekabet Kurulu, beyaz et sektöründe faaliyet gösteren 9 firmaya, rekabeti sınırlayıcı eylemleri nedeniyle toplam 27 milyon 568 bin 149,69 lira idari para cezası verdi. Rekabet ihlalini belirleyici etkisi nedeniyle, Pak Tavuk Gıda San. ve Tic. AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve BESD-BİR Başkanı Zuhal Daştan’a ayrıca 35 bin 227 lira idari para cezası uygulanacak.
Rekabet Kurulu’nun beyaz et sektöründe 27 teşebbüs ve Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BES-BİR) hakkında yürüttüğü soruşturma sonuçlandı. Kurul’un kararı, taraflara bugün iletildi.
Rekabet Kurulu, geçen yıl Ağustos, Eylül ve Aralık’ta aldığı kararlar ile beyaz et sektöründe faaliyet gösteren 27 teşebbüs ve teşebbüs birliği olan BESD-BİR tarafından Rekabet Kanunu’nun ihlal edilip edilmediğinin tespiti için soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonucunda, tespitler ve ilgili tarafların savunmaları, toplanan tüm bilgi ve belgeler ile Soruşturma Raporu, Ek Yazılı Görüş ve Sözlü Savunma toplantısındaki açıklamalar değerlendirilerek, 25 Kasım’da yapılan toplantıda nihai karar alındı.
Karar uyarınca, 9 firmanın ”rekabeti kısıtlayıcı eylem” niteliğinde hareket ettiği belirlenirken, bu firmalara 2008 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren yüzde 0,8’i oranında olmak üzere, toplam 27 milyon 568 bin 149,69 lira idari para ceza uygulanması kararlaştırıldı.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik uyarınca, Abalıoğlu Yem Soya Tekstil San. AŞ’ye 3 milyon 851 bin 895,19 lira, Banvit Bandırma Vitaminli Yem San. AŞ’ye 5 milyon 82 bin 204,90 lira, Beypi Beypazarı Tarımsal Üretim Paz. San. ve Tic. AŞ’ye 2 milyon 990 bin 852,43 lira, CP Standart Gıda San. ve Tic. AŞ’ye 4 milyon 204 bin 541,59 lira, Erpiliç Entegre Tavukçuluk Üretim Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ne 3 milyon 172 bin 80,82 lira, Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşlt. San. ve Tic. AŞ’ye 2 milyon 940 bin 910,95 lira, Pak Tavuk Gıda San. ve Tic. AŞ’ye 1 milyon 174 bin 233,50 lira, Şeker Piliç ve Yem San. ve Tic. AŞ’ye 1 milyon 654 bin 773,09 lira, Şenpiliç Gıda Sanayi AŞ’ye 2 milyon 496 bin 657,22 lira tutarında idari para cezası verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
Pak Tavuk Gıda San. ve Tic. AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve BESD-BİR Başkanı Zuhal Daştan’a, Rekabet Kanunu ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik uyarınca; ihlalin oluşmasında belirleyici etkisi olması nedeniyle Pak Tavuk Gıda San. ve Tic. AŞ’ye verilen cezanın taktiren yüzde 3’ü oranında olmak üzere ayrıca 35 bin 227 lira idari para cezası uygulanacak.
Böylece, kurul, rekabeti kısıtlayıcı eylemleri nedeniyle sektördeki 9 firmaya toplam 27 milyon 603 bin 376,69 milyon lira ceza uygulamış oldu.
Rekabet Kurumu Başkanlığı, ayrıca, BESD-BİR’e ”rekabeti kısıtlayıcı eylemleri kolaylaştırıcı davranışlardan kaçınması gerektiği” yönünde görüş bildirecek.
Kurul, haklarında soruşturma yürütülen diğer teşebbüsler bakımından herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verdi.
Kurulun kararı için firmalar Danıştay’a başvurabilecek. Gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilecek.
KABUL EDEBİLECEĞİMİZ BİR KARAR DEĞİL
Beypiliç Genel Müdürü Sait Koca, Rekabet Kurulu’nun beyaz et sektöründe faaliyet gösteren firmalara verdiği cezayı değerlendirirken, ”Kabul edebileceğimiz bir karar değil” dedi.
Koca, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, sektörün bu kararı kabul etmesinin mümkün olmadığını ve gerekçeli kararı beklediklerini, ona göre davranacaklarını söyledi.
