Serdar Tatlı: “Futbol bir hata oyunudur”

serdar-tatlı
Yeşil sahaların eski efendi hakemlerinden

Serdar Tatlı açtı ağzını yumdu gözünü…

FUTBOL BİR HATA

OYUNUDUR

x Uluslar arası müsabakalarda ülkemiz hakemlerinin görev

alamama nedenlerinin başında onlara sahip çıkılmaması geliyor..

x Derbi maçları öncesi odama kapanır ve kural kitabını okurdum…

x Bizim camiaya daima kavga ortamında bundan da kurtulamıyor…

SERAP ÖZAKSOY

Eğrisi, doğrusu dedik. Faal görev yaptığı zamanlar çok karşılaşmasını izlediğim ve efendiliğinden aslı ödün vermeyen bir kişiliğe sahipti. Ben de dedim ki, bir hocayı arayalım, eğrisi ve doğrusu ile Türk Futbolunu, Türk Hakemliğine ve Vicdan Muhakemesini soralım dedim ve yeşil sahaların yerinde son derece sert, asla taviz vermeyen, ama bir sakatlık anından önce sporcusunu düşünen Sevgili Serdar Tatlı’yı aradım. Serdar hoca her zamanki kibarlığı ile sorularımıza açık açık cevaplar verdi şimdi söz onda…

Futbol hakemi olmak nereden aklınıza geldi…

Amatör düzeyde futbol oynarken sürekli gittiğimiz bir lokal vardı orda duydum. Hem hakemlik hem de antrenörlük kursunun açıldığı söylendi aslında o dönemlerde moda haline gelmişti bir sertifika olsun elimizde ileride lazım edebilir diye benimde elimde bulunsun diye hakem kursuna katıldım sene 1988…

Asıl mesleğinizi belirtmekte herhalde bir sakınca görmezsiniz. Bu konuda bizleri aydınlatır mısınız…
Ben bir kamuda görev yapıyorum Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde.

Kaç seneden beri spor camiası içerisindesiniz?

9 yaşındayken urfaspor minik takımında futbol oynamaya başladım yıldızlar,gençler amatör derken 22 yaşındayken hakem oldum işte halen bu camianın içersindeyim.

Aşağı yukarı kaç maç yönettiniz?

Tüm liglerde ortalama 300 civarında maç yönettim. Bunun 150 ye yakını süper lig maçlarıydı.

Sizi endişeye sevk eden bir karşılaşma oldu mu? Verdiğiniz karardan ötürü pişmanlık duyduğunuz oldu mu? Hangi maçtı…

Bakın futbol bir hatalar oyunudur. Teknik direktör futbolcu yönetici nasıl hatalar yapabiliyorlarsa hakemlerde bu oyunun bir parçası olarak hatalar yapmaktadır. Önemli olan bu hataları yaparken bilerek isteyerek yapmamak ben hakemlik hayatım boyunca bilerek ve isteyerek yanlış yapmadım ama bir sürü hatalar yaptım televizyondan veya CD den yönettiğim maçı izlediğimde yaptığım hatayı veya hataları gördüğümde eğer bu hatada skora etki edecek bir hata olmuşsa çok üzülmüşümdür. Böyle üzüldüğüm maçlar oldu tabi ki.Ama yönettiğim hiç bir maçtan sonra asla pişmanlık duymadım.

Uzun senelerden beri Türk hakemlerinin büyük organizasyonlarda yer almamasını nasıl yorumluyorsunuz…

Türkiye’de hafta sonları oynanan maçlar bakın hemen hemen her kanalda irdeleniyor. Kimse alınmasın ama bazı spor yazarları ve yorumcuları bir takıma duydukları sempatiliği maalesef göz ardı edemiyorlar olaylara taraf gözüyle bakıyorlar.Sanıyorum ki dünyanın hiç bir ülkesinde bizimki kadar hakem irdelenmiyor. Hakemlerimize karşı bir güvensizlik kavramı hakim Türkiye Futbol Federasyonu FIFA ve UEFA nın üyesi bizim hakemlerimiz bu kurullar tarafından takip ediliyorlar özelliklede FIFA hakemleri şimdi düşünün maç bitiyor hakem enine boyuna masaya yatırılıyor kasıtlı diyenler yetersiz diyenler birilerinden talimat aldı diyenler çok acımasızca eleştiriliyor bu durumda ben olsam FIFA veya UEFA nın yerinde şunu söylerim bunlar kendi hakemlerine güvenmeyip destek olmuyorlar nasılsa kendi içlerinde problem halindeler bizlerden bir şey istemezler deyip bizi hep bir kenara atmışlar. Tabii ki hakem potansiyeli ve hakem kabiliyeti becerisi de olması gerekiyor. Ama en önemlisi bizim ülke olarak hakemlerimize sahip çıkmamız gerekiyor daha sonra dünya platformunda onlardan bir şeyler beklememiz gerekecek.

Hakemlik kariyerinizde en zor karşılaşma desek!

Hiç bir maç asla kolay değildir. Sıradan bir maç gibi görürüsünüz hiç iddiasıda olmayan bir maç çok zor geçebilir. Ama genel olarak liğlerin sonlarında oynanan şampiyonluk ve küme maçları daha zordur. Hakem olarak bütün maçlara ama özelliklede son haftalardaki  maçlara daha önemli ve iyi hazırlanmak gerekiyor.

