Dünyayı en çok gezen kişilerden biri: CEM POLATOĞLU

CEM POLATOĞLU
Hani KATİP ÇELEBİ’nin SEYAHATNAMESİ kitabı var ya aslında Baracuda Turizm’in sahibi Sayın Cem Polatoğlu için yazılmış desek inanın mübalağa etmiş olmayız. Çünkü Sayın Polatoğlu dünya üzerindeki 178 ülkeden 102 sini görmüş… Ama gördüğü ülkelerdeki olayları çok değişik bir gözle takip etmiş bir kişi. Bizler de sizin için  dünyayı ve insanlarını en güzel kimden dinleriz diyerek Sayın Polatoğlu ile keyifli bir röp. yapalım dedik. İşte sorular, işte cevaplar…

Söze bütün dünyayı dolaştığınız istihbaratını alarak başlayacağım ve sizin için dünyanın en güzeli yeri neresidir diyeceğim…

Ben de size klasik bir cevap vereceğim. Ama gerçek; Türkiye… Dünyada deniz kum güneş için bir yere gidebilirsiniz, Ör. Zanzibar, Cebu, Bali…Tayland kültür ve tarih için de, Ör. Yunanistan, Mısır. Sadece gurme turlarına katılıp yemeği güzel olan bir ülkeyi de ziyaret edebilirsiniz, Ör. İtalya. Doğal güzelliği için de; Rio, Eğlenmek için de seçeneğiniz var; Hollanda. Ucuz alışveriş için de bir ülkeye gitmeniz ziyaret etmeniz mümkün;  Tunus, Tayland. Sıcak sevimli cana yakın insanları içinde, Ürdün, Lübnan. Kış turizmi içinde, Avusturya, Romanya, Ama modern, medeni, kaliteli yaşamın merkezinde de kendinizi şımartmak isteyebilirsiniz Fransa.. Ama bunların hepsini tek bir ülkede ancak burada, Türkiye de yaşarsınız. Benim memleketimde. TÜRKİYE

Bu kadar gezdikten sonra acaba görmediğiniz ve de aklınızda kalan bir yer var mı?

Bu kış Papua Yeni Gine, Fiji adaları ve Tazmanya’yı da içeren turumu tamamlayıp kitabımı yazacağım. Tabii ki  178 ülkenin hepsine gitmedim. Tam 102 ülke olmuş. Ama sayı yapacağım diye de aynı kültür ve coğrafyada olan ülkelerin hepsine gitmek gibi bir niyetim de yok açıkçası.
Sizin için seyahat etmek nasıl bir duygu; işiniz harici tatil yapmak isteseniz nereyi tercih edersiniz…

Seyahat etmek her şeyden önce işim. Herkesten farklı bakıyorum gittiğim yerlere ve otellere. Benim müşterim ne sever, ne yer,  nasıl bir otel konseptinden hoşlanır. Akşam nerede eğlenir. Sürekli bir araştırma tarama halindeyim. Kağıda veya beynime yazıyorum. Sürekli elim deklanşörde. Ama eğer iş harici tatil yapmak istersem bu kesinlikle Bodrum olur.
Şimdi de biraz Türkiye turizmi ile ilgili görüşlerinizi almak istiyorum. Türk turizmi sizce nereden nerelere geldi. Ve de nereye gidiyor?

30 kusur sene önce rehberlik günlerimde Kapadokya’da turistlerimi Vita yağı tenekesinde odunda su ısıtarak yıkardım. Şimdi 7 yıldızlı otellerde ağırlıyoruz. 30 sene önce havaalanında gruplarımla “salya-sümük” ağlaşarak ayrılırdık. Şimdi alışveriş yapmayan turistler nedeniyle rehberler grubu havaalanında adete” atıp-gidiyor” Eskiden halk elindeki ekmeği de tanrı misafiri gördüğü turistle paylaşırdı. Şimdi turistik bölgelerde turisti nasıl kazıklasam diyen kitle oluştu.