Sektördeki gelişmeleri de değerlendiren Koca, Kurban Bayramı ve balık dönemi olması nedeniyle tavuk fiyatlarının geçen aya göre bu ay daha düşük olduğunu belirtirken, ”Bizde fiyatlar arz talebe göre belirlenir. Bundan sonra fiyatların seyri talebe bağlı” dedi.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından çıkarılan GDO’lu ürünler yönetmeliği nedeniyle sektörün geçen ay yem ham maddesi bulmakta sıkıntı yaşadığını ve maliyetlerin arttığını anlatan Koca, ”Şimdi bulabildiğimiz yeme çok yüksek fiyatlar ödüyoruz. Sıkıntı devam ediyor, ithalatın durduğu dönemdeki boşluk doldurulamadı. Biz maliyetleri tüketiciye yansıtmamaya çalışıyoruz” diye konuştu. Koca, sektörün AB’ye ihracatının devam ettiğini, Rusya ile de görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
8 Aralık 2009

ANKARA – Dünya Ambalaj Örgütü’nün (WPO) düzenlediği World Star Ambalaj Yarışması’nda, Türkiye’den 10 firmanın ambalajı “Dünya Yıldızı” unvanını kazandı.
Türk Standardları Enstitüsü’nden (TSE) yapılan açıklamaya göre, WPO’nun düzenlediği World Star Ambalaj Yarışması ve WPO Genel Kurul Toplantısı, 16-20 Kasım günlerinde Sri Lanka’nın Colombo kentinde gerçekleştirildi. Yarışmaya, bu yıl 35 ülkeden 227 ürün katılırken, 129 ürün dereceye girdi.
Türkiye’de TSE tarafından her yıl düzenlenen Altın Ambalaj yarışmasında ödül alan firmalar, WPO’nun düzenlediği World Star-Dünya Yıldızı yarışmasına katılmaya hak kazanıyor. Türkiye’nin en iyi ambalajlarının seçildiği bu yılki yarışma sonucunda, 26 firma 34 ürünü ile ödül almaya hak kazandı. Ancak 14 firma, 15 ürünü ile WPO yarışmasına katıldı.
BM, AB ve diğer uluslararası kurumlarla ortak çalışan WPO’nun 2009 yılı Dünya Yıldızı Ambalaj Yarışması ambalaj sektöründeki gelişmeleri yönlendirmek, katkıda bulunmak ve paylaşımı artırmak üzere; gıda, içecek, sağlık ve güzellik ürünleri, ev gereçleri, elektronik eşya, eczacılık ve ilaç ile diğer ürünler olmak üzere 7 kategoride düzenleniyor.
Bu yılki yarışma sonucunda, Danone Hayat İçecek ve Gıda San. Tic. AŞ (0,5 litrelik su ambalajı), Elda İçecek ve Enerji Hizmetleri San ve Tic. AŞ (Efe yaş üzüm rakısı 70 cl+Ehlikeyf), Kütahya Ambalaj ( kahve takımı ambalajı), Özge Plastik Ambalaj San. Ltd. Şti. (saplı kova), Sarten Ambalaj San. ve Tic. AŞ (şekillendirilmiş aerosol kutu), Süper Film Ambalaj San. ve Tic. AŞ (Twist Özelliği kazandırılmış BOPET filmler), Tasarım Üssü Ltd. Şti. (Tekirdağ Rakısı Trakya serisi şişesi), Tukaş Gıda San. ve Tic. AŞ (güvenlik düğmeli kapak), Uniever Sanayi ve Tic. Türk. AŞ (Cif Krem şişesi), Uzay Feza Elektronik (peynir dilimi ayırma ve çıkartma aparatı) ambalajları ile Dünya Yıldızı unvanını kazandı.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
4 Aralık 2009

ANKARA - Türk Lirası (TL) Kasım ayında hem Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) hem de Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) bazında değer kazandı.
Merkez Bankası verilerine göre, 1995=100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre, TÜFE bazında 0,1 puan değer kazanarak 170,7′den 170,8′e, ÜFE bazında ise yüzde 1,4 (2 puan) yükselerek 144,7′den 146,7′ye çıktı.
TL’nin değeri, yıllık düzeyde TÜFE ve ÜFE bazında arttı. Yıllık bazda TÜFE yüzde 0,3 (0,6 puan), ÜFE bazında da yüzde 2,1 (3 puan) oranında yükseldi.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
3 Aralık 2009

LONDRA – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu iki kademe yükselterek, BB(+)’ya çıkarttı.
