Goncalı Kilisesi (Laodikya Kilisesi)

laodikya
Denizli’nin 6 km kuzeyinde bulunan Laodikya antik kenti, bugünkü Eskihisar ile Goncalı Köyleri arasındaki tepeler üzerinde kurulmuştur. Adını bölgeye egemen olan Selekoslar Kralı II. Antiochos’un (M.Ö. 250) karısı Laodike’ye izafeten almaktadır. Daha önceleri Rhoas veya Dios adları ile anılırdı.

Kentin bugün yüzeyde görülen başlıca kalıntıları arasında; iki tiyatrosu, stadyumu, bazilikası, nymphaeumu, tapınağı, sütunlu caddesi Roma döneminde inşa edilmiş anıtsal yapılarıdır.

Laodikya’nın en yüksek refah düzeyine ulaştığı zamanlar Roma ve erken Hıristiyanlık dönemi ve geç Bizans çağına rastlamaktadır. Hierapolis yakınlarındaki bir kaynaktan gelen şehirdeki sıcak suyun tedavi edici özellikleri sebebiyle, şehir aynı zamanda bir tedavi merkezi olarak da gelişmiştir.

İncil’den ve diğer belgelerden anlaşıldığına göre, şehrin vatandaşları yeni dine karşı çok kayıtsız bir tavır almışlardır. İlk misyonerler, bu tavrın servetlerinden kaynaklandığına ve onları paylaşmaktan alıkoyduğuna inanmışlardı. Laodikya M.S. IV. yy.da Ecumenikal Konseyi’nin toplandığı önemli bir piskoposluk merkeziydi. Buna ek olarak, İncil’in son Babı’nın Vahiy bölümünde zikredilen yedi kiliseden biri olarak adı geçmektedir.

Latince “Halkın Sesi” anlamına gelmektedir.

Efes Antik Kenti’nden sonra Anadolu’daki en büyük yerleşim yeri olarak bilinen Denizli yakınındaki Laodikya Antik Kenti’nde Kuzey Tiyatrosu’ndaki kazılarda, M.S. 2. yüzyılın önde gelen aileleri, esnaf loncaları ve üretim birlikleri üyelerine rezerve edilmiş oturma basamakları bulundu.

Laodikya Kazı Heyeti Başkanı ve Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, 2009 yılı kazı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Bu seneki kazı ve temizleme çalışmaları sırasında, Kuzey Tiyatrosu’nda ilginç bir konuyu gün yüzüne çıkardıklarını belirten Prof. Dr. Şimşek, diğer tiyatrolarda olmayan biçimde dönemin önde gelen aileleri, esnaf loncaları ve üretim birlikleri üyelerine rezerve edilmiş basamaklar bulduklarını belirtti.

Tüm basamaklarda oturma sırasına göre yazıların bulunduğunu dile getiren Şimşek, ”Bu yazıların çevirisini yaptığımızda, rezerve yapılmış oturma alanları olduğunu saptadık. Bu yönü ile dünyada ender bir tiyatro olarak karşımıza çıkıyor. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Prof. Dr. Şimşek, basamaklarda Laodikya’nın o dönemde de bir tekstil kenti olduğuna ilişkin bir kanıta rastladıklarını, bugünkü şartlarda bir holding büyüklüğündeki Yün Boyacıları Birliği üyelerine de rezerve yapılmış koltukların saptandığını dile getirdi.

Birliğin, Laodikya ve Hierapolis’te bazı yapıların ayağa kaldırılması ve inşaatını finanse ettiğini belirlediklerini anlatan Prof. Dr. Şimşek, basamaklardaki diğer yazıların da kendileri için önemli bir veri olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Şimşek, antik kent içinde iki ayrı tiyatronun bulunduğunu, bunlardan M.S. 2. yüzyılda yapılan kuzey tiyatrosunun, Anadolu’nun en büyük antik tiyatroları arasında yer aldığını ve tamamen mermerden yapıldığını ifade etti.

Beslenme alışkanlıkları

Laodikya kentinin nekropol alanındaki kazı çalışmalarında da mezar tipleri, ölü gömme adetleri, inançlarla ilgili bilgiler sağladıklarını dile getiren Kazı Başkanı Prof. Dr. Şimşek, o dönemdeki insanların beslenme alışkanlıkları, hangi hastalıktan öldükleri veya kaç doğum yaptıkları gibi verilere de ulaştıklarını dile getirdi.

Elde edilen birçok verinin, o dönemle bugün arasındaki bazı benzerlikleri de ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Şimşek, ”O zamanki insanların dişlerindeki aşınmalar kuru gıdaların çok tüketildiğini gösteriyor. Günümüzde Denizli’de kuru gıdalar gerçekten daha önceliklidir. Bazı meyve ve sebzelerin kurutulmasının, o zamandan günümüze geldiğini göstergesi” diye konuştu.

Prof. Dr. Şimşek, nekropol alanındaki kazılarda, kentin gelir seviyesinin diğerlerine göre daha iyi olduğunu ve kentten ihracat yapıldığını saptadıklarını belirtti.

Kazı çalışmaları kapsamında kent içindeki Karakallı anıtsal çeşmesinin yanından güneye doğru geçen caddeyi temizleyerek açacaklarını ifade eden Prof. Dr. Şimşek, batı tiyatrosunun sahne bölümünde yapacakları çalışmayla da bu tiyatroyu ayağa kaldırarak Denizli halkının kullanabileceği duruma getirmeyi planladıklarını söyledi.

Prof. Dr. Şimşek, 7 yıllık çalışma sonucunda Laodikya’yı ”gezilebilen, bileti kesilebilen bir ören yeri” haline getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını, kentin tamamının ortaya çıkarılması için ise 600 yıla ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Benzer Yazılar:

  • Benzer yazı bulunamadı.

Yorum Yap

Anadolu Ajansi


Media Turizm

Linkler

Reklamlar

Giriş - Powered by Pixelim Media · Sinema 360 · Ukrayna Turlari | Ozge Tur | Kazantip | Vize | Dalis Turlari | Dalis Kurslari