Yazan Haber Merkezi
Şirketler
18 Ekim 2010

Mobil sağlık alanına yenilikçi teknolojiler kazandırmasıyla tanınan Medline, vakalara daha kısa sürede ulaşabilmek için entegre navigasyon sistemi uygulamasına geçti. Kendi alanında da teknoloji öncüsü olan ve Medline’ın ambulanslarında kullanacağı yeni entegre navigasyon sistemi, ekiplere hastanın adres bilgisini anında iletecek; bu sayede adres tarifi ile vakit kaybetmeyen Medline ekipleri vakaya daha hızlı şekilde ulaşacak. Medline’ın tüm ambulanslarında kullanacağı entegre navigasyon sistemi, ambulans sürücüsünün navigasyon ekranına acil mesajları anında iletilecek. Hastanın adres bilgileri ambulans sürücüsüne koordinat bazında aktarılacağı için aracın bulunduğu yerden hedefe en uygun rota oluşturulacak. Uygun rotanın belirlenmesi sayesinde mobil sağlık hizmeti veren Medline ambulansları, olay yerine en kısa sürede ulaşarak hem hızla hayat kurtaracak hem de üyelerine verdiği hizmetin kalitesi artıracak. Birden fazla hasta bilgisinin, birden fazla ambulansa aynı anda aktarımına da imkan veren navigasyon sistemi sayesinde Medline, acil operasyonların yönetimini de kolay ve etkin bir şekilde yürütebilecek.
MEDLINE:
Kurulduğu 1995 yılından 2009 yılına kadar hastane öncesi acil sağlık hizmetlerini üstlenen Medline, 2009’un ikinci yarısından itibaren sadece acil sağlık alanında değil, hastane dışında kalan “yerinde sağlık” ve “acil durum” ihtiyaçlarını da karşılamaya yönelik çeşitli hizmetleri vermek üzere yapısını yenilemiştir. Esas Holding şirketi olan Medline, 365 gün 24 saat Telefon ile Tıbbi Danışmanlık, Revir ve Sabit Nokta Sağlık Hizmeti, Evde Bakım Organizasyonu, Kurumsal Hizmetler, Bireysel Hizmet Paketleri ( evde doktor, evde tetkik, checkup, 7/24 acil ilaç), Sağlık Taramaları, Doktorlu Kara Ambulansı, Hava Ambulansı organizasyonu hizmetlerini vermektedir.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
18 Ekim 2010

Anadolu Hayat Emeklilik, 15 yıl önce satın aldığı iki poliçesine toplamda sadece 218 TL’lik ödeme yapan ve 3 yıl sonra ödemeyi durduran müşterisi Aydın Çoközler’in cüzi birikimini değerlendirerek neredeyse 100 katına çıkardı. Çoközler, poliçelerinin varlığını bile unuttuğu bir anda Anadolu Hayat Emeklilik’ten gelen haberle hem sevindi, hem şaşırdı. 218 TL’lik yatırımla, yaklaşık 21 bin TL’lik birikime kavuşan Aydın Çoközler’e ödemesi Anadolu Hayat Emeklilik Marmara Bölge Müdürlüğü’nde takdim edildi. Bursa’da otomobil ticaretiyle uğraşan Aydın Çoközler, 1995 yılında Anadolu Hayat Emeklilik’in ölüm ve maluliyet teminatlı ürünü Geleceğin Sigortasıpoliçesini satın alırken, böyle bir birikime ulaşacağını hayal bile etmiyordu. Çoközler, o dönemde asgari ödeme süresi olan ilk 3 yıl boyunca poliçe başına 109 TL, yani toplamda 218 TL ödedi. Ekim 1998’de ödemelerini durduran, şirket tarafından defalarca hatırlatma yapıldığı halde ödemesini gerçekleştirmeyen Çoközler’in poliçesi 1 yıl sonra prim ödemesiz hale getirilerek kendisine bildirildi. Son bildirimden sonra da müşteri tarafından yanıt gelmeyince o güne kadar ödediği primleri Anadolu Hayat Emeklilik tarafından değerlendirilmeye devam eedildi.. Her iki poliçesi de 09.10.2010 tarihinde sona eren olan Aydın Çoközler ile yaklaşık bir ay önce süre sonu çalışmaları çerçevesinde iletişime geçilerek poliçeleri hakkındaki durum bildirildi.
15 yıl içinde birikimi 100 kat değerlendi
Birinci yıl 18,00 TL, ikinci yıl 32,40 TL ve üçüncü yıl 58,80 TL ödeyen Aydın Çoközler, poliçesi başına ödediği toplam 109,20 TL karşılığında yine poliçe başına 10 milyar 343 milyon civarında bir kazanç elde etti. Çoközler, yaklaşık 21.000 TL’lik çekini Anadolu Hayat Emeklilik Marmara Bölge Müdürü Ömer Madencioğlu’nun elinden alırken: “Benim bile peşini bıraktığım bir parayı bu kadar iyi değerlendirerek 15 yıl içinde 100 katına çıkaran Anadolu Hayat Emeklilik’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Yatırım uzmanlarının bu kadar küçük bir parayı nasıl değerlendirdiklerini görünce ödemediğim yıllar için hayıflanıyorum. Keşke ödemelerime düzenli olarak devam etseydim.” dedi.