Kuruluş, uzun vadeli ulusal para cinsinden notunu, BB’den BB(+) ve Türkiye’nin ülke tavan notunu da,BB’den BBB(-)’ye yükseltti.
Türkiye’nin, döviz ve lira cinsinden uzun vadeli kredi notunu, Ekim ayında ”pozitif” izlemeye almıştı.
Fitch tarafından yapılan açıklamada, ”pozitif” izleme sonucunda, Türk ekonomisinin küresel mali kriz karşısındaki dayanaklılığı nedeniyle, yıl sonuna kadar kredi notunun yükseltilebileceği vurgulanmıştı.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
2 Aralık 2009

ANKARA – Kültür ve Turizm Bakanlığı, çeşitli yerlerde bulunan toplam 48 adet taşınmazı, turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edecek.
Buna göre taşınmazlar, Turizmi Teşvik Kanunu ve bu Kanunun ilgili maddesine dayanılarak çıkartılan, Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edilecek.
Girişimciler 4 Ocak 2009 tarihinde saat 16.30′a kadar istenilen bilgi ve belgeleri bakanlığa elden teslim edecekler.
Süresi içinde, kamu taşınmazının tahsisi talebinde bulunan yerli ve yabancı girişimciler, söz konusu yatırım için belirlenen toplam yatırım maliyetinin yüzde 5′i oranında kesin ve süresiz teminat mektubu verecekler.
Girişimciler birden fazla parsel için müracaat edebilecek.
Taleplerin değerlendirilebilmesi için ilan edilen parsellere ilişkin ayrıntılı açıklama ve bilgiyi içeren şartname, 16 Aralık 2009 tarihinden itibaren, Kültür ve Turizm Bakanlığında bulunan Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünden (DÖSİMM) bedeli mukabili temin edilebilecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edilecek kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile turizm alanı ve merkezleri şunlar:
”Afyonkarahisar Heybeli Termal turizm Merkezi, Afyonkarahisar Ömer-Gecek Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar İhsaniye Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi, Ankara Haymana Termal Turizm Merkezi, Antalya Demre Kale Kıyı Bandı Turizm Merkezi, Güney Antalya Turizm Alanı, Side Turizm Alanı, Aydın Didim Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi, Aydın Kuşadası Yatlimanı Turizm Merkezi, Çanakkale Geyikli Turizm Merkezi, Denizli Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Akköy Gölemezli kesimi, Eskişehir Sakarıılıca Termal Turizm Merkezi, Isparta Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi, İzmir Dikili Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi, Kayseri Erciyes Kış Sporları Turizm Merkezi 1 numaralı Turizm yerleşim alanı, Kütahya Gediz Ilıcası Termal Turizm Merkezi, Kütahya Ilıca Harlek Termal Turizm Merkezi, Samsun Havza 25 Mayıs Termal Turizm Merkezi, Uşak Banaz Hamamboğazı Termal Turizm Merkezi, Yozgat Boğazlıyan Bahariye Termal Turizm Merkezi ile Yozgat Yerköy Güven/Kırşehir Çiçekdağı Bulamaçlı-Mahmutlu Termal Turizm Merkezi”
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
1 Aralık 2009

HABUR – Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin 2009 yılı kasım ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 1.54′lük artışla 8 milyar 825 milyon dolar oldu.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, kasım ayı ihracat rakamlarını, Şırnak’ın Silopi ilçesi yakınlarındaki Habur Sınır Kapısı’nda düzenlediği ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın da katıldığı basın toplantısıyla açıkladı.
Büyükekşi’nin verdiği bilgiye göre, yılın 11 ayındaki ihracat rakamı 87 milyar 608 milyon dolar oldu.
Türkiye’nin yıllık ihracatı kasım ayı itibariyle yüzde 27,07′lik düşüşle 94 milyar 798 milyon 125 bin dolara geriledi.
Kasım ayında en fazla düşüş, yüzde 32,39 ile değerli maden ve mücevheratta görüldü.
Sanayide yüzde 1,48, madencilikte yüzde 14,42 artış yaşanırken, tarımda yüzde 0,19 düşüş oldu.
1 milyar dolar ve üzerinde ihracat gerçekleştiren 2 sektör sırasıyla taşıt araçları ve yan sanayi, hazır giyim ve konfeksiyon olarak gerçekleşti.
ÇAĞLAYAN: 100 MİLYAR DOLARI GEÇECEK
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin 2009 yılı ihracatının, dünya krizine rağmen 100 milyar doları geçeceğini bildirdi.
