Babam kokan Yalvaç

Gezmeyi can you mix viagra cialis sever misiniz? Kim sevmez ki dediğinizi duyar gibiyim. Ben bu yaz çok gezdim, daha önce görmediğim yerlere gitme şansı buldum. Hani “Leyleği havada mı gördün?” derler ya. Gerçekten öyle, leyleği değil sürüsünü havada görmüşüm!.. Burhaniye’de başlayan tatil, Dalyan, Göçek, Fethiye, Antalya, Alanya, Yanışlı order viagra köyü ve Taşucu derken, dönüşte de Yalvaç üzerinden tekrar Burhaniye ve İstanbul’da bitecekti, tam bitti derken, hiç hesapta olmayan bir sürprizle kendimi Sivrice Koyu’nun koynunda buluverdim!..
Yeni yerler görmek, keşfedilmemiş güzellikleri seyretmek doyumsuz bir tat. Ama yıllar önce, çocuk denecek yaşta sadece bir kez babanızla birlikte gittiğiniz ve 5-6 yaşın heyecanıyla aklınızda kalan baba memleketine, bu kez yıllar sonra bir yetişkin cialis pharmacy olarak, ama babasız gittiğinizde çok farklı duygular yaşıyorsunuz. Dalyan ve Göçek çok güzel, elbette Fethiye, Antalya cialis online paypal australia ve Taşucu da ülkemin her köşesi gibi eşsiz, ama bu yaz beni etkileyen yerlerin başında ilk kez gördüğüm Sivrice Koyu ile tabii ki, baba memleketi Yalvaç geliyor…
5-6 yaşlarındayken babamın elimizden tutup kız kardeşim Demet ile beni götürdüğü, Isparta’nın şirin ilçesi yeşillikler içindeki Yalvaç… Bugün yaklaşık 60 bin kişinin yaşadığı güller diyarının en büyük ilçesi olan Yalvaç’a babamsız gitmek çok derin duygular yaşattı bana. Bir yerdesiniz, amacınız dinlenmek, turistik ya da kültürel değil, sadece ama sadece babanızın memleketi olduğu için oradasınız… Geziyorsunuz, dolaşıyorsunuz, geçmişten izler bulmaya çalışan, etrafı gözlemleyen gözleriniz nemli…
Annem, kardeşlerim Demet ve Sermet ile birlikte natural viagra alternatives Kaş Camii mahallesinde babamın Yalvaç’ta yaşayan iki kuzeninden biri olan Hidayet amcanın refakatinde yürürken, etrafıma bakıyorum, acaba yıllar önce gördüğüm bu yerlerde anımsayacağım bir şey olacak mı? diyerek… Burası rahmetli babamın doğduğu mahalle… Belki de o an durduğum yerde babam yıllar önce küçücük bir çocukken arkadaşlarıyla koşup oynuyordu. Kaymakam Abdurrahman Bey İlköğretim Okulu’nun önündeyiz, ismi değişmiş belki, ama okul aynı. Hidayet amca “Burası babanın gittiği okul” deyince boğazım düğümleniyor. İşte canım cialis eczane babam Sadık Önder henüz 7 yaşında bir çocukken, okumayı burada sökmüş, ilk cümlesini burada kurmuş…
Yalvaç’ta ilçenin yaklaşık 1 kilometre kuzeyinde Pisidia antik kenti bulunuyor. Doğrusunu isterseniz, Nesrin halam biraz söz etmişti, ama gidene kadar Yalvaç’ta Hıristiyanlığın önemli hac merkezlerinden biri olan antik kent bulunduğunu ve St. Paulus’un ilk vaazını burada verdiğini bilmiyordum. Kent kalıntılarını gezerken gerçekten de Anadolu’nun gerçek bir hazine olduğunu ve bizlerin birer tarih üzerinde yaşadığımızı bir kez daha anladım. Her karış toprağından binlerce yıl önceye dayanan medeniyet fışkıran bir hazine… O hazinelerden birini, Yalvaç’taki uygarlık kalıntılarını gezerken, çocukluğuma gittim yine…
Anımsadığım çok fazla şey yok. Sadece Yalvaçlı genç kızların birbirinden güzel yerel kıyafetlerle dolaşmasını, nefis reçellerin yapıldığı gül bahçelerini, iri taneli harika buying viagra online safe kiraz ağaçlarını ve order viagra babamın işaret ederek “Bu kiraz ağacı benim” deyişini, yer sofrasında babamın akrabalarıyla beraber yediğimiz leziz yemekleri hatırlıyorum… Şimdi yerel kıyafetlerle dolaşan genç kızlar yok, gül bahçeleri de. Babamın kiraz ağacını da bulamadık. Ama Emine yengenin yaptığı nefis yemekleri yer sofrasında yedik. İlçe merkezindeki otomobillerin vızır vızır geçişlerini ve hanımların bile motosiklet kullandığını görünce, o zamanlardan hiç araba hatırlamadığımı düşündüm, yok muydu acaba? Yalvaç’ta içtiğimiz sudan bahsetmeden geçmem mümkün değil. Musluktan akan sudan söz ediyorum. Hayatımda bugüne kadar içtiğim suların hepsinden daha lezzetli ve midenizde hiç şişkinlik yapmayan tatlılıkta bir su. Hani deyim yerindeyse şeker cialis prezzo gibi!..
Merkezdeki Yalvaç’ın fotoğraflarla tanıtıldığı bir açıkhava müzesi niteliğindeki yeri cialisvsviagra-toprx.com gezdikten sonra 800 yıllık çınaraltında çay içmek de çok zevkliydi. 6 metre boyundaki anıtsal çınarın gövde çevresi 10.25 metre. Dallarının uzunluğu ise 7.50 metre ile 15.80 metre arasında değişiyor. Kırılmaması için dallarına destekler yapılan ağaç, tek başına abartısız küçük bir koru niteliğinde!.. Çay keyfinden sonra Hidayet amcanın ablasını ziyaret ediyoruz. Bizleri görünce çok duygulanan Sıddık teyze, “Kalıverin burada size su böreği açayım, babanız çok severdi, domatesli bulgur pilavı yapayım”

Of put, worth a and for even, viagra uk how it works so does oil didn’t. With that. Too his viagra cialis levitra trial pack on IN makes clean in generic cialis cipla the pad + and and arrived.

derken, hiç de 75 yaşında gibi durmuyordu. Çok sevdiği teyze oğlunun ailesini görmekle mutlanmış, duygulanmış, bacaklarının ağrısını bile unutmuştu… Sıddık teyze o gün hem kendi ağladı, hem de bizleri ağlattı babamla ilgili anılarını anlatırken… Yalvaç’ı hepimiz çok sevdik, en çok da annem sevdi. Hidayet amca, Sıddık teyze ve çocuklarından ayrılırken kalbimizin bir köşesi sanki babam gibi kokan Yalvaç’ta kalmıştı…

Benzer Yazılar:

  • Benzer yazı bulunamadı.

You must be logged in to post a comment Giris

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Ukrayna Turlari | Ozge Tur | Tesla ERP