Nazlı ile Deniz

Bu iki isim size neyi hatırlatıyor? Dalyan’ın muhteşem plajı İztuzu’na gidene kadar bana çok değişik şeyler anımsatıyordu. Örneğin denizde nazlı nazlı salınan bir yelkenli, inatçı politikacı tipi, değişken bir gazeteci, henüz hayatının baharında dünyaya veda ederek, içimizi burkan delikanlılar! Örnekleri çoğaltmak mümkün… Hemen herkesin hayatında nazlı ve deniz ile ilgili acı ya da tatlı hatıra vardır.

İztuzu Plajı’nın kara yoluyla gidilen tarafında Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gezip, orada gönüllü veteriner olarak görev yapan Meliha Cedetaş ile konuşana ve yaralı carettaları görene kadar NAZLI-DENİZ ikilisi bana da değişik enstantaneler hatırlatıyordu. Ama artık bu iki isim gözümün önüne sadece başından yaralı Nazlı’yı, sırtından darbe yiyen DENİZ’i yani gönüllülerin şefkatli elleriyle iyileştirmeye çalıştığı mahzun deniz kaplumbağalarını getiriyor. Bir de artık hayatta olmayan EKİNCİK’i Dalyan deyince akla ilk düşen Kral Mezarları ile birlikte deniz kaplumbağaları oluyor, tabii bir de mavi yengeçler var. Lezzetli eti için avlanan ve yengeç avı turları nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan mavi yengeçler. Allahtan yetkiler tehlikenin farkına varıp, Temmuz başında av yasağı getirdiler de yengeçler rahat bir nefes aldı.

Tatil için gittiğimiz Dalyan’da rehabilitasyon merkezini gezip, bilgilendirme filmini izlerken çok şey öğrendik. Bunları daha sonra anlatıp, beni çok şaşırtan carettaların ilginç özelliklerini ve yaşam öykülerini sizlerle paylaşacağım, ama öncelikle bizleri hüzünlendiren konuyu yazmak ve herkesi bilgilendirmek istedim. Nazlı ve Deniz ayrı ayrı havuzlarda iyilik meleklerinin ihtimamlı bakımıyla iyileşmek için gün sayıyorlar. İkisi de darbe yemiş, 45 yaşlarındaki Deniz sırtından, 20’li yaşlarını süren Nazlı başından. Pervane darbesiyle yaralanan EKİNCİK ise ne yazık ki kurtarılamamış.

DENİZ ANASI MI, NAYLON POŞET Mİ?

Veteriner Meliha Cedetaş, kaplumbağaları bekleyen tehlikeleri sıralayınca çok şaşırdık. Pervane ve misina kesmesi, oltaya takılma, sürat motoru çarpması ve şimdi sıkı durun bunlara inanamayacaksınız, kasten sopayla vurulması, tüfek ile ateş edilmesi, iğneli misina ya da naylon poşet yutmak!  Düşünebiliyor musunuz, o sevimli carettalara sopayla vuruluyor ya da yakalamak için ateş ediliyor!.. Naylonun doğaya nasıl zarar verdiğini, yok olması için ne kadar uzun yıllar geçmesi gerektiğini bilmeyen yoktur herhalde. Etçil beslenen iribaşlar (Büyük başları nedeniyle bu isme sahipler), diğer adıyla carettalar deniz anası yemeyi çok seviyorlarmış ve denize atılan naylon poşetleri deniz anası sanıyorlarmış. İşte facia da o zaman başlıyormuş. Naylon poşeti yutan kaplumbağaların çoğunu kurtarmak mümkün olmuyormuş. Poşet nedeniyle nefes alamayan carettalar, bir şekilde rehabilitasyon merkezine getirilseler bile yaşama döndürülemiyorlarmış. Veteriner Cedetaş’ın anlattıklarına göre, poşetin bir kısmı ağızda kalıp, görünürdeyse hemen müdahale edilip, kurtarılabiliyorlarmış. Aksi halde! Aksini düşünmek bile insanı üzüyor..

NE YAPMALIYIZ?

O halde bu sevimli canlılarının neslinin tükenmemesi için herkes üzerine düşen görevi yapmalı. Onların üreme alanları olan plajlarda koyulan kurallara uymalı. Balık tutarken denize kaçan misinaların, yanlışlıkla denize düşen naylon poşetlerin açıklara gitmesine izin verilmemeli. Plaja bıraktıkları ve gönüllüler tarafından korumaya alınan yumurtalarının üzerine yatılmamalı, yumurtadan çıkan yavruların yanlış yöne gitmemeleri için kara tarafında aydınlatılma yapılmamalı ve sürat motorları bu bölgelerde kullanılmamalı.  Ne dersiniz, çok kolay değil mi?

Bir de eğer yaralı bir iribaş görürseniz; lütfen hemen Sahil Güvenlik (158), Jandarma (156) ya da DEKAMER’e (Kaplumbağa Rehabilitasyon Merkezi 0252 289 00 77) haber verin ve bir can kurtarmanın huzurunu yaşayın…

Benzer Yazılar:

  • Benzer yazı bulunamadı.

Yorum Yap

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Sinema 360 · Ukrayna Turlari | Ozge Turizm | Kazantip | Vize | Epirise Lazer | Avrupa Turlari · Bozcaada Otelleri