Bakan Çağlayan, Kasım ayında ihracatın 4 günlük bayram tatiline rağmen 8 milyar 825 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5′lik artış yakalanmasının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kayıt rakamlarına göre 87.6 milyar dolara ulaşan 11 aylık ihracatın, Aralık ayında gerçekleşecek performansla hedefi yakalayacağını belirten Çağlayan, Aralık ayında geçen yıla göre çok ciddi bir artışın yakalanacağını ve bu yıl ilk kez 10 milyar doların geçileceğini kaydetti.
Çağlayan, bu çerçevede, 98,5 milyar dolarlık hedefin rahat yakalanacağını, hatta kayıt rakamlarında bulunmayan altın ihracatı verilerinin eklenmesiyle 100 milyar dolarlık barajın çok rahat geçileceğini ifade etti.
BÜYÜMEDE OLUMLU GELİŞMELER OLACAK
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Ekim ayında başlayan düzelmenin devam ettiğini ve büyümede olumlu gelişmelerin olacağını söyledi.
Habur Sınır Kapısı’nın Türkiye ekonomisi ve ihracatında oynadığı role dikkati çekmek için Habur’a geldiklerini belirten Büyükekşi, Irak’ın bugün sorunlar yaşadığını, ancak geleceği hayal edince heyecanlandıklarını, dünyanın enerji kaynakları, zenginlik, geleceğin bu bölgede olduğunu ve bu bölgede, uzun süreli bir istikrarın ortaya çıkaracağı parlak geleceğe dikkati çekmek için burada olduklarını anlattı.
ARTIŞ UMUT VERİCİ
Büyükekşi, geçen seneden farklı olarak bu sene Kurban Bayramı’nın Kasım ayına denk geldiğini ve geçen seneye göre iş günü kayıpları olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:
”Ama buna rağmen ortaya çıkan artış umut vericidir. Ekim ayında başlayan düzelme devam ediyor. İhracat bir öncü gösterge. Bundan sonra sanayi istihdamında, kapasite kullanımında ve en önemlisi büyümede olumlu gelişmeler göreceğiz. Örneğin demir çelik üretimi ekim ayında dünyada yüzde 13, Türkiye’de ise yüzde 25 arttı. 11 aylık rakamlarda ise değer olarak ihracatta yüzde 45 düşüş varken, miktarda bu düşüş sadece yüzde 10 oldu. Kasım ayında da ortalamanın üzerinde yüzde 8,62′lik bir artış var. Önümüzdeki Aralık ayında ihracat artışının en az yüzde 20-30 arasında olmasını bekliyoruz. Bu senenin sonunda ihracatımız 100 milyar doları geçecek ve bizim için çok önemli olan 100′ler kulübündeki yerimizi koruyacağız.”
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
30 Kasım 2009

BRÜKSEL – AB’de ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesinde Haziran-Ekim döneminde ekside kalan enflasyon oranı, Kasım ayında yüzde 0,6 ile tekrar artıya döndü.
AB istatistik kurumu Eurostat’ın verilerine göre, haziranda eksiye indikten sonra temmuz ayında yüzde -0,7′ye kadar gerileyen enflasyon, eylülde yüzde -0,3 ve ekimde yüzde -0,1 düzeyinde kalmıştı.
Ekonomistler, kasım ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde çıkmasının, küresel krizle mücadele için para musluklarını açan Avrupa Merkez Bankası’nı önlem almaya zorlayacağını belirtiyor.
Yazan Haber Merkezi
Ekonomi
26 Kasım 2009

KIRKLARELİ – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de 6 milyon 300 bin kişinin işsiz olduğunu söyledi.
Hisarcıklıoğlu, Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odasında katıldığı toplantıda, Türkiye’deki 72 milyon nüfusun, 36 milyonunun kadın olduğunu ve bunlardan sadece yüzde 1′inin girişimci sıfatı taşıdığını ifade etti.
Kadınların girişimciliğe teşvik edilmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
”Mecliste kadınlarımızın sayısı arttı. Bu, kadın girişimcilerimiz sayesinde oldu. Türkiye’de yeni iş yeri açma geçen yıla göre yüzde 15 düşmüş. Bu aslında Türkiye için bir tehlike. Kırklareli’nde ise yüzde 45 düşmüş. Eskiden bir laf vardı, ‘Elinin hamuru ile erkeğin işine karışma.’ Şimdi tam tersine değişti, elinin hamuruyla erkeğin işine karışmaları lazım. Biz bunu ne için istiyoruz? Zengin olmak için. İnsanın en hayırlısı insanlara faydalı olanlardır. Bugünkü devirde insanlara faydalı olmak iş vermekten aş vermekten geçer. İnsanlara iş ve aş veren insanların en hayırlısıdır. Büyük adım atmaktan korkmayın, küçük adımlarla uçurumu geçemezsiniz. Uçurumu geçmek istiyorsanız büyük adım atmalısınız ve bunun için de hayal gücünüzü kullanacaksınız.”