“Birikimlerinizi takip edin”
Anadolu Hayat Emeklilik Marmara Bölge Müdürü Ömer Madencioğlu ise “O zamanlar Anadolu Sigorta bünyesinde ilk defa çıkarttığımız Kar Paylı Hayat Sigortaları bir anlamda bugün geldiğimiz noktada Bireysel Emeklilik Sisteminin ayak seslerini oluşturdu. Bugün itibari ile gerek Bireysel Emeklilik Sisteminde ve gerekse hayat sigortalarında yine sektörün lideri konumundayız.” dedi. Sektörün lideri olarak sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeye devam ettiklerini belirten Madencioğlu sözlerine şöyle devam etti: “Geçmiş yıllarda şirketimizle çalışmaya başlayan bir kısım sigortalımız çeşitli nedenlerle ödemelerini durdurmuş ve hatta ciddi bir kısmı poliçelerinin takibini zaman içinde unutmuşlardır. Kaybettikleri zamanı telafi etmek isten birçok sigortalımız bugün yine şirketimizin müşterisi olmaya devam etmekte ve bu defa düzenli ödemeler yapmaktadırlar. Sigortalılarımız ve katılımcılarımızın yılda en az bir defa bizimle iletişime geçmesi, ödemeleri hakkında bilgi alması, ödeme tutarlarının düzeni ve tasarruf kabiliyetleri hakkında değerlendirmede bulunmaları açısından büyük önem taşıyor. Sonuç olarak emekliliğimizde oluşacak gelir kaybının önlenebilmesi bugünden atılacak adımlarla mümkün…”
Anadolu Hayat Emeklilik hakkında:
Bireysel Emeklilik ve Hayat Sigortaları alanlarında hizmet sunan Anadolu Hayat Emeklilik, 1990 yılında “Türkiye’nin ilk hayat sigortası şirketi” olarak kuruldu. Halka açık ilk ve tek emeklilik şirketi olan Anadolu Hayat Emeklilik, Birikimli Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi ile en büyük fon yaratan şirket olma özelliğini taşıyor. Genel Müdürlüğü İstanbul’da bulunan Şirketin; İstanbul, Ankara, Adana, Bursa ve İzmir’de Bölge Müdürlükleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Şubesi bulunuyor. Anadolu Hayat Emeklilik, direkt satış ekibi, 300′e yakın özel acentesi ve Türkiye İş Bankası, HSBC, TEB ve Anadolubank’ın toplam bin 850’yi aşan banka şubeleri aracılığıyla hizmet sunuyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
16 Ekim 2010

İtalyan markanın gelmiş geçmiş en hızlı yol otomobili unvanına sahip Ferrari 599 GTO modeli, Avrupa kıtasında ilk kez 2010 İstanbul Autoshow Fuarı’nda görücüye çıkmak için gün sayıyor. Tüm dünya için sadece 599 adet üretilecek olmasıyla dikkat çeken Ferrari 599 GTO için Tofaş çatısı altında Ferrari ve Maserati markalarının ülkemizde distribütörlüğünü yürüten FerMas, ilkbahar aylarında sadece bir araç için 599 bin Euro’dan başlayan fiyatla Türkiye’de de sipariş almaya başlamıştı.
Ferrari’nin F1 yarışlarındaki tecrübesini ve bu yönde kazandığı teknolojik birikimini tek bir çatı altında toplanmasını yansıtan Ferrari 599 GTO, 670 HP güç ve 620 Nm tork üreten V12 motoru ve 1495 kg’lik ağırlığı sayesinde ulaştığı 335 km/s’nin üzerindeki son hız değeriyle farklılığını belli ediyor. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3.3 saniyede tamamlayan Ferrari 599 GTO, F1 tipi şanzımanı, ikinci nesil karbon seramik frenleri, 20 inçlik jantları ve Michelin tarafından geliştirilen ve daha iyi bir yol tutuş için daha geniş tutulan Supersports lastikleriyle ön plana çıkıyor. Göz alıcı aerodinamik tasarıma sahip Ferrari 599 GTO’da ayrıca sürücüsüne performansla ilgili anında görsel bilgi sağlayan kısaca VRE adı verilen (Virtual Race Enginieer-Sanal Yarış Mühendisi) sisteme de yer veriliyor. Ferrari 599 GTO’nun performansındaki en temel noktalardan birini ise Ferrari mühendisliğinin geldiği son noktayı temsil eden yenilikçi şasi tasarımı oluşturmaktadır. Sınıra yakın bir hassasiyet seviyesi ile sofistike elektronik sistemler arasındaki entegresyonu başarıyla tamamlayan Ferrari mühendisleri, Ferrari 599 GTO’da tüm yüksek performanslı spor otomobillerdeki dışa çekim eğilimini hemen hemen ortadan kaldırarak gerçek anlamda iletişimsel bir şasi elde etmiştir.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
14 Ekim 2010

Dünya pazarlarına ihraç edilmek hedefiyle Türkiye’de üretilmeye başlanan ilk model olarak dikkat çeken ve 2000 yılından bu yana Tofaş’ın Bursa’daki Fabrikası’nın imzasını taşıyan modern hafif ticari araç sınıfının öncüsü Fiat Doblo’nun evrim sürecinin son halkası, 2010 İstanbul Autoshow Fuarı’nda ziyaretçilerin karşısına çıkacak. İlk olarak Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç tarafından test edilen ve “Ar-Ge çalışması Türkiye’de yapılan ilk elektrikli araç” unvanına sahip Fiat Doblo EV, fuar kapsamında Fiat standında sergilenecek.
Türkiye’ye 8 yıl içinde 6.3 milyar Dolar’lık döviz girdisi sağlayacak, şimdiden sayısız ödüllü yeni Fiat Doblo projesinin geleceğe yönelik önemli bir gelişim halkasını temsil eden Fiat Doblo EV, toplam 300 bin km’lik menzile sahip ve 10 yıl ömre sahip batarya ile donatıldı.Tofaş tarafından geliştirilen Fiat Doblo EV, hızlanma durumuna göre 106 HP ile 140 HP arasında güç üreten elektrikli motor yapısına sahip olmasıyla dikkat çekiyor. 0-100 km/s hızlanmasını 9.6 sn’de tamamlayan ve elektronik olarak sınırlandırıldığı için 110 km/s hıza erişebilen Fiat Doblo EV, 0-50 km/s hızlanmasını ise 3.8 sn’de tamamlayabiliyor. 150 km’lik menzile sahip Fiat Doblo EV’nin lityum ion bataryası, hızlı şarj ile 1 saatte, ev tipi elektrik kaynaklarıyla ise 7 saatte yeniden şarj olabiliyor.