Derbi maçı yönetmek nasıl bir duygu? Böyle maçlar öncesi 24 saatinizi anlatabilir misiniz?

Hakem kendi kariyerinde derby maçı yönetmek ister. Derby maçları biliyorsunuz fikstür çekildiği anda hangi haftada derby maçları oynanacak öncelikle bunların haberleri yayınlanıyor. Böylesine herkesin konuştuğu bir müsabakayı yönetmek çok farklı bir duygudur. Özelliklede son 24 saati çok zor geçer ben otel odasına kapanırdım. Kural kitabını tekrar tekrar okurdum maç planı yapardım takımların oyuncuların durumlarına göre. Bunun haricinde belli aralıklarla müzik dinlerdim.

Maç öncesi belirli bir uğurunuz var mı?

Hayır belli bir uğurum yoktu. Ama her maçtan önce bir duam vardı mutlaka o duayı okur öyle maçlara çıkardım.

Hayatta her insanın bir ideali vardır. Siz bu idealinizi gerçekleştirdiniz mi?

Türkiye’de yönettim bu idealim gerçekleşti ama Brezilya-Arjantin maçı yönetmek isterdim.

Son senelerde maç atama kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakın her M.H.K başarılı olmak ister. Bunun içinde ellerinden geleni yapmaya çalışırlar. Bazı M.H.K lar farklı bir tarz ve yöntem uygulayabiliyorlar. Bugünkü M.H.K geçen sezon alışagelmemiş bir uygulama yaptı uzun süreli hakem tayinleri yaptı bir hakemin 2 aylık sürede hangi maçları yöneteceğini belirledi. Bana göre yanlıştı çünkü bir hakem bir müsabakadan sonra en az 1 hafta dinlenmesi ve kendini toparlaması gerekiyor zaman zaman ard ardada maçlara çıkabilir ama bunu form durumuna göre belirlemek gerekiyor. Form düşüklüğü yaşayan hakemi mutlaka dinlendirmek daha doğru ama bunlar böyle yapmadılar ve zaman zaman bu konuda problem ve sıkıntılar yaşadılar o yüzden bu uygulamalarındada değişikliklere gitmek zorunda kaldılar.

Son zamanlarda hangi maça kimin atanacağı hafta başı belli oluyor. Bu haber sızmasını hafta sonu durum açıklanınca teyit ediyor. Hakemlerin bunlardan haberleri oluyor mu?

Size yukarıdaki bahsettiğim nedenlerde etkili olmuştur bu dışarı sızmalarda. Ama bazen bir maça kamuoyu zaman zaman tahminlerde bulunabiliyor bu tahminler doğru çıkabiliyor da Aslında bana göre çok abartılacak bir durum olmadığı kanaatindeyim. Neticede bir müsabakanın hakemi en az 3 gün önceden kamuoyuna duyuruluyor. Halen biz güvensizlik anlayışı içersinde bazı şeyleri gizlemek düşüncesindeyiz. ama kesinlikle hakemlerin bilgisi dışında gelişen olaylar bunlar.

Şimdi eski bir hakem olarak maçları izlediğinizde aynı heyecanı duyuyor musunuz? Verilen hatalı kararları nasıl yorumluyorsunuz?

Eski bir hakem olarak zaman zaman bu heyecanı yaşamamak mümkün değil. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim hakemlik  kesinlikle kabiliyet ve beceri işi. Yöneticiler hakemlere yeni kural değişikliklerini ve sezon içerisinde yapılan hataları seminerlerde ders niteliğinde anlatırlar hatta sezon içersinde hakemleri tekrar toplayıp ara eğitimler verirler. Bundan sonrası hakeme kalmıştır hakem kendini çok iyi hazırlamalı ya müsabakaya iyi hazırlanmıyor ya da bazı şeylerden etkileniyor bu seyirci baskısı olabilir aman hata yapma korkusu olabilir sanırım hatalar bunlardan kaynaklanıyor.

Yaptığınız mesleklerden memnun musunuz? Dünyaya bir daha gelseniz ne olmak isterdiniz?

Dünyanın en farklı mesleklerinden bir hakemlik bazen kötü yönettiğiniz bir maçtan sonra size dünyayı zehir etmiş olsalar bile yani basında medyada yerden yere vurulmuş olsanız dahi hakemlikten kimse kolay kolay vazgeçemiyor. Bütün herkes sizi tanıyor insanlar size saygı gösteriyor bu ortamı gören kimse kolay kolay bu işten vazgeçmiyor zaten günümüzde bakın hakemlikten sonra eski hakemler ya yorumcu oluyorlar ya da hakem yöneticisi olmak için çabalıyorlar. O yüzdende bu camia hep bir kavga ortamından bir türlü çıkamıyor. Ben bir daha dünyaya gelsem yine hakem olmak isterdim ama yaptığım hakemlikten daha iyi hakemlik yapardım diye düşünüyorum.

Benzer Yazılar:

  • Benzer yazı bulunamadı.

You must be logged in to post a comment Giris

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Ukrayna Turlari | Ozge Tur | Tesla ERP