
İnsan kendini gerçek anlamda mutlu hissetmek ister bazı zamanlar…
Onun içinde deniz kenarını tercih eder. Tabii bu olay yalnız manzara seyretmekle bitmez ayrıca yanında enfes balıklar, salatalar ve de mezeler olursa; değmeyin keyfe…
İşte böyle bir yer arıyorsanız bence tek adres: METİN BALIK…
Şimdi Rumeli Kavağı’na gidiyorsunuz. İskelenin önünden geçip parkı doğruca yürüyorsunuz. 50 metre kadar sonra sol cenapta Metin Balık’ı görüyorsunuz. Gayet sıcak ve nazik bir karşılama sonrası ister birinci katta, ama benim özellikle tercihim ikinci kat hatta teras…Oturup hemen size ikram edilen enfes yeşil kırma ve kalamataya yakın çizme zeytinlerinizi yiyorsunuz. Ardından isteğinize göre kalamar, karides ve diğer deniz ürünlerini veya paçangayı tercih ediyorsunuz. Ama burada durun. Çünkü en önemli hadise LEVREK…

Evet ara sıcağı olarak sarma levreği burada bir yiyin, ondan sonra bana gerçekten dua edin. Ben ki kendim de bir zamanlar restaurant işletmeme rağmen böyle bir lezzeti gerçekten tatmamıştım. Ardından istediğiniz balıklar anında ve taze; onlarla birlikte enfes salata ve ardından aklınıza gelebilecek her türlü meyve ayıklanmış olarak size sunuluyor.
Fiyat mı: 11-30 TL. arasında … Hatta size bir tiyo daha vereyim: Sarıyer’deki 170 restaurant arasında Metin Balık altıncı sırada yer alıyor benden söylemesi…
Açık adresi ise: Rumeli Kavağı İskele Caddesi No:33
Telefon: 0 212 242 35 17
Asmalı mescit’te bir KALAMAR IZGARA yemek için adres:
RAKICI
Olay sadece yemek demiyorsanız, bu defa da ikinci katındaki sergiye bir göz atın o zaman…
Hadi yemeğe gidelim diyoruz…
Kalkıp soruyoruz, tamam gidelim de nereye?
Asmalı mescit mi, yoksa Ortaköy mü, yoksa Yeniköy veya Sarıyer, hatta Anadolu yakası da olabilir derken; Asmalı da karar veriliyor. Sebebi vakit biraz erken, tamam da ne yapalım yemeğe kadar diyoruz. Hemen Taksim’den İstiklal Caddesi’ne girip yürümeye başlıyoruz. Ardından Tünel ve derken Asmalı mescit…
Tabii burada da çok şık yerler var. Ama ille de Türkiye’de gerçek anlamda balık restaurantları içinde nadir bulabileceğiniz bir yemek yemek istiyorsanız doğruca RAKICI diyeceğim.

Neden RAKICI ?
Çünkü oraya gideceksin. Öncelikle ikinci kata çıkacak ve sergiyi dolaşacaksın. Çünkü RAKICI’nın ikinci katı Sanat Galerisi. Yeterli bir vakit ayırarak tabii… Ardından da aşağıya inecek ve ister klimalı içeride, ister yol üzerinde dışarıda oturacaksın. Size hemen mezelerin olduğu tepsi gelecek. Yaklaşık 15 çeşit enfes Ege yöresinin mezelerinden seçtikten sonra durun diyorum. Çünkü buranın ille desi :KALAMAR IZGARA. Evet yanlış okumadınız KALAMAR IZGARA… RAKICI’nın gerçekten spesyalitesi. Çok da güzel yapıyorlar. En önemli özelliği de ithal olmayışı. Artık deniz mahsullerinin ithalini yemekten gerçekten damak zevkimiz de bozulmaya başladı. Ardından balık çeşitleri , yoldan gelip geçenler ve bir de bakmışsınız vakit su gibi akıp gitmiş. Artık kalkalım da bir an evvel yola koyulalım diyoruz. Bir de bakıyoruz ki; Sevgili Uğur Bekdemir… Hani derler ya bir koltukta birkaç karpuz taşır diye… İşte o söze son derece yakışan kişilerden biri. RAKICI’nın sahibi. Uğur Bekdemir, eski turizmci, eski hakem, halen de sanat evi ve restaurant sahibi. Tabii Bekdemir’i görünce hemen kalkmak da olmuyor. Sohbet biraz daha derken vaktin de nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Velhasıl biz diyoruz. İllede Asmalı mescit’e gidilir ama; KALAMAR IZGARA farkı için mutlaka RAKICI!