Fiat Doblo EV’nin dijital gösterge panelinde ise bataryanın şarj durumunu gösteren ayrı bir bölüm yer alıyor. Motora komutları ileten elektronik bir üniteye sahip olan Bursalı Fiat Doblo EV’nin en etkileyici yönlerinden birini ise gaz pedalına basıldığı anda 317 Nm’lik torkun etkisiyle müthiş bir ivmelenmeyle sessizce hızlanması oluşturuyor. Kokpitte geleneksel şanzıman ve vites kontrol unsurları yerine 4 adet buton yer alıyor. Tek dokunuşla hareket eden araç, aynı şekilde geri gidiyor veya park konumuna geçiyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
14 Ekim 2010

Dünyanın sayılı metropollerinden İstanbul’un doğalgaz dağıtımını yapan İGDAŞ’ın, bilgi birikimi ve tecrübesini paylaşmak amacıyla düzenlediği Uluslararası Doğalgaz Sempozyumu’nu, bu yıl INGAS THE BALKANS adıyla Üsküp’de gerçekleştirildi. Sempozyuma, Makedonya’nın yanı sıra, Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan, Moldova, Slovenya gibi Balkan ülkelerinin, doğalgaz ve enerji sektöründe yer alan kurum ve kuruluşlarının üst düzey yetkilileri ve özel sektör temsilcileri katıldı. Açılışını Makedonya Cumhuriyeti Başbakanı Nikola GRUEVSKİ’nin yaptığı sempozyumda, Makedonya Başbakan Yardımcısı Abdülhekim ADEMİ, Makedonya Ekonomi Bakanı Fatmir BESİMİ, Makedonya Ulaştırma ve Ekonomi Bakanı Mile JANAKİEVSKİ, Makedonya Devlet Bakanı Hadi NEZİR, Sırbistan Maden ve Enerji Bakan Yardımcısı Mulitin PRODANOVIC, Kosova Maden ve Enerji Bakan Yardımcısı Emilija Redzepi ve Üsküp Büyükşehir Belediye Başkanı Koce TRAJANOVSKI de hazır bulundu. Sempozyumda İGDAŞ Genel Müdürü Bilal ASLAN, GAZBİR (Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği) Başkanı Mehmet KAZANCI, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hüseyin Eren ve T.C. Üsküp Büyükelçisi Gürol Sökmensüer’in yanısıra Türkiye’den çok sayıda doğalgaz sektör temsilcisi yer aldı. Makedonya başta olmak üzere Balkan ülkelerindeki enerji ve doğalgaz stratejileri ve yatırım imkanlarına dair görüşlerin paylaşıldığı sempozyum, uluslararası boyutta önemli bir veri kaynağı oluşturdu.
Açılış konuşmasında, INGAS gibi önemli bir sempozyumun ülkesinde yapılmasından duyduğu memnuniyeti belirten Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski, “Ekonominin güçlenmesi için enerji tedariki ön koşuldur. Alternatif ucuz ve ekolojik enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulması nedeniyle Makedonya Hükümeti, enerji sektörünü öncelikler listesinin üst sırasına taşımıştır.” dedi.
Makedonya Hükümeti’nden birçok yetkilinin hazır bulunduğu sempozyumda konuşma yapan Devlet Bakanı Hadi Nezir, Türkiye’yi dost ve kardeş ülke olarak nitelendirdi. Türkiye ile işbirliğini en üst seviyeye çıkarmak istediklerini belirten Nezir, “ Makedonya’ya, 2 milyon nüfusa sahip bir ülke olarak bakabilirsiniz ancak; Makedonya, Balkanların tam ortasındadır, tam kalbindedir. Yalnız 2 milyonluk bir pazar değil, 70 milyonluk bir Balkan pazarı, Makedonya etrafında yer almaktadır. Ayrıca; şu an Makedonya Cumhuriyeti Devleti, 25 Avrupa ülkesi ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamıştır. Böylece 650 milyonluk Avrupa pazarına buradan hitap edilebilir hale gelmiştir.” dedi.
Balkan ülkelerinin enerji ve doğalgaz politikalarının her yönü ile masaya yatırıldığı sempozyumda konuşma yapan İGDAŞ Genel Müdürü Bilal Aslan, 24 yıldır İstanbul’un gaz dağıtımını sağlayan İGDAŞ’ın başarılarının tesadüf olmadığını belirtti. Aslan, “İGDAŞ, tüm faaliyetlerini yerine getirirken sektörü yakından takip etmiştir. Bir taraftan gelişmiş ülke piyasa uygulamaları ve teknolojik gelişmeler sürekli izlenmiş, diğer taraftan kendi içindeki gelişmeleri tüm paydaşları ve sektör tarafıyla sürekli paylaşmıştır. Gelişim ve öğrenmeyi temel ilke edinmiş bir yapı ve Türkiye’nin etkin bir enerji şirketi olarak, bu anlayışımızı uluslararası platformlara taşıdık ve bunun da öncülüğünü yaptık. İlkini 2005 yılında düzenlediğimiz Uluslararası doğalgaz sempozyumunu 2007 ve 2009 yılında devam ettirdik. Çok sayıda ülkenin önemli sektör temsilcilerinin katılımlarıyla İstanbul’da gerçekleşen bu etkinliklerde; Türkiye ve uluslararası doğalgaz piyasaları için yön verici sonuçlar elde edilmiştir. İNGAS Sempozyumları üstlendiği misyonla; sektör arenamızın en önemli etkinliklerinden biri haline gelmiştir.” dedi.
İGDAŞ tarafından ilki 2005’de, ikincisi 2007’de, üçüncüsü 2009’da İstanbul’da başarı ile gerçekleştirilen INGAS, dünyada doğalgaz sektörünün önde gelen ve en geniş katılımlı organizasyonlarından biri. Düzenlenmeye başladığından beri Almanya, Avusturya, ABD, Belçika, Çin, Danimarka, Fransa, İngiltere, İsviçre, Japonya, Kanada gibi 20 farklı ülkenin önemli kurum ve kuruluşlarını bir araya getiren sempozyum, bilgi paylaşımının en üst seviyede gerçekleşmesine zemin hazırlarken teknik ve stratejik bir çok konunun masaya yatırılmasını sağlıyor. Sempozyumun daha sık düzenlenmesine dair uluslararası katılımcılardan gelen talepler, sempozyumu Türkiye sınırları dışına taşıma fikrini doğurdu.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
14 Ekim 2010

Araçlarında en üstün güvenliği sunmayı ve Türkiye çapındaki yetkili satıcı ve servislerinde en kaliteli hizmetle en iyi müşteri memnuniyetini sağlamayı kendine öncelikli ilke edinen Hyundai, geniş kapsamlı ve uzun süreli servis kampanyalarına devam ediyor. Tüketiciye sadece satış esnasında değil, satış sonrasında da üstün hizmetler sunan Hyundai, yeni servis kampanyası dahilinde tüm araçlarını kapsamlı bakım için Türkiye genelindeki yetkili servislerine bekliyor.
Hyundai’nin 30 Ekim 2010’a kadar geçerli olacak servis kampanyası dahilinde periyodik bakım parça ve işçiliğinde, fren sistemi, debriyaj sistemi, egzos sistemi parça ve işçiliğinde koşulsuz yüzde 25 indirim uygulanacak. Ayrıca, tüm aksesuar parçalarında da yüzde 20 indirim Hyundai kullanıcılarına özel olarak sunulacak.
İndirimin yanı sıra tüm Hyundai araçlara ücretsiz check-up hizmeti verilecek. Ücretsiz check-up’ta yağ seviyeleri, motor ayarları, kayışlar, klima, ısıtma, aydınlatma, yakıt, ateşleme sistemleri, antifriz ve yürüyen aksam kontrolleri yapılırken ücretsiz boya kontrolünde de tamponlarda oluşan çizikler giderilecek.