TÜRKİYE’NİN BİRİNCİ MESELESİ İŞSİZLİK
Türkiye’nin birinci meselesinin işsizlik olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, ”Türkiye’de 6 milyon 300 bin insanımız işsiz. Nüfusumuzun yarısının 28 yaş üzeri olduğunu düşünürsek, neredeyse her evde bir tane işsiz var demektir. İnsanların mutsuz ve umutsuz yaşadığı bir yerde bizim yüzümüzün gülmesi mümkün değil” dedi.
İşsizliği önlemenin tek yolunun girişimcilik olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Her yıl 700 bin gencimiz istihdama katılıyor. Bunlara iş nasıl bulacağız? 1990 öncesi kolaydı, şimdi bu anlayış bütün dünyada bitti artık. Eğer bu 6 milyon 300 bin insanımıza iş vereceksek her yıl istihdama giren 700 bin gencimize iş bulacaksak bunun çözümü girişimciliktir.
Türkiye’nin tamamı krizden etkilenmedi. Memur maaşıyla geçinen bölgelerimiz krizden etkilenmedi. Krizden en çok küçük ölçekli işletmeler etkilendi. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmemeliyiz. Güçlü ekonomimizin olması için demokrasimizin kalitesini yükseltmemiz gerekiyor. Ülkemizin geleceği parlak. Para pul bunlar hikaye. Bize lider olmak yakışır.”
11 MARKALAŞMIŞ ŞEHİR VAR
Türkiye’de 11 tane markalaşmış şehir bulunduğunu, bu şehirlerin ihracatının yıllık 1 milyar doların üzerinde olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, ihracat olmadan büyümenin mümkün olmadığını söyledi. Markalaşmanın arkasında ”birlik ve beraberlik” bulunduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu konuşmasını, ”Birbirimizi sevmeme, dışlama gibi bir lüksümüz yok” diye tamamladı.
Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu konuşmasında, ”sağlıklı ekonominin, sağlam toplumsal yapının asıl dayanağının kadınların statüsü ve işe el atması olduğunu” ifade etti.
Konuşmaların ardından Hisarcıklıoğlu, 2008 yılında Kırklareli’nde en fazla ihracat yapan şirket yetkililerine plaket verdi.
HİSARCIKLIOĞLU TİCARET BORSASI’NDA
Hisarcıklıoğlu, daha sonra Kırklareli Ticaret Borsasında ”2008 yılı en yüksek tescil ücreti ödeyenler” için yapılan ödül törenine katıldı.
Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada da ”Devlete para harcatmayın, harcanan paralar bizim cebimizden çıkıyor” dedi.
Rifat Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:
”Devlet para harcadıkça, para ne sana, ne de bana gelir. Sana sadece vergisi gelir. Çeklerle ilgili çıkarılmak istenilen yasada ’2 yıl ödeme süresi vereceğiz’ denirse bütün çekler, karşılıksız olur. Ticaret biter, ben de dahil çekimi ödemem. Çeklerden dolayı 2 bin 800 kişi hapiste yatıyor. Hapis cezasının kalkmasını biz de istiyoruz. Zaten hapiste olan bir kişi borcunu ödeyemez. Yani bu şunu gösteriyor ki, malınızı satarken 4 yıl bir şey beklemeyin. Bu da şu oluyor ki, mahkeme 2 yıl sürüyor 2 yıl da devlet veriyor etti 4 yıl.”
Konuşmasının ardından Hisarcıklıoğlu, 2008 yılında en yüksek tescil ücreti ödeyenlere ve ticaret yaşamında 40 ile 50 yılını dolduranlara plaket verdi.
Toplantı ve ödül törenlerine, Kırklareli Valisi Cengiz Aydoğdu, CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Belediye Başkanı Cavit Çağlayan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Behzat Canbazoğlu, Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ertuğrul Ziya Çetintaş, Ticaret Borsası Başkanı Turan Altıntel, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yardımcı ile kurum kuruluşların müdürleri ve çevre illerin oda başkanları katıldı.