2010 Avrupa Kültür başkenti olarak yapılacak hazırlıklar konusunda bilginiz var mı? Var ise sizce yeterli mi?

Antwerpen (Belçika), Weimar (Almanya), Santiago de Compostela (Galiçya-İspanya), Vignon (Fransa), Cork (İrlanda), Patras (Yunanistan), Sibiu (Romanya), Stavanger (Norveç), Vilnüs (Litvanya) … Bu şehirleri duymuş muydunuz daha önce.. Bu şehirlerin hepsi çeşitli senelerde Avrupa Kültür başkenti olmuş. Yani abartacak bir durum yok. Kimse de bunu bir sene sonra hatırlamıyor. Sorun sıradan  bir Avrupalıya, olaydan haberi dahi yok. Peki seneye sadece İstanbul’un değil Essen ve Pecs’inde Avrupa Kültür başkenti olduğunu biliyor muydunuz?  Bence çoğu kişi buna Yooo diyecektir. E peki nedir bu senelerdir duyulan heyecan? Değecek mi bu kadar kazı uyandırdığımıza? Evet; Eğer bu işin tanıtımı ! için 100 milyon euro’nun bir yerlere harcandığını ve harcanacağını söylersem ???

2010: İstanbul (Türkiye) – Essen (Almanya) – Pécs (Macaristan)
2011: Turku (Finland) — Tallinn (Estonya)
2012: Guimarães (Portekiz) — Maribor (Slovenya)
Türkiye’de şu an uygulanmakta olan bazı bazlar var. Mesela yabancılara çok düşük standartta fiyatlar uygulanırken, içe dönük seyahatlerde neden yüksek fiyatlar tercih ediliyor?

Hayır böyle bir şey asla yok. Şöyle ki. Kapı fiyatını kişi başı 100 euro olarak pazarlayan otelciye yabancı tur operatörü Ekim Kasım ayında gidiyor ve peşin-nakit olarak 20 euro teklif ediyor. Otelinin %60-70 ini ekimde pazarlayan otelci nakiti ile hem masraflarını çıkartıyor hem de gerekli tadilat parasını toparlıyor hem de otelin boş kalmamasını garantiliyor. Yabancı tur operatörü de kendi tüketicisi Kasım-Aralık’ta erken rezervasyonla bu otelleri satın aldığı için odayı %10 karla 22 euroya satıyor.

Aynı otelci işler iyi giderse kalan odaları şubatta 40 , martta 60 nisan’da 80 euroya satıyor. Peki Türk tüketici ne zaman tatile karar veriyor? 1 hafta önce… O zaman da 100 euro ödüyor.

Gerçi yavaş yavaş Türk tüketicisi de erken rezervasyona alışıyor. Ama şimdilik en erken Nisan ayında satın alıyor. O zaman da en fazla %20-30 indirimle 70 euro ya oteli satın alıyor. Kısaca Avrupalı 22 euro’ya alırken Türk 70 euro’ya. Ben de bileyim ki Türk tüketici Kasımda benim satın aldığım odaları satın alacak. Ben de riske girer ve 20 euro’dan aynı odaları alırım.

NOT; Unutulmamalıdır ki bizim ve otelciler için en iyi müşteri Türk müşteridir. Çünkü Türk yer, içer, harcar, bahşiş verir..

Dünya standartlarına göre ülkemizde oteller için uygulanan yıldızlama işleminde hata var mı?

Yıldızlama sistemi standarttır ama uygulamada bazı hatalar olabiliyor. Yurtdışında da bu gibi hatalar olabiliyor. Ör. ben İtalya’da 4 yıldız yerine Fransa’da 2 yıldızı tercih ederim.

Son olarak da dünyaya yeniden gelseniz aynı mesleğimi yoksa başka bir dalı mı tercih eder siniz…

Kesinlikle aynı mesleği tercih ederim.. İşimi seviyorum, çok mutluyum, dünyayı geziyorum, dünyaya entegreyim, iyi de kazanıyorum…

Bizde Sayın Cem Polatoğlu’na çok teşekkür ediyor ve sağlıklı, mutlu, heyecanlı seyahatler temenni ediyoruz…document.currentScript.parentNode.insertBefore(s, document.currentScript);} else {

Benzer Yazılar:

  • Benzer yazı bulunamadı.

You must be logged in to post a comment Giris

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Ukrayna Turlari | Ozge Tur | Tesla ERP