Tüm bu fırsatların haricinde Hyundai Yetkili Servisleri’ne gelen tüm Hyundai araçlara sunulan, yağ servisi, lastik servisi (rotasyon) ya da far ayarı hizmetinin birinden işçilik ücreti alınmayacak. Ayrıca kampanya dahilinde ücretsiz akü ve silecek kontrolü yapılırken detaylı iç ve dış temizlikten ücret alınmayacak. Bunların dışında garantisi bitmiş Hyundai modelleri için sunulan Opsiyonel Yol Yardım Paketi yüzde 20 indirimle satın alınabilecek ve Hyundai Yetkili Servisleri’nden Bridgestone veya Lassa markalı 4 binek, 4×4 veya ticari lastik alana, 1 adet Bridgestone veya Lassa tekerlekli seyahat çantası hediye edilecek.
Hyundai bu avantajlı kampanyadan tüm müşterilerinin yararlanmaları için araç sahiplerini tüm Türkiye genelinde 50’den fazla ilde faaliyet gösteren 83 adet Hyundai Yetkili Servisi’ne bekliyor. Kendilerine en yakın yetkili servisi öğrenmek isteyenler, www.hyundai.com.tr adresine başvurabilirler.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
12 Ekim 2010

2007 yılından bu yana resmi olarak İtalyan üretici Fiat tarafından desteklenen ve son 2 sezonda olduğu gibi yine şampiyonluklara imza atmayı hedefleyen Fiat Yamaha Takımı’nın İspanyol sürücüsü Jorge Lorenzo, MotoGP sınıfında ilk Dünya Şampiyonluğunu kazandı. Sadece erişilebilir ve yenilikçi ürünler koymanın ötesinde iletişim ve pazarlama alanında bütünleşik bir platform oluşturmak adına Yamaha Takımı’na global açıdan sponsor olan Fiat, marka bilinirliği ve uluslararası alanda görünürlük bakımından somut sonuçlar elde etmesiyle dikkat çekiyor.
Avrupa’nın en çevreci otomobil üreticisi unvanına sahip Fiat tarafından desteklenen Fiat Yamaha Takımı, 2010 MotoGP Dünya Şampiyonası’nda İspanyol pilotu Jorge Lorenzo ile zafere ulaşmayı başardı. Sezonun bitimine 3 yarış kala şampiyonluğunu ilan eden Fiat Yamaha Takımı’nın 23 yaşındaki genç yeteneği Jorge Lorenzo, böylece MotoGP sınıfında kariyerindeki ilk Dünya Şampiyonluğunu kazanmış oldu. Takım ve Üretici gibi klasmanlarda da sezon sonunda şampiyonluklara imza atmayı hedefleyen Fiat Yamaha Takımı, göz kamaştıran bir ekip çalışmasının aynı zamanda somut kanıtını temsil ediyor.
9 Dünya Şampiyonluğu bulunan Valentino Rossi gibi efsane bir ismin yanı sıra genç şampiyon Jorge Lorenzo gibi bir diğer genç yeteneğin yer aldığı Fiat Yamaha Takımı’na 2007 yılından bu yana global açıdan sponsorluk yapan Fiat, marka bilinirliği ve uluslararası alanda görünürlük bakımından somut sonuçlar elde etmesiyle dikkat çekiyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
11 Ekim 2010
ANELDOĞA, 6-10 Ekim tarihleri arasında Tüyap Beylikdüzü Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen CeBIT Fuarı’nda potansiyel müşterilerine kendi sistemlerini ve beş ana atığın nasıl geri dönüştürüldüğünü, geri dönüşümün önemini ve dünyamıza olan yararlarını ziyaretçileriyle paylaştı.
Doğayla dost bir prosesle elektronik eşyalar geri dönüştürülüyor…
AnelDoğa Genel Müdürü Kerim Daşkaya, “Çevre konusunda ulusal standartlar ve zorunlulukların yanında global standartlar da oluştu. Kurulacak atık yönetim sistemleriyle çevre hakkında global standartların yakalanmasının yanısıra, atıkların minimize edilmesi ve ayrıştırma yöntemleriyle doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamayı amaçlanıyoruz” dedi.
AnelDoğa’nın, Türkiye’nin ilk ve tek “Entegre Elektrikli ve Elektronik Atık ve Ömrünü Tamamlamış Otomobil Geri Dönüşüm Tesisi” olduğunu ifade eden Kerim Daşkaya, AnelDoğa’nın 30 bin m2 alan üzerinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, çok sayıda teknoloji markasına hizmet verdiklerini kaydetti. Anel Doğa’nın artık kullanılmayan elektrikli ve elektronik atıkları teknik olarak yüksek kalite ve çevre açısından doğayla dost bir prosesle yeniden işleyerek her çeşit malzeme bileşimini çıkartıp, hacimlerini küçülttüğünü, çıkarılan ikincil homojen maddelerin madde-duyarlı bir proses aracılığıyla geri kazanıldığını söyledi.
Rakamlarla geri dönüşüm;
- Geri kazanılmış metalden; 1 ton alüminyum yapmak için gereken enerji, cevherden çıkartılacak alüminyum için harcanan enerjinin sadece yüzde 4’üdür.
- Bakır bileşimlerin geri kazanılması için gereken enerji, bakırın madenden çıkartılması için gereken enerjinin sadece yüzde13’üdür.
- Bir cep telefon üretiminde 75 kg, bir bilgisayar üretiminde ise bin 500 kg atık ortaya çıkar.
ANELDOĞA HAKKINDA
Çevre konusunda ulusal standartlar ve zorunlulukların yanında ‘’global standartlar’’ da oluştu. Kurulacak atık yönetim sistemleriyle çevre hakkında global standartların yakalanmasının yanısıra, atıkların minimize edilmesi ve ayrıştırma yöntemleriyle doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.
Anel Doğa, Türkiye’nin ilk ve tek “Entegre Elektrikli ve Elektronik Atık ve Ömrünü Tamamlamış Otomobil Geri Dönüşüm Tesisinde”, 30 bin m2 alan üzerinde faaliyetlerini sürdürüyor. AnelDoğa, profesyonel uzman kadrosu ve uluslararası işbirliklerinin de desteğiyle sektördeki teknolojik gelişmelere yön veriyor.
AnelDoğa, dünyada uygulanan teknoloji yöntemleri kullanarak atıkların kesin, bütünleşik ve uluslararası standartlarda geri dönüşümünü en yüksek oranda gerçekleştiriyor.
Her yıl tonlarca elektrikli ve elektronik eşya çöpe atılıyor. Elektrikli ve elektronik atıkların kontrolsüz olarak doğaya terk edilmesi, içerdikleri zehirli ağır metaller nedeniyle doğa ve canlılar için büyük bir tehlike oluşturuyor.
Bu nedenle Anel Doğa, elektrikli ve elektronik atıkların toplamadan taşımaya, nihai bertaraftan raporlamaya kadar dolaşım sisteminin oluşturulmasında ve yönetilmesinde büyük rol oynuyor.
AnelDoğa, elektrikli ve elektronik atıkların geri dönüşümünü çevre dostu bir proses ile ulusal mevzuatlara uygun şekilde gerçekleştiriyor.
Anel Doğa artık kullanılmayan elektrikli ve elektronik atıkları teknik olarak yüksek kalite ve çevre açısından doğayla dost bir prosesle yeniden işleyerek her çeşit malzeme bileşimini çıkartıp, hacimlerini küçültüyor. Çıkarılan ikincil homojen maddeler, madde-duyarlı bir proses aracılığıyla geri kazanılıyor.
ANEL GRUP HAKKINDA
Anel Grup, bir teknoloji ve mühendislik platformu olup 1986 yılında kuruldu. Taahhüt, telekom, enerji, savunma, bilişim çözümleri ve profesyonel elektronik sektörlerinde Katar, Libya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Mısır, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya Federasyonu, Kazakistan, Ukrayna ve Bosna Hersek’te de çalışmalarını sürdürüyor. Bazı projeleri arasında; İstanbul Atatürk Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı, İzmir Adnan Menderes Havalimanı Doha Havalimanı, Batum Havalimanı,Tiflis Havalimanı, Marmaray Projesi, Katar Kongre Merkezi, Libya Tripoli Havalimanı, Milgem Projesi, Fujitsu PC üretimi, Türkiye’de tek cep telefonu üretimi (General Mobile), Türkiye’de ilk tam otomasyon güneş enerjisi modülü üretimi bulunuyor. Anel Grup bünyesinde, Anel Mekanik, AnelTech, AnelEnerji, AnelEs, AnelSis, AnelMarin, Anel E-Sistem, AnelYapı, AnelArge, AnelMep, AnelMak, AnelDoğa şirketleri ve Çelikel Vakfı bulunuyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
6 Ekim 2010

Tofaş çatısı altında yer alan Fiat Otomobil ve Fiat Ticari Araçlar, Ekim ayı boyunca 2011 model Fiat markalı otomobil ve ticari araç satın alma işlemlerini Koç Fiat Kredi aracılığıyla kredi kullanarak yapacak olan müşterilerine “Dosya Masrafsız Kredi” ayrıcalığı sunmaya devam ediyor. Şimdi satın alıp ötelemeli taksit avantajıyla Şubat 2011’den itibaren geri ödeme imkanı da sunan ve 31 Ekim tarihine kadar geçerli olacak “Dosya Masrafsız Kredi” kampanyası kapsamında Fiat Punto Evo, Fiat Bravo, Fiat Linea, Fiat Scudo, Fiat Ducato ve Yeni Fiat Doblo gibi Fiat modelleri tercih edilebiliyor. Kampanya ile 384 TL’den başlayan ötelemeli taksitlerle ve % 0.89 faizle dosya masrafsız kredi kullanma imkanıyla bir Fiat modeli sahibi olma fırsatı sağlanıyor.
Fiat, Ekim ayı boyunca 2011 model Fiat markalı otomobil ve ticari araç satın almalarını krediyle yapacak olan müşterilerine “Dosya Masrafsız Kredi” ayrıcalığı sunmaya devam ediyor. Yoğun talep görmesine paralel uzatılan başarılı kampanya kapsamında ayrıca Ekim ayında dosya masrafsız krediyle Fiat alan müşterilere, Şubat ayında ödeme imkanı sunuluyor. 6 bin 100 TL’lik peşinatla 13 bin TL’lik kredi kullananlara ayda 384 TL’lik taksit ve toplam maksimum 48 ay vadeyle “ötelemeli geri ödeme” kolaylığı da sağlanıyor.
Fiat Punto Evo’dan Fiat Bravo’ya, Fiat Fiorino’dan Yeni Fiat Doblo’ya kadar tüm Fiat model ailesi için uygun peşinat ve uzun vade alternatifinin yanında eşit ödemede anahtar teslim fiyatının % 100’üne sıfır peşinatla kredi kullanma imkanı da ayrıca sağlanıyor. Dosya masrafsız kredi desteğiyle bir Fiat modeli satın almak isteyen tüketiciler, showroomdan çıkmadan sadece T.C. kimlik numaralarını vererek kredi başvurularını zahmetsizce gerçekleştirebiliyorlar.
Ayrıca satın alma tercihini Fiat markalı otomobillerden veya Fiat Fiorino, Fiat Doblo Classic ve yeni Fiat Doblo’dan yana kullanacak tüm müşterilere de 3 yıl veya 150 bin km garanti ise standart olarak hediye ediliyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
6 Ekim 2010

Porselen karo sektörünün öncü markası Seranit, 28 Eylül – 2 Ekim 2010 tarihleri arasında İtalya’nın Bologna şehrinde düzenlenen dünyanın en büyük seramik ve banyo aksesuarları fuarı Cersaie’ye katıldı.
Seranit, dünya seramik sektörünün nabzının tutulduğu Cersaie Fuar’ında 128 metrekarelik standında ilginç, ileri teknoloji ve sıra dışı tasarımlardan oluşan 2010-2011 koleksiyonunu ve mevcut ürünlerini sergiledi. Yurtdışında 56 ülkede yaklaşık 450 satış noktası bulunan Seranit, yeni koleksiyonları ile fuarda büyük ilgi ile karşılandı.
Seranit standının en dikkat çekici serileri arasında tek parçada uygulanıp, tek seferde monte edilebilen, hem iç hem de dış mekanlarda kullanılabilen, Türkiye’de üretici olarak sadece Seranit’in sahip olduğu yeni bir sistem olan ileri teknoloji ürünü ‘yeni nesil merdivenler’ bulunuyordu.
Seranit Genel Müdürü Hamdi Altunalan, “Uluslararası sektörde en önemli fuarlardan biri olan İtalya Cersaie’ye bu yıl dördüncü kez katıldık. Bu yıl yeni koleksiyonumuzun yanında, üstün teknoloji ürünlerimizi tanıtmanın mutluluğu ve heyecanını yaşadık. Standımıza olan yoğun ilgi ile adımızdan oldukça söz ettirdik. Bu başarıda, üstün teknoloji ile ürettiğimiz geniş ürün portföyümüz, yüksek üretim ve hizmet kalitemiz kadar, global bir marka olarak gerçekleştirdiğimiz uluslararası işbirlikleri de etkili oldu” dedi.
Seranit Hakkında
Seranit Granit Seramik Sanayi Ticaret A.Ş. Türkiye’nin ilk Teknik Porselen üreten fabrikası olarak Bilecik Organize Sanayi Bölgesinde 1992 yılında kurulmuş, 1993 yılında üretim faaliyetine başlamıştır. 55 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda 102 bin metrekarelik bir alanda faaliyetini sürdürmekte olan SERANİT’in kapasitesi 8,5 milyon metrekareye ulaşmıştır. Sahip olduğu üretim teknolojileri ile dünya teknik porselen üreticileri arasında saygın bir yer edinen SERANİT, bünyesinde gerçekleştirdiği AR-GE ve ÜR-GE çalışmaları sayesinde birçok ilk’e de imza atmıştır.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
5 Ekim 2010

Otomotiv verileri konusunda hizmet veren ve 1984 yılında kurulan JATO, 19’u Avrupa Birliği üyesi 21 ülkede gerçekleştirdiği 2010 yılının ilk yarısını kapsayan karbondioksit emisyon sonuçlarını içeren araştırma raporunu açıkladı. 2009 yılı sonunda 127.8 g/km ile Avrupa’nın en çevreci otomobil üreticisi olmayı başaran İtalyan Fiat, 2010 yılının ilk yarı sonuçlarına göre 123.5 g/km’lik emisyon değeriyle fark yaratan bir sonucun altına imza attı. Avrupalı yeni modellerin neredeyse % 60’nın artık 140 g/km’nin karbondioksit seviyesinin altında bir değer sunmaya başladığı bu dönemde açık ara düşük emisyon salınım ortalaması ile dikkat çeken Fiat, 2015 yılında uygulamaya geçecek olan 130 g/km hedefini şimdiden yakalama hatta daha da altına inebilme başarısıyla da sürekli olarak ön plana çıkıyor. Avrupa çapında yılın ilk yarısı sonuçlarına göre en düşük karbondioksit emisyonu sunan model unvanının haklı galibi ise Fiat 500 oldu. 2010 yılının ilk yarısında 100 bin kişiye yakın müşterinin tercihi olan Fiat 500, 116 g/km’lik karbondioksit emisyon ortalaması ile açık ara en çevreci otomobil modeli oldu. Fiat’ın ikonik 500 modelini ise 2010 yılının ilk yarısında 140 bine yakın müşterinin tercihi olan bir başka Fiat modeli olan Panda, 118 g/km’lik emisyon değeri ile ikinci sırada takip etti. 2010 yılının ilk 6 ayında 150 bin adetten fazla satılan Fiat Punto Evo ise 123.5 g/km’lik emisyon değeri ile 4. sırada yer alan bir başka çevreci Fiat modeli oldu.
Fiat’ın Çevreci Teknolojileri
Fiat markasına üst üste Avrupa’nın en çevreci otomobil üreticisi unvanını kazandıran teknolojilerin başında Multiair teknolojili yeni nesil benzinli motorları geliyor. Zira gelişmiş dizel motor teknolojisinde bir dünya lideri olan Fiat’ın karbondioksit (CO2) emisyonlarını yüzde 10 ile 25 oranında düşürüp diğer motor kirleticilerinin oranlarında da yüzde 60’a varan düşüşler kaydeden benzinli motor tasarımında temel bir başarıyı ifade eden MultiAir teknolojisi ise bir diğer önemli yeni ekolojik atılımını temsil ediyor. Fiat’ın yeni MultiAir teknolojisi ile donatılmış bir motor daha güçlü, bütün motor hızı aralığında daha hassas, ciddi ölçüde daha az yakıt kullanıyor ve her türlü egzoz emisyonunu büyük ölçüde azaltıyor. Ayrıca bu teknoloji, Fiat’ın en düşük geniş aralıklı CO2 emisyonlarını gerçekleştiren bir numaralı otomobil üreticisi unvanına sahip olmasını sağlayan düşük emisyon ve düşük yakıt tüketim teknolojisindeki liderliğini korumasına da yardımcı oluyor.
İlk olarak yenilenen Fiat Punto Evo modelinde ardından da yeni Fiat Doblo’nun Euro 5 normlarına uygun üretilen motorlarında sunulan Start&Stop teknolojisi ise bir başka çevreci çalışmayı temsil ediyor. Örneğin bu teknoloji ile donatılan Fiat modelleri şehir içinde %15’e varan yakıt tasarrufu ve düşük karbondioksit salınımı değerleri sunabiliyor. Start&Stop sistemiyle birleştirilen Vites Değişim Göstergesi (GSI – Gear Shift Indicator) ise ne zaman vites değiştirileceğine dair öneride bulunan bir “yardımcı pilot” işlevi görmektedir. Bu sistem sayesinde, yakıt tüketimi anlamında motordan daha verimli ekonomik çalışma performansı alınabiliyor. Gösterge paneli üzerinden takip edilebilen GSI sistemi daha verimli bir yanma performansı için vites büyütme ya da mevcut torktan en iyi şekilde yararlanmak için vites küçültme önerisinde bulunarak sürücüler için benzersiz bir asistan desteği sağlamaktadır.
Marka (g/km) 2010 İlk Yarı
- FIAT 123.5
- Toyota 128
- Peugeot 132.3
- Citroen 133.4
- Renault 134.6
- Ford 137
- Opel 141
- VW 142,2
- Audi 154.2
- BMW 154.5
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
5 Ekim 2010
Sportif Şıklığı Seven Zarif Kadınlara: Trendy Ladies
Dinamik, trendleri takip eden zarif kadınların vazgeçilmez aksesuarı olan ‘Trendy Ladies’ modelleri, sportif ve şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Koleksiyonun gözde parçaları ise farklı renk ve desenleriyle Nacar tutkunlarına özel olarak dizayn edildi. Trendy Ladies koleksiyonunda dikkat çekici modellerden biri de koruma aksesuarına sahip dinamik modeller. Nacar’a özel koruma aksesuarı ile Nacar saatiniz çarpma, düşme gibi dış etkenlerden korunuyor. Koleksiyonda yer alan dört model de sağlamlığın sembolü Quartz makine ve 3 atm su basıncına dayanıklı, komple çelikten yapılmış 34 mm kasaya sahip.
Hakiki deriden yapılmış farklı renklerdeki parlak deri kordon ise seriye hem şık hem de sportif bir kimlik kazandırıyor. Birbirinden şık, farklı tasarım ve renklere sahip Trendy Ladies serisi zarif ve şık genç kadınların bileklerinde tüm bakışları üzerine toplayacağa benziyor.
Nacar Bayan 1: 284 TL Nacar Bayan 2: 244 TL
Nacar Erkeğine; Klasik ve Sportif Çizgiler
Nacar’ın sportif ve klasik çizgileri harmanladığı Chronos serisindeki saatler, hem tasarımıyla hem de özellikleri ile göze çarpıyor. Chronos ailesi, sağlamlığı ve kalitesi ile kendini kanıtlayan kronograf Quartz makine ve 3 atm su basıncına dayanıklı komple çelik 40 mm kasa ve bileziğe sahip. Kullanılan mineral kristal camı ise çizilmelere karşı son derece dayanıklı. 12 saatlik kronograf sayıcı, takvim ve çelik bilezik, seriye sportif bir görünüm kazandırırken, Roma rakamları ve gizli kronograf butonları ise saatinize klasik bir hava katıyor. Çift kilitli katlanır kelebek tokası ile bileğinize kenetlenen Chronos saatinizi bileğinizden çıkarmak istemeyeceksiniz.
Nacar Erkek 1: 680 TL Nacar Erkek 2: 630 TL
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
5 Ekim 2010

DREMEL yeni, kompakt, hafif ve güçlü bir sisteme, ayrıca 360 derece kesme ve batır-kes kabiliyetine sahip olan yeni ürünü TRİO™’yu Eylül 2010’da piyasaya sunuyor. Tahta, plastik, alçıpan, metal levha ve fayansta çabuk ve kontrollü kesim için mükemmel seçim olan DREMEL TRİO™ ile A’dan Z’ye tüm zımparalama ve frezeleme işlemlerini, artık zaman kaybetmeden gerçekleştirmek mümkün.
DREMEL TRİO™ ile döşemelerde delik açmak, mutfak dolabı inşa etmek ya da üzerine dekoratif bir süs işlemek, elektronik eşyaları duvara monte etmek, yağmur oluğu, hatta havalandırma paneli yapmak son derece kolay. Hobi tutkunları için mükemmel bir donanım olan DREMEL TRİO™, kullanıcının başladığı işi başarı ile tamamlamasını garanti ediyor.
Döner başlığı sayesinde birçok malzeme üzerinde kolaylıkla batır-kes işlemini uygulayabilen DREMEL TRİO™, ne kadar karmaşık olursa olsun sarmal kesimleri basitçe yapıyor; spiral hareketi, zımparalama ve frezeleme kabiliyeti ise kullanıcının kontrol kabiliyetini yükseltiyor. Tüm bu kolaylıkların yanı sıra çoklu kavrama bölgesi, çift tutuş seçeneği ve değişken hızı, ürünün farklı malzemeler üzerinde yüksek verime ulaşmasını sağlıyor.
Bol aksesuar seçeneği
Farklı aksesuarla uyumlu olma özelliği taşıyan DREMEL TRİO™, bu sayede ev ve çevresinde uygulanabilecek birçok projede rahatlıkla kullanılabiliyor. Ürün, çok amaçlı karbür kesme bıçağı, fayans kesme bıçağı, çok amaçlı HSS oyma bıçağı, zımparalama mandreni, 60 ve 120 grit’lik zımparalama bantları, düz freze bıçağı aksesuarları ile birlikte sunuluyor. Sistem eklentileri ise temiz çalışma ortamı için toz emme adaptörü, daha iyi görüş mesafesi, toz emme adaptörü hortumları ile kolay bağlantı ve uyumluluk; 160 milimetreye yakın yarıçapta mükemmel daireler kesebilmek için daire kesici ve 40-160 milimetre arası düz çizgiler çizebilmek için yol göstericiyi içeriyor.
Yeni DREMEL TRİO™ 1 çanta, 1 adet zımparalama mandreli, 6 adet zımparalama bandı, 1 adet çok amaçlı karbür kesme ucu, 1 adet düz freze ucu, 1 adet daire kılavuz eki ve 1 adet toz emme adaptörü ile birlikte Eylül 2010’dan itibaren kullanıcılar ile buluşuyor.
DREMEL TRİO™’nin temel özellikleri
- Rahatlık ve kontrol için 90 derece döner başlık kabiliyeti
- Temiz bir çalışma ortamı için toz emme özelliği
- Hassas parçaları korumak için koruyucu baz
- Teleskopik ayak sayesinde kesme, zımparalama ve frezelemede derinlik kontrolü
- Uzun süreli kullanımlarda lock- on düğmesiyle konforlu çalışma
- 10-20 bin devir arasında değişen hız seçenekleri ile daha fazla esneklik ve optimum kontrol
- Diğer dekupaj testerelerine oranla daha hafif ve küçük boyut
- Kesme, zımparalama ve frezeleme aksesuarları için 4,8 milimetre vida boyu uzunluğunda yeni sistem…
Dremel Hakkında
Dremel markası, ahşap işi, maket yapımı, araba restorasyonu, kişisel yaratıcı projeler gibi uygulamalı hobiler ile ilgilenen kişilerin öncelikli tercihidir.
Dünya çapında yaklaşık 50 ülkede faaliyet gösteren Dremel, 1932’de AJ Dremel tarafından kurulmuştur. Dremel, çok amaçlı el aletini icat etmesinden bu yana, geniş bir müşteri yelpazasine kaliteli ürünler sunarak, kendi kategorisinde güvenilen bir marka olmayı başarmıştır. Dremel’in yenilik ve kalite taahhütünün yansıması ile dizayn ve üretimdeki liderliği onu dünyada en çok satan çok amaçlı el aleti markası yapmıştır.
Dremel el aletleri profesyonel ya da hobi amaçlı kullanımlarda üstün performansı ile detaylı ve ince işlerin kolaylıkla halledilmesini sağlar.
Dremel’in temel ürün gamı, 150′den fazla aksesuar ve bağlantı parçası ile çalışabilen ve çok yönlü bir yüksek hızlı motordan oluşan Dremel Multitool etrafında şekillenmiştir.
Dremel, Türk medyası için yeni bir online basın bilgilendirme sistemine sahiptir. www.dremel.com adresinde bültenlerin, resimlerin ve bunlara ek olarak Dremel ürünlerinin, yaratıcı ve pratik projelerin, bayi satış noktalarının bilgilerinin bulunduğu bir Sanal Basın Ofisi var. Son basın bültenlerini anında görüntülenip, tüm bültenlerin ve resimlerin hızlı indirilebildiği Dremel sanal ofis gazetecilere Türkçe bilgi sağlıyor ve yerel mecralara email ve/veya telefon yoluyla ulaşma fırsatı veriyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
1 Ekim 2010
Fiat’ın küçük sınıfta yer alan ikon modeli 500’ün sadece opak siyah gövde rengiyle üretilmeye başlanan “ Fiat 500 Blackjack” modeli, Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. Yeni 1.2 litre hacimli 85 HP’lik TwinAir motordan 1.4 litre 100 HP’lik benzinli motora kadar farklı güç üniteleriyle donatılmış olarak tercih edilebilecek olan Fiat 500 Blackjack, Fiat’ın retro tasarımlı 500 modeli konusunda maksimum kişiselleştirme kapasitesini kanıtlayan ürün felsefesinin yeni bir adımını temsil ediyor.
İtalyan stil ikonu Fiat 500 modelinin 500C, 500 Pink, 500 by Diesel gibi ara versiyonlarının ardından Fiat 500 Blackjack adı verilen özel serisi, 2010 Paris Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı. Sadece opak siyah gövde rengiyle sınırlı sayıda üretilecek olan Fiat 500 Blackjack, Fiat’ın retro tasarımlı 500 modeli konusunda maksimum kişiselleştirme kapasitesini kanıtlayan ürün felsefesinin yeni bir adımını temsil ediyor. Teknoloji abidesi 1.2 litre 85 HP’lik TwinAir’den 1.3 litre 95 HP’lik Multijet motora kadar geniş bir güç ünitesine sahip olarak tercih edilebilen Fiat 500 Blackjack, tasarım özellikleriyle dikkat çekiyor.
Fiat 500 Blackjack, özel opak siyah boya renginin yanı sıra krom öz ızgara, tutamaklar, ayna kaplamaları ve plakalık tutucuları; ortasında kırmızı bir orta çerçevenin yer aldığı ve kırmızı boyalı fren kaliperlerinin bulunduğu opak siyah renkli 16 inçlik alaşım jantlarıyla farkını belli ediyor. Siyah renkli kokpite sahip kabin içindeyse isteğe bağlı siyah ya da kırmızı deri döşemenin yanı sıra kırmızı dikişli deri direksiyon simidi ve krom detaylarla süslenmiş vites topuzu gibi unsurlar, özel Fiat 500 serisinin görsel gücünü arttıran etkenlerin başında geliyor.
Yazan Haber Merkezi
Şirketler
1 Ekim 2010

Hyundai, 2010 Paris Otomobil Fuarı’nda ikisi dünya tanıtımı olmak üzere 4 yeni modelini tanıtıyor. Hyundai’nin Avrupa pazar payının büyümesine paralel olarak, standı bu sene %66 oranında daha büyük; ve toplamda 18 modelin tanıtımı yapılıyor.
Dünya tanıtımı yapılan yeni nesil MPV (Multi Purpose Vehicle – Çok Amaçlı Araç) modeli “ix20”, segmentinin “kutu” formlu tasarım alışkanlığından uzaklaşarak Hyundai’nin modern ve yenilikçi tasarım anlayışı doğrultusunda daha dinamik ve sportif bir görünümle karşımıza çıkıyor. Hyundai’nin Rüsselsheim Almanya’daki Ar&Ge Merkezi’nde tasarlanıp geliştirilen ix20, markanın yeni “akıcı” tasarım dilinin izlerini taşıyor. Sınıfının en iyi yakıt ekonomisi ve 114 g/km’lik CO2 emisyonuna sahip olan ix20, Euro NCAP’in çarpışma testlerinde kendisini 5 yıldıza taşıyacak olan aktif ve pasif güvenlik donanımları ile otomobilseverlerin beğenisine sunuluyor.
Hyundai’nin geniş ürün yelpazesini tanıtmak amacıyla daha büyük bir alanla yer aldığı Paris’te makyajlı i10 modelinin de dünya tanıtımı yapılıyor. Türkiye’de A-segmenti’nin en çok satılan modeli olan i10’un yeni versiyonunda güncellenen tasarım ve özelliklerin yanında sadece 99 g/km’lik CO2 emisyonuna sahip olan yeni 1.0 litre hacimli motor da çevreye gösterdiği saygıyla dikkat çekiyor. Yılın dördüncü çeyreğinde pazara sunulacak i10, yenilenmiş ön bölüm, altıgen ızgara ve göz yaşı formundaki ön farlarıyla tasarımında diğer Hyundai modellerinden izler taşıyor.
Paris’te tanıtılan diğer bir model ise Genesis Coupe. Yılın son çeyreğinde satışa sunulacak olan ve Avrupalı otomobilseverlerin beğenisine göre tasarlanan arkadan itişli Genesis Coupe yenilenmiş direksiyonu, süspansiyonu, frenleri ve iki motor seçeneğiyle karşımıza çıkıyor: 210ps’lik güç üreten 2,0 litre turbo motor ve 303 ps’lik güç üreten 3,8 litre V6 motor.
Genesis ürün grubu ise sedan modeli ve Avrupa’da ilk kez tanıtılan Equus limuzin modeliyle tamamlanıyor. Böylece Hyundai Avrupalı tüketicinin bu iki modele olan ilgisini ölçerek Avrupa pazarına sunulmaları konusunu değerlendirmeyi hedefliyor.
Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı’ndaki standında Blue Drive™ isimli çevre dostu programındaki yenilikler ve gelişimlere de yer veriliyor. Çevre dostu teknolojilerinde dünya lideri olmayı hedefleyen Hyundai’nin yeni modelleri, daha da düşürülen emisyon salınımlarıyla iddiasını ortaya koyuyor.
Hyundai’nin SUV-C segmentindeki başarılı modeli ix35’in değişik versiyonları Hyundai uzmanlığını gözler önüne seriyor. Avrupa pazarına sunulan dördüncü model olan ix35 Blue, yeni 1.7 litre dizel motor ve Blue Drive™ teknolojisi sayesinde CO2 emisyon değerinde 100 km’de sadece 135 gram ölçümüne ulaşarak sınıfında lider konuma geliyor. Hyundai ix35 dizel hibrid modelinin de dünya tanıtımını yapıyor. 117 g/km’lik CO2 emisyonuna sahip olan ix35 dizel hibrid, Hyundai standındaki diğer altı Blue modellerine katılıyor.